Eşyanınve İlişkilerin Tamiri - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Eşyanınve İlişkilerin Tamiri

Bu haber 01 Ocak 2020 - 13:18 'de eklendi ve 841 views kez görüntülendi.
İdris Koç
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris KOÇ

Geçen haftalarda on yıldır kullandığım aracımı değiştirdim. Yaklaşık iki hafta internette yüzlerce ilana baktım, onlarca kişi ile iletişime geçtim. Çevremde ve galerilerde onlarca araca baktım.

Bu iki haftalık arayış bana iki şeyi gösterdi:

Birincisi dürüstlükten çok uzak bir toplum haline geldiğimiz…

İkincisi ise tamir edilen şeylerin yaşamımızda bir değerinin olmadığı…

İnternette “ikinci sahibinden” diye satışa çıkarılan bir aracın on dört, diğerinin dokuz el değiştirdiğini gördüm. Kilometre ile oynayanlar, kusurları makyajlayarak gizleyenler, aracının özelliklerini abartanlar, telefonda söylediği sözü yüz yüze görüşmede yalanlayanlar…

Havada uçuşan yeminler, kıvırmalar, yalanlar, kandırmacalar… Herkes karşısındakini kandırıp hakkının üstünde bir fiyata satmak derdinde, hak etmediğini almak derdinde.

Doğruluk, dürüstlük kalmamış. Ne yazık ki yaşamımızın her alanı ve her anı yalan üzerine kurgulanmış. Acı olan şu ki; ahlaki ve insani değerlerimizden bu kadar uzaklaşılmasını dert eden de pek yok. Bu konular yalnızca siyasi rekabette karşı tarafa getirilen eleştirilerin konusu olmaktan öteye geçemiyor. Birçok hayati konu gibi toplumsal yozlaşma ve ahlaki savrulma da maalesef siyasi tartışmaların kurbanı oluyor. Zaten kimsenin samimi bir önerisi de yok.

Ne yazık ki yaşamımızda tamir edilmiş şeylerin yeri ve değeri yok.

Aracımızla kaza yapıyoruz; değeri düşmesin diye çizik ya da yamuk kaporta ile aracı kullanmaya devam ediyoruz. Kaportayı bir nedenle boyatmak zorunda kalırsak da aracımız değerini kaybediyor(!)

Ne gariptir ki; yamuk, çizik, güneş yanığı aracın değerini düşürmüyor da tamir ve boya aracın değerini düşürüyor. Bu araç arayışı sürecinde Avrupalıların asla kaportası çizik ve hasarlı aracı kullanmadığı, hemen tamir ettirdiğini ve boyattığını öğrendim. 

Çok merak ediyorum; tamir edilmiş şeyler değerini gerçekten kaybediyor mu? Tamir gerektiren şeyler hayatımızdan çıkarılmalı mı? “Ya hep, ya hiç…” mi demek lazım? İlişkilerimizdeki hoşgörüsüzlük, tahammülsüzlük ve önyargının kaynağında aynı düşünce mi var?

İlişkilerimizi tamir etmek, özür dilemek, barışmak, anlaşmak, uzlaşmak yerine ayrılmayı, küsmeyi, hayatımızdan çıkarmayı tercih etmemiz aynı yaklaşımın bir sonucu mu?

Eskiden bozulan tüm eşyalar tamir edilirdi. Tamir etmek; kişinin yeteneğini geliştirir, kişiye sabrı öğretirdi. Çünkü her tamir, bir zaman ve emek gerektirirdi.

Tamir, emeğe ve doğaya saygının; eşyaya vefanın bir gereğiydi. Dolayısıyla tamir kişinin saygı değerinin gelişmesi için bir fırsat; var olan, elde edilen bir şeyin kaybedilmemesi için bir çabaydı. Ancak günümüzde kimse konforundan taviz vermiyor; hemen bozulanın alternatifine yöneliyor.

Oysa günümüzdeki “Bozulduysa, kırıldıysa at; yenisini al…” yaklaşımı ilişkilerimizdeki sabrı, saygıyı, vefayı da öldürdü. En küçük bir sorunda eşini, arkadaşını, akrabasını silip atanlar hemen alternatif ilişki arayışına girişiyor. Kimse kendisinden taviz vermiyor.

Çöpe atılan her eşya gibi ilişkilerimiz de çöpe atılıyor.

Unutmayalım ki çocuklarımızın hayata bakışı ve ilişkileri, eşya (oyuncağı) ile ilişkisi çerçevesinde şekilleniyor. Çocukların eşyaya yaklaşımı, insana yaklaşımını belirliyor. Bugün kolayca “Yenisini alırız!” diyebilenler, yarın kaldırıp atılmayı da göze almalı. Bugün rahatça birini silip atanlar, yarın silinip atılacağını da unutmamalı.

Tercih sizin; ya kaldırıp atın ya da tamir edin.

İlişkilerimizi tamir edebileceğimiz bir yeni yıl dileğiyle…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets