Alçakgönüllü Olmak, Bir Zayıflık Mı? - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Alçakgönüllü Olmak, Bir Zayıflık Mı?

Bu haber 11 Aralık 2019 - 0:42 'de eklendi ve 650 views kez görüntülendi.
İdris Koç
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris Koç

Geçen hafta görevde iken insanlara tepeden bakanların makam, unvan ve yetkilerini kaybettikten sonra yaşadığı yoksunluk durumunu “Karton Bardak” hikâyesi eşliğinde anlatmıştım. Egoist, bencil ve kibirli insanlar; yaşamın her alanında tahammül edilmesi zor insanlardır. Hele bu insanlar yönetici ise, durum çok daha vahim bir noktaya taşınabiliyor. Bulunduğu mevkiden aldığı güçle çok daha hoyrat davranan bu insanlar, birçok insanın tahammülünü de zorluyor.

Tam da bunun bir örneği geçen hafta sonuna doğru basına yansıdı. Bir belediye başkan yardımcısı, kendisini görmediği için ayağa kalkmayan şoföre tuvalet önünde bekleme ve gelen geçen herkese selam verme cezası vermiş. İşinden olmamak için bu insafsız cezaya itiraz edemeyen şoför, yaklaşık dört saat tuvalet önünde beklemek zorunda kalmış. Olayın basına yansıması ile başkan yardımcısı istifa etmek zorunda kaldı. Ardından da malum kınama ve özür mesajları…

Onuru kırılan, bir usul bilmez tarafından değersizleştirilen bu vatandaşın yarasını hangi özür kapatabilir?

Bu hafta da Bafra’dan, makam aracının kapısını açmayan şoförün kovulması haberi…

Sosyal yaşamda olduğu gibi iş hayatında da herkesin hata yapma, bazı şeyleri gözden kaçırma ihtimali var. Burada önemli olan, hata yapmamak için gösterilen çabadan daha fazlasını, hatalardan ders almak için göstermektir. Bu nedenle iş hayatında başarıya ortak olan yöneticiler, hatalara da ortak olmalı; cezalandırıcı özelliği ile değil, liderlik ve rehberlik özelliği ile anılabilmelidir.

İş hayatında disiplin önemli olmakla birlikte, ilk ihlal ve hatalarda hemen cezalandırma yolunun seçilmesi doğru değildir. Diğer yöntem ve yaklaşımlar denendikten sonra yine hatalar devam ediyorsa, cezalandırılma kurumsal disiplini sağlama amacına yönelik olarak usulünce yapılmalıdır. Kişiler değil, hatalı davranışları hedef alınmalıdır. Astlar ve çalışanlar, hataları nedeniyle başkalarının yanında uyarılmamalı, azarlanmamalı; verilen ceza da hatayla ölçülü olmalıdır. Bu ölçülü cezalandırma, idarenin disiplinli ve adaletli tavrının bir göstergesi olarak, yöneticiye olan güveni arttıracaktır.

Ancak makam ve mevkileri yükseldikçe gönülleri alçalmayanlar, her türlü tasarrufu kendileri için bir hak görenler, insanlara tepeden bakmayı bir alışkanlık haline getiriyorlar. Bu noktada kritik soru şu:

Alçakgönüllü olmak, bir zayıflık mı? Alçakgönüllülük bir değersizlik mi?

Başkalarını takdir edemeyenler, onların yaptıklarını küçümseyenler, başarıyı yalnızca kendisiyle ilişkilendirenler, kendi hatalarını görmezken başkalarının hatalarını güçlü müdahaleler ile cezalandırmaya çalışanlar; alçakgönüllü olmayı bir zayıflık ve değersizlik olarak görüyorlar.

Oysa alçakgönüllü olmak, öncelikle ölçülü olmanın bir gereğidir. Her şeyde olduğu gibi cezalandırmada da ölçü önemlidir. Çünkü ölçünün kaçırılması, disiplin amacıyla yapılan cezalandırmayı bir işkenceye dönüştürür.

Alçakgönüllülük; kibir ile düşkünlüğün ortasında, bir itidal durumudur. Sınırlarını bilmenin, haddini ve yerini bilmenin bir tezahürüdür. Hatasını kabullenebilmenin, başkalarının hatalarını hoşgörüyle karşılayabilmenin ve affedebilmenin bir şartıdır.

Alçakgönüllülük; dürüst olabilmek, takdir edebilmek, teşekkür edebilmek, yardım elini uzatabilmektir. Ötekini anlayabilmek, anlayışlı olabilmek,  onarıcı olabilmektir.

Alçakgönüllülük, tevazudur; benliğin insan için eritilmesidir. Gönlünü alçaltmak; kendi çıkarları için her şeyi mubah görme anlayışından uzaklaşmaktır.

Bu noktada eleştiri yaparken başkan yardımcılarının tepkisini çeken kişilerin davranışlarına da bakmak gerekiyor. Usul, adap, görgü, nezaket bilmez insanların davranışları, kibirli bir insanın yanlışının gölgesinde kalmamalı. Kuralsız yaşamaya alışan insanların davranışları, insafsız uygulamanın sahiplerine yapılan eleştiriyle meşrulaştırılmamalı.

Kibirli yöneticileri eleştirelim. Bunda hemfikiriz. Ancak bugün kamuda arkasını birilerine dayayıp iş yapmayan; yönetici, görev, hak hukuk tanımayan binlerce çalışan olduğunu da unutmayalım lütfen.

Birileri de bunlara yerini ve haddini bildirmeli. Ancak doğru usul ve üslup ile…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets