GÜL YÜREKLİ SEVDALAR OKUMALARI - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

GÜL YÜREKLİ SEVDALAR OKUMALARI

Bu haber 14 Ocak 2020 - 0:04 'de eklendi ve 998 views kez görüntülendi.
İsmail Zorba
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

“Kelimelerimle cümle kurmama yetmeyen bir mutluluk. İlk eserimin şehrimde ilk yapılan tanıtımında yaşadığım güzellikler. Ailem, gönül güzeli dostlar ve sevgili öğrencilerim. Ve hakkımda söylenen ,layık olmadığım, güzel sözler. Ve artan sorumluluklarım. Bir arkadaşımın ifadesiyle, “Bir çiçekle bir bahar geçmez.” Ardı sıra hayata geçirmem gereken kitaplarım.”

                                                                       İsmail ZORBA

(izorba48@hotmail.com)

        Sevgili okurlarım “ben” öznesini bu sayfalarda hiç kullanmadım. Her yazımda “biz”e ulaşmayı, “biz”de tamamlanmaya gayret ettim. Yazı yazmak benim için gayret kuşağını kuşanıp hatta büyük bir vebal altına girip sizlerle kendi dünyamdan taşıyacağım umudun, sevginin, edebin ve onca insanî hasletlerin köprüsü kurmanın bir yoluydu.

         Hamle’de, diğer gazete köşelerinde, dergilerde yayınlanan yazılarımda zamanla kendi doğal akışında hamlıktan yavaş yavaş çıkmaya başlayan ifadelerimi ilk zamanlar iğneden ipliğe ayrıntıları süze süze yazarken, sonradan akışına bırakıp içimden nasıl geçiyorsa öyle yazmaya başladım.

         Nefes aldığım her anın kaynağı olan sevdalısı olduğum şehrim Muğla’mın kimliğime kattığı güzellikleri dererken, hayatıma giren gönül güzeli insanlar, her daim nefesime nefes katan öğrencilerim, önce bir insan sonra bir öğretmen gözüyle yaşadığım deneyimler yazılarımda birikti, birikti bir esere aktarıldı. Böylece sevgili hocam Namık Açıkgöz’ün, “İsmail’in bu yazıları bir kitapta toplanmalı.” temennisi de gerçekleşmiş oldu.

       Eserimin ilk adı “Demini Almış Ömür Yazıları” iken editörüm İdris Koç’un önerisiyle “Gül Yürekli Sevdalar”a dönüştü. İlk başlarda sanki bir aşk romanıymış hissi uyandırdığı bu “Gül Yürekli Sevdalar” öğrencilerime, aileme, şehrime, dostlarıma duyduğum sevgiyi en güzel şekilde yansıtıyordu. Kitabımı elime aldığım andan itibaren ilk defa kucağına evladını almanın hazzını yaşayan bir babanın mutluluğunu yaşadım. Sonra ailemin, dostlarımın, öğrencilerimin teşvikleri, İstanbul Kitap Fuarında yaşadığım ilk imza heyecanı, değişik yerlerde yaptığım söyleşiler derken kitabım üzerine şehrim Muğla’da bir tanıtım programı yapmak bu günlere nasip oldu.

       Menteşe Halk Eğitim Merkezi konferans salonuna ayak bastığım an hayatımın en mutluluk verici, beni sevgiyle kuşatan bir deneyimin güzelliğini yaşayacağımı bilmiyordum.

      Program esnasında gönülden desteklerini hissettiğim başta İl Milli Müdürümüz sayın Pervin TÖRE’ye, programa katılarak mutluluğumu paylaşan İl Milli Müdür Yardımcımız sayın Serap AKSEL’e, şube müdürlerimiz sayın Ünsal KORKUT ve İbrahim Halil ŞAHİN’e; Menteşe İlçe Milli Eğitim Müdürümüz sayın Soner KAYA’ya, şube müdürlerimiz sayın Eylen TERZİ ve Muhammer CİHAN’a, okul müdürüm sayın Bayram BULUT’a, program moderatörüm müdür yardımcım sayın Ayla ÖZCAN’a, Mimarlık Fakültesi Dekanı sayın Prof Dr Namık AÇIKGÖZ’e, Kamusen İl Temsilcisi sayın Mürsel ÖZATA’ya, Muğla Kent Konseyi Başkanı sayın Dr Vehip KESKİN’e, Musander Başkanı sayın Sadettin ÖZBEK’e, ulusal ve yerel basınımızın değerli temsilcilerine, aileme, gönül güzeli dostlarıma ve sevdalım öğrencilerime minnettarım. Ve özel bir teşekkür de bu programın yapılması konusunda ilk teşviki yapan okulumuz Tarih öğretmeni sayın Aydın PAZARCI’ya.

     Teşekkür kısmından sonra asıl yüreğimi bir uçurtma gibi oradan Muğla semalarına uçuran hiç de layık olmadığım güzel sözlerle yaşadığım mutluluğa değinmek istiyorum. Okul Müdürümüz Bayram BULUT’un ve müdür yardımcımız Ayla ÖZCAN’ın dostane sözleri, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcımız Sayın Serap AKSEL’in zarif ve takdirkar ifadeleri mesleğim boyunca aldığım naçizane en güzel ödüllerden daha manidar ve değerliydi. Onların ifadelerinde aynaya yansıyan kimliklerinin gönül güzelliklerini de görmekten çok mutlu oldum. Ve kendi kendime dedim ki iyi öğretmen olmuşum.

     Ve iyi ki öğretmen olmuşum dedirten başka bir an vardı ki üç öğrencimin kitabım ve şahsım hakkında yaptıkları konuşmalardı. Bu yazıları sizlerle paylaşırken onları sevgiyle kucaklıyorum. İlk paylaşım Buse ÇOLAKOĞLU kızımdan:

“Bir öğretmen olarak edebiyatı sevmek, onunla bütünleşmek özellikle de öğrencilere sevdirmek meşakkatli bir iştir. Sabır ister, emek ister ve en önemlisi de sevgi ister. İnsanla iç içe olmayı gerektirir. İnsanı anlamak, insanda tamamlanmak ister.

Sevgili öğretmenimiz “Yazdıkça hayatla tamamlandığımı hissediyordum’’ diyor. Bu cümleyi yaşamak önemlidir. Edebiyatı sadece bir meslek olarak görmüyor onunla yaşıyor, onunla bütünleşiyor, yeri geldiğinde tüm derdimizi, hayal kırıklıklarımızı ona anlatarak yazarak rahatlıyorsak evet biz edebiyatla tamamlanıyoruzdur. “Sevgi ve aşkla donanmış insan ona hükmedilen her zorluğun altından kalkmasını bilmiştir” işte çok etkilendiğim onlarca cümleden biri daha. Sevmeliyiz çokça sevmeliyiz. İnsanı, doğayı, güzellikleri hele ki edebiyatı sevmeliyiz. Güzellikler içinde bakarsak buluruz kendimizi, benliğimizi, tamamlanırız kendimizde. “Her bir öğrencimiz keşfedilmeyi bekleyen dünyalar gibidir” diyor sevgili öğretmenimiz. Bu cümlesi ile anlatıyor aslında edebiyata “ben” penceresinden değil “biz” penceresinden baktığını. Bizim düşüncelerimize, yorumlarımıza kapılarını kapatmıyor, sabırla dinliyor ve belki de düşünce kapısının önündeki saksılara birer tohum olarak ekiyor öğrencilerinin düşüncelerini. Tohumlar gelişiyor, olgunlaşıyor. Öğretmenimizle okuduğumuz kitaplarla gelişiyoruz, öğretmenimizin bizlerle paylaştığı yazılarla, yorumlarla olgunlaşıyoruz.

Gül Yürekli Sevdalar kitabımızın kapağında “Demini Almış Ömür Yazıları’’ geçiyor. Öğretmenimizin hayat tecrübeleriyle, dinlediği, sevgi gösterdiği yüzlerce öğrencinin kişilikleriyle, hayata bakış açılarıyla harmanlanan, kendi yaşamında edebiyatla arasındaki özel bağı içeren ömür yazıları…

Okuduğunuzda yeri geldiğinde hayattaki yerimizi, amacımızı düşündürten gerçekten insanda tamamlanıyor muyuz dedirten İsmail öğretmenimizin yüreğinden geçenler ve yüreğimize dokunan çok özel yazılar.”

İkinci paylaşım sevgili kızım Ayşegül DİNÇ’ten:

   “Her öğrenci yazılmayı bekleyen bir kitap gibidir.” derdi çok sevgili bir öğretmenimiz. Her bir sayfası özenle yazılmayı bekleyen,  kah ağlatan kah güldüren; içi kesişen ve ayrılan yollarla dolu bir kitap. Bu kitabın ilk sayfasını aile doldurur.Geri kalanını ise hayatımıza yön veren öğretmenlerimiz. En büyük kesişmeler öğretmenlerle olandır ve en büyük ayrımlar ise yine öğretmenlerdendir.

    Benim kesişen yollarımın ilkinde İsmail öğretmenim vardı. İlk dersimize girdiği günden bu yana çok sayfa doldurmuştur benim kitabımda. Çok sayfamı süslemiştir ve hala da süslemeye devam etmekte. Kendi sayfalarını özenle doldurduğu, “Demini almış ömür yazıları…” ifadesini sonuna kadar hak eden kitabı ise benim sayfalarımın en başında yol göstericim olarak çoktan yerini aldı. Sadece benim değil okuyan tüm öğrencilerin içinde hatırı sayılır derecede iz bırakacak olan “Gül Yürekli Sevdalar”, okuyucunun kalbinde bir kapı aralıyor sanki.

     En karanlık kalplere bile açılabilecek bir kapıdan bahsediyoruz. İçi gönül güzellikleriyle dolu;  aile, dost, sevgili, komşu her şeyi barındıran bir kapı. Belki kendi kitabını yayınlamış bir insan için çok şey ifade etmez ama emin olun daha önünde pırıl pırıl sayfaları olan biz öğrenciler için bir seçenek bir çıkış yoludur bu kapı. Henüz edinemediğimiz tecrübelerdir. Ne şanslıyız ki hiç yaşamadan ulaştık bu tecrübelere. Alınabilecek en iyi insandan aldık öğütlerimizi. Almak isteyen çok şey alır, çok şey katar hayatına “Gül Yürekli Sevdalar” dan. İsmi gibi sevda kokan sayfalarından öğreniriz sevgiyi. Okudukça daha derinlere ineriz. Merakla başlar, huzurla bitiririz.

     İyi bir evlat, iyi bir dost, iyi bir insan olmayı öğreniriz. Biz öğrenciler için hazineye giden yolun haritasıdır bu kitap. Haritayı eline geçirebilen için keyifli bir yolculuk başlar ufka. Yolda neyle karşılaşacağımızı ancak görerek öğrenebiliriz ama  karşımıza çıkacak engeller hep benzerdir. Benzer engelleri farklı şekillerde atlatmayı öğreniriz. “Gül Yürekli Sevdalar” bizler için kutup yıldızıdır. Tek yapmamız gereken onu takip etmek.

       Son paylaşımım sevgili evladım Hüseyin Burak TOK’tan:

     “Memleket kavramı her insanda farklı hisler uyandırır. Bazıları için gözyaşlarıyla geride bıraktığı bir sevgili, bazıları için de asla vazgeçemediği ailesi olur. Ama her şeye rağmen acısıyla tatlısıyla tüm güzel anılarını yaşadığı yerdir. İnsan her şeyini memleketinde kaybeder ve yine her şeyi memleketinde kazanır. Memleket insanın ait olduğu yerdir.

     İsmail öğretmenimiz için de Muğla’nın değeri paha biçilemez. Tüm hayatını yaşadığı bu yer tüm güzel anılarını yaşadığı bir cennet onun için. Çocukluğunu geçirdiği koca kapılı ve badanalı, tipik Muğla evi onun sevdasıdır, yürüyüp geçtiği sokakları ise, hayatı.

     Öyle ki kitabında bile bahseder bunlardan; komşularından, ailesinden, arkadaşlarından, Muğla esnafından. Kısacası Muğla’yı Muğla yapan ne varsa sever İsmail öğretmenimiz. İyisiyle kötüsüyle, en çok da onda bıraktığı huzuru sever. En sevdiklerini burada kazanmıştır çünkü, en sevdiklerini burada kaybetmiştir… Havasını teneffüs etmek rahatlatır onu, tanıdık insanları görmek sevindirir. Muğla onun vazgeçilmezidir. Kitabında yazdıklarının çoğunu yaşadığı yerdir. Kısacası onun hayatıdır.İnsan hayatından vazgeçebilir mi?”

         Sevgili okurlarım, bunca güzel sözü paylaşarak “ben” adına söze girişimde sürç i lisan ettiysek affola. Yalnız bu güzel günün sonunda sorumluluklarım arttı, hedeflerim çoğaldı. Çünkü yaşadığım bu güzellik, kelimelerimle cümle kurmama yetmeyen bir mutluluk. İlk eserimin şehrimde ilk yapılan tanıtımında yaşadığım güzellikler. Ailem, gönül güzeli dostlar ve sevgili öğrencilerim. Ve hakkımda söylenen ,layık olmadığım, güzel sözler. Ve artan sorumluluklarım. Bir arkadaşımın ifadesiyle, “Bir çiçekle bir bahar geçmez.” Ardı sıra hayata geçirmem gereken kitaplarım.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by criminal attorney Orange County
izmir escortantalya escortizmir escortporno indirizmir escortporno izle indirporno izle