97 yaşında, ama dünyayı ayağa kaldırabilir! - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

97 yaşında, ama dünyayı ayağa kaldırabilir!

Bu haber 11 Aralık 2019 - 0:00 'de eklendi ve 271 views kez görüntülendi.
Özcan Özgür
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Son zamanlarda termik santrallarının baca gazı arıtma tesisleri tartışma konusu olmaya devam ederken, Muğla‘da çevre korumacı etkinliklerde birbiri ardına gelmeye devam ediyor.

MİLAS’TAN YÜKSELEN SES

Milas‘ta İkizköy-Karacahisar-Çamköy Ahalisi çam ağaçlarının kesilmesini engellemek için “nöbet tutmaya” başladılar.

Sosyal medyadan basına, ilgili kurumlara ve siyasi partilere seslenen köylü yurttaşlar, bir kaç ay önce, Orman İşletmesi tarafından kömür çıkarılması için kesilmek üzere damgalanan çamların bulunduğu bölgede, 28 Kasım Perşembe günü İkizköy Akbelen mevkiinde zeytinden, tarladan gelinceye kadar yapılan kesimde 14 yetişkin kızılçam ağacını kaybettiklerini duyurdular. Kim ne kadar duydu onu da bilmiyoruz!

Ancak köylüler şu ifadelerde bulundular: “Biz, İkizköy ve çevre köylerin halkı olarak, madene kurban edilmeye çalışılan, içinde anıt ağaçlarında olduğu yerde ağaçları kestirmemeye kararlıyız! Bu orman, biz yöre köylülerinin canı, kanı. Kaldı ki, bu ormanın hiçbir işe yaramayan, ülkeye maliyeti getirisinden fazla olan termik santrallere kömür yaratmak için kesileceğinin de farkındayız. Ne yazıktır ki hiçbir yetkili çıkıp da bu ormanın neden kesildiğini açıkça dile getirmiyor! Ama biz biliyoruz ve kestirmeyeceğiz!

xx       xx       xx

ÇITLIK ORMANLARI NEDEN YOK EDİLİYOR?”

Ula’ya bağlı Çıtlık Mahallesi‘nden de “Çıtlık ormanları neden yok ediliyor?” sorusu geldi.

DSİ tarafından 2016’da projesi yapılan ve 2017 yılında temeli atılan Çıtlık Sulama Göleti inşaatı nedeni ile su tutma havzası içinde yer aldığı düşünülen on binlerce ağaç kesilerek çok geniş bir alan ormansızlaştırılmış…

Tarımsal sulama amaçlı yapıldığı söylenen ancak projenin gerçekleştirme süresi bitmiş olmasına rağmen ağaçların kesilmesi dışında neredeyse hiçbir faaliyetin yapılmadan şantiye sahasının terk edilmiş olması, buradaki ormanın başka amaçlar için kesilmiş olabileceği kuşku ve sorularını akla getiriyor.

Çünkü MUÇEP Medya Komisyonu tarafından verilen bilgiye göre, gölet inşaatı çalışmaları ile birlikte su tutma havzasının dışında olmasına rağmen Melmin Deresi Mezarlığı’ndaki ağaçlar dahi kesilmiş…

xx       xx       xx

ÇITLIK’TA EROZYON RİSKİ

Muğla Çevre Platformu Gökova Meclisi‘nin de konuyu yakından takip ettiği kayededilen MUÇEP açıklamasında, Sulama Göleti Projesi’nden ayrı olarak bugünlerde Karabörtlen Orman İşletme Şefliği’nin ağaçların kesildiği Melmin Deresi Mezarlığı’nın hemen yanında yeralan yamaçtaki ormanın da endüstriyel plantasyon alanı olarak belirlediği bilgisinin dolaşmaya başladığı ifade edilmiş.

Yerel halktan alınan bilgilere göre, yaklaşık 20 hektar alanda ağaçların endüstriyel kullanım amacı ile kesilmesi planlanıyor. Haberin duyulmasından sonra bölgedeki duyarlı yurttaşlar bu projenin durdurulması için imza kampanyası düzenlemiş ve Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’ne toplu dilekçeler vermişler.

Yüzlerce yılda oluşan bir orman eko-sistemini endüstriyel amaçla kesmenin doğayı katletmek anlamına geldiğine dikkat çeken MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) sözcüleri, “Güneşe maruz bırakılan toprağın su tutma kapasitesi olumsuz etkilenecektir. Yüksek eğimli arazideki bitki örtüsünün kaldırılması erozyona yol açabilecektir. Orman alt bitki örtüsünün yok edilmesinin bölgenin biyolojik çeşitliliğine de darbe vuracaktır.” ifadesinde bulundular. MUÇEP üyeleri, yasal ve anayasal haklarını kullanarak meşru yollardan yeni bir orman katliamına izin vermeyeceklerini bildirdiler.

MUÇEP’liler ne yaparlar bilmiyorum, ama orman yetkililerinin bu konuda kamuoyunu ve yöre halkı ile birlikte çevrecilkeri aydınlatmalarında yarar var…

xx       xx       xx

İZTUZU’NDA YAPILAŞMA TEHDİDİ

Bilindiği gibi dünyada hala herşeye rağmen bakir kalabilmiş, ekosistemlerden biri de Dalyan İztuzu Kumsalı bölgesidir… Ne yapıp edip burayı kirletecekler!

Bundan 30 yıl önce, ANAP Hükümetleri döneminde orada bir Alman KWF Bankası‘nın finansı ile turizm tesisi yapılmak istenmişti. O yıllarda orada bir barakada yaşamakta olan Kaptan June Haimoff (bugün 97 yaşında) ayağa kalkmış, ardına Dalyanlılar ile o yıllarda bir avuç olan çevrecileri ve Muğla Mimarlar Odası‘nı da alarak direniş başlatmış ve Avrupa çevrelerinin dikkatlerini de buraya çekerek, projeden vazgeçilmesini sağlamakla kalmamış, KWF‘nin bedelsiz kredisi ile Köyceğiz-Dalyan kanalizasyon ve arıtma tesisi kurulmuştu… Buradaki korumayı şimdi de “çok masum görünen” bir kaplumbağa hastanesi girişimi ile delmeye çalışıyorlar…

Bakanlık böyle bir girişimde bulunsa, buna herkesten önce karşı çıkması gereken Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) Prof. Dr. Yakup Kaska‘nın karşı çıkması gerekirken, adeta bu tecavüze önayak olduğu söyleniyor…

xx       xx       xx

ÇEVRECİLER PROJEYE SICAK BAKIYOR AMA…

El değmemişİztuzu için geçtiğimiz günlerde, İztuzu Kumsalını Kurtarma Platformu (İKUP) tarafından kumsalda toplantı gerçekleştirildi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) ile beraber hazırladığı “İztuzu Ekolojik Tasarım Yarışmasıİ” sonrası yeni bir deniz kaplumbağası merkezi inşa edilecek olmasını engellemek adına toplanan çevrecileriin arasında Carettaların ve Dalyanlıların Kaptan Cun‘u da yeraldı.

Bozulmamış doğasıyla dünyada ün salmış İztuzu kumsalının 30-40 kişinin idamesine uygun, 1000 m2 kapalı alanlı devasa bir merkez yapılacağını söyleyen İKUP sözcüleri, “Her ne amaç ve ‘ekolojik mimari tasarımla’ yapılırsa yapılsın, bu hareket kumsalda yapılaşmanın ilk adımı olacaktır ve tüm bunlar kanun ve uluslararası sözleşmelere aykırı yapılmaktadır. Proje iyi, ancak yeri hatalı. Gelin bunu İztuzu dışında yapalım” şeklinde konuştu.

xx       xx       xx

BURAYA ÇELİK VE BETON GİRMEMELİ

30 yıl önce oteli isteyen bir işadamıydı, ve projesinden vazgeçmişti. Şimdikini isteyen bir profesör ve vazgeçmiyor! Hem de kumsaldaki Carettaları korumakla görevli bir profesör” denilen açıklamada, bölgede sadece Carettalar değil, önemli bir habitatın bulunduğuna, bölgenin kanunlar ve uluslararası sözleşmeler ile de korunduğuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

Çevreyi korumak birinci önceliği olması gereken DEKAMER’in tam 6 yıl önce buraya hastane yapma girişimi vardı ve bu, İKUP’un düzenlediği ve toplamda 50 bine yakın destekçiyle sonuçlanan imza kampanyalarının da etkisiyle durdurulmuştu. Proje, 6 yıl aradan sonra bu sefer ‘ekolojik tasarım yarışması’ adı altında karşımıza çıkıyor ve görüyoruz ki DEKAMER tekrar aynı rüyaya dalmış, ısrarla, kendisinin de varlık sebebi İztuzu’na hastane yapacak… Bu, dün de akıl tutulmasıydı, şimdi de öyle. 1988’de kara tarafına yapılmak istenen OTEL ile birlikte başlayan İztuzu’ndaki çevre hareketini hala sürdürmek zorunda kalmamız ne acı. Bu girişime, yeri İztuzu’nda olduğu için karşı çıkıyoruz. DEKAMER’in İztuzu rüyası gerçekleşecek diye bize kabusu yaşatmalarına karşı çıkıyoruz.

xx       xx       xx

Buarada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘ndan da bir yazılı basın açıklaması geldi. Bakanlığınİztuzu Kumsalı (Dalyan) Deniz Kaplumbağası Bakım Merkezi ve Günübirlik Rekreasyon Alanı Tasarımı Fikir Projesi Yarışması” ile ilgili açıklamasında şöyle denildi:

İztuzu Kumsalı ve ekosisteminin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilerek ekolojik tasarımların yapılması, deniz kaplumbağaları bakım merkezinin sağlıklı ve işlevsel şartlara kavuşması,ziyaretçilerinin ihtiyaçlarına ekolojik hassasiyetle çözüm bulunması, alanda herhangi bir yapılaşma istenmeksizin, uygulama projesi değil koruma odaklı fikir projelerinin tasarlanması şeklindeki hedeflere ulaşılması amaçlanmış ve fikir projesi yarışmasında 83 projeye ilişkin jüri değerlendirmeleri yapılarak 19.11.2019 tarihinde yarışma sonuçları Resmi Gazetede yayımlanmıştır. 83 proje içerisinden, yarışmanın ilanından bu yana Bakanlığımızca vurgulanan, koruma alanının tüm ekolojik unsurları önceliklendiren tasarımların seçimi hedeflenmiştir. Bakanlığımızca tüm korunan alanlarımızda olduğu gibi Köyceğiz – Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgemizde yer alan İztuzu Kumsalı’na ilişkin her türlü iş ve işlemin STK’lar ve yerel aktörlerle istişare edilerek ele alınacağını kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.

Durum vahim, ama umutsuz değil…

Kaptan June Haimoff 97 yaşında, ama herhangi bir olumsuzlukta hala dünyayı ayağa kaldırabilecek dinçlikte…

Üstelik Dalyanlılar daha da bilinçlendi…

——————————                                                        ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol. -Platon

ÇİVİ

Dün 10 Aralık nedeniyle arkadaşım, “Her kadın kocasına yemek vermek zorundadır. Çünkü Cenevre Sözleşmesine göre, her esir sıcak yemek hakkına sahiptir!” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets