Çocukluğumun Kış Geceleri - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Çocukluğumun Kış Geceleri

Bu haber 24 Aralık 2019 - 10:06 'de eklendi ve 1.040 views kez görüntülendi.
Namık Açıkgöz
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

9 yaşıma kadar; yani 1965 yılı 15 Ekim gününe kadar köyde yaşadım. Turgutlu’ya bağlı Osmancık köyünde.

Köyümüz, Bozdağlar’ın Gediz ovası yamacının eteğindedir. Aradaki birkaç tepecikten sonra Turgutlu ve Gediz ovası başlar…  Yamaç çocuğuyuz, dağ veya düz yer çocuğu değil.

Kış gelip kar yağmaya başlayınca, kar bizim köyün altına kadar yağar, oradan aşağı yağmur yağardı… Bugünlerde yağmaya başlayan kar zaman zaman kırçıl şeklinde yağar ve geç tutardı; bazen de neredeyse avuç içi kadar lapa lapa yağar, dağlar, yamaçlar, tepeler, bağların olduğu yerler, tarlalar beyaz karanlığa bürünürdü. O beyazlık bütün renkleri beyazda birleştirirdi ve biz çocuklar buna hayretle bakardık… Trabzana dayanıp seyrettiğim lapa lapa yağan kar, bir taraftan sevinç ve heyecana sevk ederken bir yandan da ahırdaki ve sayanın altında yatan koyunları, keçileri, oğlakları ve kuzuları düşünürdüm. Her yeri kaplayan kar, hayvanların yiyeceklerini de kaplardı ve ben onların aç kalmalarından çok korkardım. Güz başlarında topladığımız incir yapraklarını ve kurutulmuş otları yemeleri beni mutlu ederse de yeşil otları yiyemeyen hayvanların gözlerinin yamaçlarda, kırlarda, tepelerde olduğunu düşünürdüm.

Kışın en çok üzüldüğüm şeylerden biri de dışarda kalan ayakkabı, takunya ve pabuçlarımızın üşümesiydi. Hep beraber oturduğumuz odamızda teneke odun sobasının yanmasıyla ısınırken, ayakkabıların, takunyaların ve pabuçların merdivenin başında kalmalarına hâlâ içim yanar.

***

Kışın en güzel taraflarından biri “obalara gitmek” idi; yani misafirliğe gitmek… O zamanlarda uzun kış geceleri aileler birbirine gider, yaşı uygun çocuklar da bu misafirliğe dahil edilirdi. Obalara gidildiğinde önce kahve ikram edilirdi ve erkek çocuklara “yüzünü karartır” diye, kız çocuklara da “bıyık çıkartır” diye kahve verilmezdi. Çay ikram edilince de çocuklara daha sonra “paşa çayı” dendiğini öğrendiğim açık ve ılık çay ikram edilirdi.  “Obalara gitme”nin en güzel taraflarından biri de kuru üzüm ve kuru incirleri farklı olan obalara gitmekti. Razakı üzümü en iyi olan Hüseyin emmilere gitmeyi çok severdim.

Analarımız babalarımız ne konuşurdu hiç hatırlamıyorum. Beşlik gaz lambası ışığı loşluğunda her kelimenin tadına vara vara, acele etmeden yapılan sohbetlerin tadı, biz çocuklarda ninni tadı bırakırdı ve eve dönerken her birimiz uykunun en lezzetli yerini açılan belimizde çarpan soğukla anarız. Ne zaman belimden üşüsem obalardan dönerken ablamın kucağında açılan belimi hatırlarım.

Bir de İbrahim amcanın hanımı Emine abamın masalları gelir alıma o kış gecelerinden.

Amcanım evi işle evimiz yan yana idi. Daha doğrusu ortadan bölünen bir avlunun bir tarafı amcamın bir tarafı da bizimdi. Amcamın çocuklarının hepsi kız idi. Zaman zaman akşamları amcamlara gider, çocuklarıyla oynardık ama en çok da Emine ablamın masal anlatmasına bayılırdık. Hiçbir “masal anlatma dersi” almadığı halde, çok güzel masal anlatırdı. Keloğlan’ın içine düştüğü zorluklarda basit hilelerle kurtulmasına ne kadar sevinirdik!..

Hele o “Tın tın eden kabacık.. Nerde beni bırakıp giden babacık?…”   cümlesini söylerkenki sesi!… Korkuyu, endişeyi, tedirginliği o seste tanımışım meğer. Emine abam bu masalı anlatırken o babanın çocuğunu bıraktığı yer sanki köyümüzün üst tarafında, Merçemli’nin önü gibi gelirdi. Oralar biraz yüksek olduğu için ve kar daha çok yağardı oralara… Ve ben o çocuk için çok üzüldüm… Yıllarca üzüldüm…

Sonra gümüş rengi ay ışığında eve dönmek… On metrelik mesafede hissedilen korku… Ay ışığının gölgeleri her an bir canavara benzetmesi ve köye dadanan “topal canavar” korkusu…

Kış, kar, soğuk, ay ışığı, obalara gitmek, razakı üzümü, kuru incir, masallar ve tatlı bir korku… Bir çocuğun çocukluğunu dolduran anlar ve duygular…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets