Keşke Osman Gürün'de olsaydı... - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Keşke Osman Gürün’de olsaydı…

Bu haber 04 Aralık 2019 - 0:06 'de eklendi ve 85 views kez görüntülendi.
Özcan Özgür
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Önceki günkü “Kötekli merkezli öğrenci sömürü pazarı” başlıklı yazımda, hafta sonunda Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından “Orman Yangınları Çalıştayı” gerçekleştirildiğini belirterek, şu ifadelerde bulunmuştum:

Aynı anlayış içinde ben Büyükşehir Belediyesi’nden başta kömür olmak üzere madenlerimizi ve termik santrallar ile alternatif enerji kaynaklarını ele alan bir çalıştayı da acilen yapmış olmasını beklerdim. … Muğla, orman varlığı ve yangınları yönünden ne kadar önde gelen bir il ise, turizm ve tarımda da öyle bir il.. Umarım bu konularda da çalıştaylar yapılır. Özellikle zeytin, narenciye ve bal üzerine…

Aynı gün Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Aylin Giray‘dan çağrı aldım. Başkan Giray, “Merhaba Özcan Bey, çalıştayımıza bekleriz. İyi çalışmalar dilerim.” diyordu.

Sanki içime doğmuş… Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi‘nde 14 Aralık 2019‘da saat 08.30‘da “Madenciliği konuşuyoruz.” konulu çalıştay yapılıyormuş.

xx       xx       xx

Kötekli merkezli öğrenci sömürü pazarı” başlıklı yazımın çıktığı gün gelen iletide biraz “kinaye” hissetmiş olsamda hoşuma gitti. Özellikle Karabağlar Yaylası‘nda yaşanan “habersiz sondaj” olayının ardından madenciliği konuşmak üzere bir hazırlık yapılmış olmasından ve bu etkinliğe davet edilmiş olmaktan mutlu oldum. Umarım kapsamlı bir ele alış olur.

Madencilik meselesiKötekli‘de Menteşe Kent Konseyi‘nin gerçekleştiği “buluşma” gibi tarihi bir olay olmasa da en az o mesele kadar önemli…

Tabi ben gazeecilik meraklılığı içinde Büyükşehir Belediyesi‘nin web sitesine girdim. Etkinliklere baktım, madencilik çalıştayının afişi dahi yoktu. Buna karşılık Muğla Milletvekillerinden Prof. Dr. Gürol Ergin anısına TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Muğla şubesi ve Muğla Veteriner Hekimleri Odası katkılarıyla “4. Tarım Sempozyumu” düzenlendiğini gördüm. “Arıcılık ve Su Ürünleri (Balıkçılık)” konulu sempozyum, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi‘nde 5 Aralık 2019 tarihinde Saat 09.30 da yapılıyor.

Madenciliği konuşuyoruz.” konulu çalıştay ile ilgili detaylar önümüzdeki günlerde belediyenin sitesinde ayrıntılarla yeralacaktır sanırım.. Mutlaka gideceğim…

xx       xx       xx

Buarada Menteşe Kent Konseyi yöneticilerinden de uyarı aldım. Buluşmada Büyükşehir Belediyesi‘nden sadece teknik konularda vekaleten Genel Sekreter Yardımcısı Emin Madran‘ın değil, Ulaşım Daire Başkanı Emre Tümer ile birlikte Fen İşleri, Kültür, Turizm ve Spor Dairesi Başkanları da oradalarmış.

Şaşırdım. Muhtemelen Emin bey onların adına kürsüye gelmişti. Ancak öğrencilerin dertlerine derman bir şey de demedi. Kendisininde öğrenciliğinde aynı sorunları yaşadığını belirtip, teknik konulara girdi.

Demek ki öteki daire başkanları sadece not almaya gelmişlerdi. İnşallah aldıkları notlar, sorunların çözümüne katkı yapar.

Malum Kolukısa‘nın yerine kurum içinden Emre Tümer adında “genç ve yerli” bir isim geldi. Kendisinin konuşulabilir, anlayışlı biri olduğu söyleniyor. Ki bunu “Yeniköy-Kötekli Kampüs ve Sağlık Bilimleri hattı uygulaması” ile gösterdi.

Buluşmada, öğrencilerin şikayetlerinin başında “ulaşım ve barınma” geldiği ise bir kere daha görüldü.

Antalya‘dan gelen bir genç, orada üstü açık bir otobüsle öğrencilere tanıtım turları düzenlendiğini anlatırken, bir başkası “Gittiğimiz kadar ödeyelim” dedi. Bir başkası Ankara Büyükşehir Belediyesinin başlattığı “paso uygulamasını” anımsatırken, hemen hepsi “ulaşımın pahalı olması nedeniyle şehre gelememekten” ve Akyaka‘dan Menteşe‘ye son otobüsün gece saat 23.00‘te kalkmasından şikayet ettiler.

Emin Madran bey bu konulara hiç girmedi… Oysa Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün olsaydı boşluk bırakmazdı…

xx       xx       xx

Muğla‘da sosyal medyada en çok takip edilenlerden biri haline gelen Muğla Teknoloji Kolleji‘nin matematik öğretmeni Kurtuluş Oğan geçen hafta şöyle bir paylaşım yaptı:

Türkiye’de üniversite (adı üniversite) sayısının 3 katına çıkmasının sebepleri;

1. O bölgenin esnafı kazansın. 2. Öğrenciler müşteri olarak kaz gibi yolunsun. 3. Kalitesiz eğitimle milyonlarca genç ziyan edilsin. 4. Yandaş öğretim üyeleri iş bulsun, kadrolaşsın. 5. İşsizlik kamufle edilsin (Türkiye’de üniversite öğrenci sayısı 7,5 milyon. Aynı nüfustaki Almanya’nın iki katı) 6. İnşaat yapılsın müteahhitler para kazansın.

Çok seçmeli olmuş. İsteyen istediğini, istediklerini onaylar. İstemeyen hepsini reddeder. Bence hemen hepsi yerinde. Elbette esnaf para kazansın diye üniversite açılmaz, ama Muğla‘da ilçelerin hemen hepsine “ekonomik kalkınma” beklentisi içinde “siyasi baskılarla” fakülteler, yüksek okullar açıldığını biliyoruz!

Bari fakülteler açılmasaydı…

xx       xx       xx

Muğla’lının yüksek öğretimle tanışması önce 4 yıllıkMuğla İşletmecilik Yüksek Okulu” ve hemen ardından 2 yıllıkMuğla Eğitim Enstitüsü” ile olmuştu.

Bu iki yüksek okulun yanında erkek öğrencilerinde kabul edildiği ve ilkokul öğretmeni yetiştiren ‘Yatılı Kız Öğretmen Okulu‘ ile bir de yatılı ‘Sağlık Kolleji‘ ve ‘Orman Okulu‘ ile ayrıca dönemin ünlü lisesi Turgut Reis Lisesi ile Erkek Sanat Okulu, Kız Sanat okulu, İmam Hatip Lisesi, Ticaret Lisesi vardı.

Bu okullarda okumak için ilçelerden öğrenciler gelirdi. Şimdi de öyle mi bilmiyorum, Turgut Reis Lisesi‘nin erkekler için yurdu vardı. Yatılı kazanamamış, ama öğretmen, imam, hemşire, ebe olmak ve liseyi bitirerek üniversiteye gitmek isteyenler evlerde aile yanında kalırlardı. Onlara ‘pansiyoner‘ değil, “yemeli-içmeli öğrenci” denirdi. Evin bir odasında kalırlar, aile ile sofraya otururlardı.

Siz yerel yöneticilerin ağızlarından “Öğrenci kenti Muğla” sözünü kaçırdıklarına bakmayın, Muğla daha o yıllarda ‘okullar kentiydi‘, ama hala ‘öğrenci kenti‘ olamadı ve Muğlalı farkında olmadan adı konmamış bir “pansiyonculuk” yapıyordu.

Ancak Muğlalı o yıllarda bugünkü gibi “paragöz” değildi. Öğrenciler mezun olup gittiklerinde aileler görüşmeye devam ederlerdi… Öğrenci yaşama atıldığında yanında kaldığı aileye ziyarete devam ederdi… Muğla o yıllarda “öğrenci dostu” bir kentti…

xx       xx       xx

Kurucu Rektör Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı‘nın en büyük hayali Muğla‘nın ülkemizin Kembrici (Cambridge) olmasıydı. Yani okulların büyük bölümünün şehir merkezinde açılmasıydı… Olmadı. Yerel yönetim ve Muğla‘nın “sol siyaseti” çoktan Rektörlüğe gardını almıştı…

Eğer Muğla’dan bir “Kembric” yaratılabilmiş olsaydı, bugün gençlerin yaşamakta olduğu sorunlar değil de başka sorunlar konuşuluyor, tartışılıyor olabilirdi…

Tekrar geri dönersek; döneminde Turgut Reis Lisesi gibi ünlü olan Muğla İşletmecilik Yüksek Okulu (MİYO) bugün adı “Muğla Çocuk Evleri Koordinasyon Müdürlüğü” olan Çocuk Yuvası‘nın bahçesinde okul olmadan önce düğünlerin yapıldığı bir kapalı salona sahip 2 katlı binada açılmıştı.

Okul öğrenci sayısıyla büyüyor, ama bina yetmiyordu. Muğlalının gönlünde ise o okulun fakülteye dönüşmesi beklentisi vardı ve Erman Şahin‘in Belediye Başkanlığı‘nda dönemin Yatağanlı ve Adalet Partili (AP) Muğla Senatörü Devlet ve Tarım eski Bakanı İlyas Karaöz ile birlikte girişimleri ile MİYO için bugünkü kampüs alanı İmar Planı‘nda gösterilmiş ve yanlışım yoksa satın alma işlemi de yapılmıştı…

Erman Şahin‘in Devlet ve Bayındırlık Bakanlığı sırasında da Muğla Üniversitesi‘nin kuruluşuna (3 Temmuz 1992) karar verilmişti. Ortada hiçbir şey yoktu.

Açılış için gelen Başbakan Süleyman Demirel ise “Göç yolda düzelir” demişti…

xx       xx      xx

1993 yılı iki aktif fakülte ve birisi MİYO iki meslek yüksekokulu ile fakülte beklerken gelen ve Muğla‘yı hazırlıksız yakalayan üniversitemizin ilk öğrencilerini aldığı akademik yıl olmuştur.

Düşünün bir kere Hacıaraplılar (Köteklililer) hayvan damlarını düzenleyip, öğrencilere kiraya vermeye başlamışlardı. Öğrenciler rutubetli yerlerde kalıyorlar, sefilleri oynuyorlardı…

Üniversite öğrencilerinin en az 3 kuşağı neler çekmediler…

Ancak rahmetli Demirel‘in dediği oldu. Rahmetli Sıtkı Koçman olmasa biraz zor olurdu, ama Koçman sayesinde üniversite için göç yolda düzeldi… Nevar ki yerel yönetimlerin yetersizliği ve KYK‘nın üzerine düşeni yapmaması sonucu öğrencilerin göçü hala yolda… (!)

Yarın göçü devam eden öğrencileri dineyelim…

——————————                                                                ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Bir şey kötü ifade edildi diye mutlaka yanlış değildir, mükemmel söylendi diye mutlaka doğru değildir. -Aurelius Augustinius

ÇİVİ

Engelli dernekleri dün ilk kez protokolu ziyaret etmek yerine, protokolu ziyarete beklediler. Arkadaşım, “Daha önce protokol engellimiymiş?” diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets