CHP Disiplin Kurulu'na “savunmam” yerine... - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

CHP Disiplin Kurulu’na “savunmam” yerine…

Bu haber 07 Aralık 2019 - 0:00 'de eklendi ve 207 views kez görüntülendi.
Özcan Özgür
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Özdemir Asaf’tan uyarlama bir şiir ile başlayalım;

… Coştukça şarkılar, türkülar, sazlar / Rakı mı, şarap mı, içer gideriz;

Geçse de umudun baharı yazı / Oligarklığınız kınasa da bizi / Ne varsa hesabı öder gideriz;

Söyleyecek sözü olan anlatsın / İsterse içine yalan da katsın / Yeter ki kendinden, bizden söz etsin / Yalanı doğruyu sezer gideriz;

Neler gördük neler bu güne kadar / Daha görülecek, gösterecek günlerimiz var / İstemesen de bizi buralarda unutamazlar / Kalacak bir türkü söyler gideriz;

Sevgiye var olduk sevdik sevildik / Kavgalara girdik öldük dirildik / Bir anlam fırını içinde piştik / Anlamlı güzeli sever, faşizminize söver gideriz.

xx       xx       xx

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ve ekibi oldukça inatçı ve kindar!

Kendilerine benzetemediklerini, biat etmeyenleri, “icraatlarına” ortak edemediklerini, kuvvacıları, misakı millicileri tasfiye etmeye kararlılar.

Bir süredir disiplin kapısında beklettiklerinden CHP Muğla İl Disiplin Kurulusavunma” istemeye başladı. Önceki gün benden de savunma talep edildi.

Suçlular” elbette savunma yaparlar. Ben kendimi suçlu görmüyorum ki neyin savunmasını yapayım.

CHP’yi Muğla’da yüzde 49’dan, yüzde 36’ya ben mi düşürdüm?

Yatağan’ı, Ula’yı, Dalaman’ı, Köyceğiz’i, Ortaca’yı be mi kaybettim?

Osman Gürün ve ekibi “CHP’lileri” tasfiye ederek, yüzde 36’yı ve 5 ilçe kaybını Muğla siyasi tarihinden silemez…

Böyle yaparak “suç” işliyorlar ve İl Disiplin Kurulu da bu suça ortak oluyor. Ki herkesin bildiği gibi Yatağan, Menteşe ve Ula İlçe Başkanlarına partiden atılmak üzere liste verildi. Bu dayatmaya Yatağan ve Ula İlçe Başkanları direnirken, Menteşe İlçe BaşkanlığıEmriniz olur” deyip, yetkisi olmadığı halde listede yeralanların “ifadelerini” almaya kalkıştı. Sanki CHP İl Başkanlığı Savcılık makamı”, ilçe başkanlıkları “kolluk gücü”… Siz bu kurgulanmış yapınızda insanları yargılayamazsınız.

Ben kendimi ancak hukukun, halkın ve tarihin yargısına bırakabilirim…

xx       xx       xx

Önceki gün PTT ile yapılan İl Disiplin Kurulu Başkanı Nihal Anlı Coşkun imzalı tebligatta şöyle denilmiş: “İl Yönetim Kurulu’nun 13.11.2019 tarih ve 24 sayılı kararı ile ‘31.03.2019 Yerel Seçimleri sürecinde partimizin Muğla İl ve İlçe Seçim Kurullarına bildirilen Belediye Başkanları ve Mecllis Üye adayları dışında, diğer parti adaylarından yana çalışmalara katıldığınız, partimiz üyesi bir gazeteci olarak basın özgürlüğü adı altında yayınlamış olduğunuz köşe yazılarıyla, partimiz ve patimizin seçilmiş yöneticileri hakkında kamuoyu önünde tartışmalara yol açabilecek ve gazeteci kimliğini kullanarak seçim sürecinde partimiz ve adaylarımızı yıpratcı paylaşımlarda bulunduğunuz, bu şekilde üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunduğunuz, parti adaylarına karşı ya da başka parti adaylarından yana açık yada gizli çalıştığınız, partinin temel ilkelerine aykırı siyasal çalışmalara ve eylemlere katkıda bulunduğunuz’ iddia edilerek ‘KESİN ÇIKARMA CEZASI’ verilmesi istemiyle tedbirli olarak disiplin soruşturması başlatılmıştır.

İddia sahibi atanmış muktedirler halt etmişler…

xx       xx       xx

Tebligatın sonunda “Ekte gönderilen ve yukarıda açıklanan vakıalarla ilgili yazılı savunmanızı yazılı olarak iletmenizi..” ifadesine yer verilmiş. Yukarıda açıklanan “vakıalar” komik ve saçma… Hele o “kesin çıkarma cezası” ibaresinin büyük harflerle yazılmış olması, insanın aklına kurtla kuzunun hikayesini getiriyor. Bilirsiniz “Masal masal içinde, bilir misin bir gerçek var bu masalın içinde. Kim daha güçlüyse hep odur haklı. İnanmayan dinlesin bu masalı.” diye başlayan hikaye şöyle anlatılır:

Kuzunun biri su içiyormuş, tertemiz pırıl pırıl bir dereden. Aç bir kurt yaklaşmış yanına, belikli av istemiş canı. “Vaayy” demiş, sinirle. “Sen kim oluyorsun da suyumu bulandırıyorsun, şimdi gösteririm sana.”.. Kuzu, “Aman efendim”, demiş, “Kızmayın, hem bir bakın ben nerdeyim. Bulunduğum yerden suyunuzu nasıl bulandırabilirim. Siz benden yukarıdasınız, bulandırsanız suyu siz bulandırırsınız.”..

Kurt doğruları biliyormuş da, bu doğrular işine gelmiyormuş. Üzerine yürümüş kuzucuğun. “Sen bana geçen yıl küfretmiştin, unuttum sanma” demiş. Kuzucuk “Efendim ben geçen yıl yoktum ki.” diye itiraz edince, kurt, “Sen değilsen kardeşin etmiştir.” diye çıkışmış, kuzucuk ise “Kardeşim yok ki küfretsin” diye karşı çıkmış çıkmasına da kurt kararını zaten önceden vermiş. “Sana ve senin gibilere haddini bildirme zamanı artık geldi.” deyip, kapmış kuzuyu koşmuş ormana. Kuzucuğu bir daha gören olmamış…

Merak etmeyin kurtçuklara rağmen beni bu köşede görmeye devam edeceksiniz…

xx       xx       xx

Tebliğin ekindekilere baktım, beni bi gülmek aldı. Perşembe gününden beri gülüyorum.

İddialarına kanıt olarak sosyal medyadan alıntılar yapmışlar. “Muğla’da Duba İstemiyoruz” guurubunda Sinan Akbey, 21 Şubat 2019‘da “sayın osman gürün, yolüstü ücretli otopark için açtığımız davada savunmanız ‘vatandaşımıza daha iyi hizmet vermek için yol üstünü ücretli otopark yaptık’ idi. daha bir ay öncesine kadar da yol üstündeki otoparklardan ücret alınıyordu. şimdi bu hizmetten bizi neden mahrum bıraktınız acaba. seçim nelere kadirsin be. üst mahkemede osman grünün yaptığı uygulamayı haklı buldu. reis bile osman gürünü destekliyor. vatandaşı düşünen yok maalesef.” diye paylaşım yapmış. Malum seçimlerdee yolüstü ücretli otopark uygulamasından vazgeçilmişti… Ben de altına “seçilirse 1 nisan da ‘şaka yaptık’ der.” demişim.

Yine Sinan Akbay, 10 Ağustos 2019‘da Osman Gürün‘ü ve beni etiketleyerek, MUSKİ‘nin Muslihittin, Emirbeyazıt, Orhaniye ve Şeyh Mahallerinde su kesintisi duyurusunu paylaşmış. Kurban Bayramı arifesiydi. Ben de altına “Arife suyunu da çok gördüler” diye yazmışım. Yine Sinan Akbay 16 Nisan 2019 da Adem Ülker‘in haberini paylaşmış. Haberde Cumhuriyet Caddesi‘ndeki çalışma ele alınmış ve “300 metrelik caddede çalışma 3. yılına girdi. kaç defa yapıldı söküldü kimse bilmiyor.” ifadesine yer verilmiş. Bu haber paylaşımını da beğenmişim. Av. Emine Dal Kılıçaslan 10 Mart 2019‘da Sınırsızlık Meydanı yanındaki cadde ile Cumhuriyet Caddesi‘nin kapatıldığı fotoğraflarını paylaşıp, Başkan Gürün‘e “bize böyle küçük sürprizler yap. pazarımız neşelensin” diye yazmış. Ben yine beğenmişim. Av. Erdem Yeter 2 Mart 2019‘da üzerinde “babamın evinin önüne osman gürün duba dikti.” yazılı Ahmet Özal fotoğrafı paylaşmış, ben de gülmüşüm.

Ne yapsaydım, ağlasam mıydım?

xx       xx       xx

Ayrıca “delillerinin” arasına “Osman Gürün’ü Kolukısa kurtarır mı?” başlıklı yazım ile seçimlerde Kılıçdaroğlu‘na moral vermeyen Ortaca, Dalaman, Marmaris mitinglerini konu alan 13 Mart tarihli ve “Kılıçdaroğlu Muğla’dan memnun kaldı mı?” başlıklı yazımın yanında 23 Mart tarihli ve “Başkan Gürün’e defans yapan başkanlar” başlıklı yazılarımı koymuşlar.

Ha bir de Başkan Gürün‘ün seçimden sonra başkanlık binası avlusunda topladığı çalışanlara yüzde 36‘nın hesabını sorduğu, adeta “Sizlerle görüşeceğiz..” havasındaki öfkeli konuşmasını konu alan 16 Nisan tarihli “Başkan Gürün’ün içindeki İrlandalı mı?” başlıklı yazımda dosyada yeralmış.

Gerçekten çok güldüm… Allah sizi de güldürsün…

Delil diye ortaya konulan belgelerin hiç birinde Osman Gürün‘ün dışında hiç bir kişi ve siyasi kurumun adı geçmiyor. Tamamen Başkan Gürün‘ü ve icraatlarını eleştiri sınırları içinde kalmış paylaşım ve yazılarım…

Kaldı ki ben “kent yazarıyım”… Sayın Kılıçdaroğlu‘nun Marmaris‘te yapılan basın çalıştayında Osman Gürün‘ün en ön sıradan izlediği ve TV‘lerden Türkiye‘ye canlı verilen oturumda benim sorum üzerine “Gazeteciler gücü denetler. Yerel yönetimler de güçtür. Denetim görevinizi yerine getireceksiniz.” dediği gibi, “denetim görevimi” yerine getiriyorum…

Siz “basın özgürlüğüne” karşı mısınız?

xx       xx       xx

Eğer mesele CHP üyesi olduğum için Osman Gürün‘ü ve hatta Mürsel Alban‘ı savunmak yerine eleştirmiş olmam ise ben önce “insan”, sonra “gazeteciyim”… Sonra da CHP üyesiyim… Ancak siz Osman Gürün‘ü CHP ve CHP Genel Başkanı yerine de koyuyorsanız ve benden kendisine biat ve yalakalık etmemi bekliyorsanız çok beklersiniz… Kafanızdaki “dayatılmış kararı” uygulayın, siz de rahatlayın, Osman Gürün de rahatlasın…

Çünkü bu ilk değil. Osman Gürün marifetiyle ilk rahmetli Mehmet Kocagöz‘ün, sonra Mustafa Öztürk‘ün İl Başkanlıklarında disipline verilmiştim. Talep yersiz bulunmuştu. Sonra Mürsel Alban‘ın il başkanlığında disipline verildim ve hemen gereği yapılarak ihraç edilmem kararı alındı. Yüksek Disiplin Kurulu‘ndan geri döndü.. Bakıyorum Osman Gürün ve ekibinin katrarlılığı sürüyor. Yorulmamışlar. Ben yoruldum. Savunma yapma gereği duymuyorum. Ki ben Muharrem İnce‘nin dediği gibi “CHP’de olanlardan” değilim…

—————————–                                                       ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Birçok insan düşündüğünü sanır, aslında yaptıkları sadece önyargılarını yeniden düzenlemektir. -William James

ÇİVİ

Arkadaşım, bana bugünkü yazımı okudu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

5 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets