“Rantçıların oyununa gelmeyelim.” - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

“Rantçıların oyununa gelmeyelim.”

Bu haber 16 Aralık 2019 - 0:07 'de eklendi ve 256 views kez görüntülendi.
Özcan Özgür
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Önceki yazılarımda da vurguladığım gibi, Muğla Kireç Sanayi ile ilgili ne varsa konuşulmalı, herkes konuşmalı…

Bu anlamda Muğla Kireç Sanayi A.Ş. Eski Müdürü Mesut Gerçek te konuştu. Yukarıdaki başlık sayın Gerçek‘e ait. Kendisi “Rantçıların oyununa gelmeyelim.” diye yazılı açıklama yaptı.

Aynı zamanda Karabağlar Yaylası Güzelleştirme ve Geliştirme Derneği üyesi olan Mesut Gerçek, yaptığı yazılı açıklamada “Bu ülkenin sanayileşmede daha gidecek çok yolu var.” diyor.

Kendisine katılmamak mümkün değil. Hafta sonunda Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Madenciliği konuşuyoruz” çalıştayında “Halkın madencilere düşman haline getirildiğine” dikkat çekilip, Madencilik Yasası‘nın değiştirilmesi istenirken, Başkan Osman Gürün, “Sadece maden ihracatı daha çok ocak, daha çok tahribat demek.” diye konuştu.

Çalıştayda “Madenciliğin ülkemiz içinde katma değer yaratan bir faaliyet haline getirilmesi gerektiği” belirtilerek, “Tarımı terk etmeden sanayileşmeye ağırlık verilmesi” istendi.

Bu anlamda sayın Mesut Gerçek‘e hak vermemek mümkün değil…

Çalıştayı ayrıca ele alacağız.

xx       xx       xx

Aslında sayın Gerçek‘in yazılı açıklaması gazetelerin çoğunda yeraldı ve sosyalmedyada dolaşıyor. Bana “Neden yayınlamıyorsunuz? Seyfi bey baskı mı yapıyor?” diye soranlar da çoğalmaya başladı. Sayın Terzibaşıoğlu‘nun bana bir baskısı yok, kimsenin baskısına da eyvallah demem. Doğrusu sayın Gerçek açıklamasını bana yapmadığı için oralı olmamıştım… Ancak “mahalle baskısına” da karşı koyamam.

Sayın Gerçek, Muğla il merkezinin ilk ve son sanayi tesisi olan Kireç Sanayi A.Ş.‘nin mahkeme kararıyla mühürlenmesiyle ilgili yazılı açıklamasında şöyle demiş:

1995-2006 yılları arasında fabrika müdürlüğü yaptım. Muğla’da ilk kurum olarak fabrikanın ve taş ocağının 1. sınıf GSM açılma ruhsatı ile emisyon izinleri Çevre Bakanlığından, beton santralinin 2. sınıf GSM’si de belediyeden benim müdürlüğüm zamanında alındı. Tüm yapılar belediyemizden ruhsatlıdır. Yine her iki fırın bacasına otomatik toz filtreleri takıldı. Fırın yönetimini bilgisayarlarla yapmaya başladı. Tüm fabrikanın etrafında sağlık koruma bantları oluşturuldu.

xx       xx       xx

Tesisin eski Şehir Mezarlığı tarafındaki Terzibaşıoğlu ailesine ait arazinin sağlık koruma bandının, apartmanlar yapılabilmesi için Seyfi Terzibaşıoğlu tarafından yasalara aykırı olarak küçültüldüğünü iddia eden Mesut Gerçek, “Normal koşullarda orada yapılaşma yasaktır ve o arazinin bir kısmı orman arazisi olup tecavüz edilmiştir, yeniden ölçüm yapılırsa ortaya çıkacaktır.” ifadesinde bulunmuş.

Bu konuda sayın Terzibaşıoğlu‘nun cevapları var, ama dönemin Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün‘ün de söyleyecekleri olmalı…

Tesiste petrokok ve benzeri yakıtların kullanılması ve toz savrulması sonucu havanın kirletildiği, insan ve çevre sağlığına zarar verildiği iddiaları ile ilgili olarak da “Bacalardan çıkan kükürt dioksit emisyonu sıfırdır.” diyen Gerçek, “Şikayetçi olan milletvekilimizin apartman bacasından çıkan kükürtdioksit daha fazladır. Modern kireç fabrikaları aynı zamanda desülfürizasyon (baca gazı arıtma) tesisleridir. Termik santrallar bacalarındaki kükürt dioksiti tutmak için kireç kullanırlar.” diye kaydetmiş.

xx       xx       xx

Muğla Kireç Sanayi A.Ş. Eski Müdürü Mesut Gerçek şaşırtıcı iddialarda da bulunmuş. “Milletvekilimiz seçilmeden önce ziyaretime gelmiş, seçilebilmek için şirketimizden büyük maddi destek istemiştir.” demiş. Talebi reddedilince, tesisin yanındaki arazilerini fabrikaya fahiş fiyatla satmak istediğini de önesüren sayın Gerçek şöyle devam etmiş:

Milletvekili olunca tekrar ziyarete gelmiş, fabrikanın Muğla halkına yararlarından bahsetmiş

ve o dönem iyi yönetildiği için tarafıma teşekkür etmiştir, daha sonra nakliye projesinden bahsetmiş, ANT Nakliyat’ın büyük ortağı olduğunu, tüm Muğla-Aliağa nakliyelerimizi kendisine vermemizi istemiştir. Tümünü veremeyeceğimi bir kısmını vereceğimi söylemiştim. Ayrıca tırların dolu gidip gelmesi için Aliağa-Muğla kömür nakliyemizden pay vermiştik. Diğer bir talebide Bamak ithal kömürünün (Sibirya) Muğla bayiliğini istemiş, yardımcı olunmuştur. Beyefendinin kireç fabrikası alerjisi bitmez tükenmez taleplerinin karşılanmamasından kaynaklanır. Ben Kanada’da yaşıyorum, Muğla kirecin kapasitesi 200 ton/ gündür, buradaki şehir içinde çalışan kireç fabrikasının kapasitesi 3600 ton/gündür.

xx       xx       xx

Hafta sonunda yapılan “Madenciliği konuşuyoruz” çalıştayına bir yazımda Muğla Büyükşehir Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Aylin Giray‘a söz verdiğim gibi katıldım. Bu yazımı kaleme alırken, sayın Gerçek‘in açıklamasında yeralan “Kireç olmazsa çelik endüstrisi olmaz, desülfürizasyon olmaz, endüstriyel su arıtması olmaz, organik tarım olmaz, yolların kireç stabilizasyonu olmaz.” sözleri ile Çalıştay‘daki konuşmacıların “Madencilik yapalım, ama katma değeri olmalı” sözlerini anımsadım.

Muğla Kireç Sanayi tesisi kirletici, ama “katma değer yaratan” bir tesis. Sayın Gerçek açıklamasında “kirletici” iddiaları ile ilgili olarak da şunları söylemiş:

Kireç dünyada en çok çevre korumada kullanılır. Ben artık emekliyim. Fabrika ve şirketle hiçbir ilgim kalmadı, ama fabrika ile ilgili yazışmaları okuyunca sonradan olma Muğlalı olarak gerçekten çok üzülüyorum. Kendilerine öz Muğlalı diyen birçok kişi bu şehirde sadece rantı düşünüyor. Benim fabrikamda çalışan işçiler ekmeklerini taştan çıkarıyorlar ve helal para kazanıyorlar. Onların babaları tefecilik yapmadı, babalarından araziler, benzinlikler kalmadı. Analarının ak sütü gibi helal para kazandılar, şimdi 100 ailenin ekmek kapısı kapatılıyor. Bu fabrika çevre için 30 bin ağaç dikti, sayın vekilim satmak için siteler yaptı. Yıllarca inşaatlarda, betonda topraklı Düverek Çakılı kullanıldı. Bu şekilde müteahhitler daha az çimento kullandılar. Allah halkımı depremden korusun. Muğla Kireç Sanayi sayesinde TSE standartlarında beton mıcırı ve kumu kullanılmaya başlandı. Rantçıların oyununa gelmeyelim, bu ülkenin sanayileşmede daha gidecek çok yolu var. Fabrikaları kapayarak gençlerimize iş bulamayız. Sözlerimi Atatürk ‘ün sözüyle bitiriyorum: Her Fabrika Bir Kaledir

xx       xx       xx

Bunlar önemli ifadeler… İddialarla ilgili yerel yöneticilerimizin de söyleyecek sözleri olmalı. Önceki yazılarımda belirttiğim gibi, herkes konuşmalı, herkese köşemiz açık.

Muğla’nın 22. Dönem Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu, eski Müdür Mesut Gerçek‘in iddialarının tamamını reddetti. En çok ta “Milletvekilimiz seçilmeden önce ziyaretime gelmiş, seçilebilmek için şirketimizden büyük maddi destek istemiştir.” sözüne içerlemiş. “Bu iddialarla ilgili her türlü hukuki hakkım saklıdır” diyerek şu açıklamalarda bulundu:

Ben hesabını bilen, tutumlu biri olarak tanınırım. Öyleyimdir, ama beni yemeğe götürenlerin hesabını da öderim. Borçlu kalmak istemem. Bugüne kadar kimseden borç almadım. Seçimlerde kimseden maddi katkı almadığım gibi, milletvekilliğimden sonra bana 35 milyon lira ile yönetim kurulu üyeliği teklif ettiler. Kabul etmedim. Göcek Tüneli, Tıp Fakültesi, TOKİ Evleri Birinci Etabı, Doğal Gaz, Yatağan-Milas Yolu, Güllük Limanı, Bodrum Gemi Yanaşma İskelesi. Hepsinde milletvekilliğimde emeğim var. Menteşe Evlet Hastanesi’nin ameliyathanesini kendi paramla yaptırdım. Bunların teklifini kabul etseydim, bu hizmetlerle anılmazdım. Ağaç diktiklerini söyledikleri yerin ağaçlandırma sahası olmasını ben sağladım. Ben nakliyatçılık yapmadım. Bilmediğim iş. Kanada’da yaşadığını söylüyor. Orada böyle tesise izin veriyorlar mı? O tesislerin tamamı kaçaktı. Rahmetli Özal zamanında imar affından yararlandılar. Yakın zamanda yine 11 kaçak yapı yaptılar. Onlarda imar barışından yararlanmış olmalılar. Her türlü izni aldıklarını söylüyorlar. Nasıl aldıklarına bakmak lazım.

xx       xx       xx

Neredeyse herkes konuştu. Eski Müdür Mesut Gerçek‘e de yer verdik. Sendikacıların açıklamasına da… Sayın Gerçek‘ten sonra eski arkadaşlarımdan Erkan Bayar müdürlük yapmıştı. O da konuşur mu bilmiyorum. Eski Yönetim Kurulu Üyelerinden biri olarak belki eski Belediye Başkanı Orhan Çakır‘da konuşur…

Biz şimdi bukünkü Kireç Sanayi Müdürü Gökhan Arıcan’ın açıklamalarını bekliyoruz…

Buarada Kanada‘dan Mesut Gerçek‘ten bir mektup daha geldi. Sayın Gerçek bu seferde itiraf ve ihbarlarda bulunmuş. Yarın paylaşırız…

——————————                                                             ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Gerçeğe ancak tek yoldan gidilir, ama ondan uzaklaştıran binlerce yol vardır. -Jean de La Bruyère

ÇİVİ

Arkadaşım, kuruluşu tamamlanan Gelecek Partisi’nin Muğla teşkilatlarının kuruluşu ile ilgili “AK Parti kongrelerini bekliyorlar.” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets