Şehir Hastanesi Nereden Çıktı? - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Şehir Hastanesi Nereden Çıktı?

Bu haber 03 Kasım 2017 - 0:28 'de eklendi ve 106 views kez görüntülendi.
Özcan Özgür
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dünkü yazımla ilgili “Açılışta Menteşe İlçe Başkanı Ünal Erdoğan neden yoktu?” diye soranlar oldu.

Maksatlı soru… Yanıt vermeyeceğim. Meraklısı AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’ye sorabilir. Ayrıca pazar günü açılış yapılmadı. O gün T.C. Sağlık Bakanlığı Muğla Sıtkı Koçman Hastanesi Eğitim Araştırma Hastanesi yeni binasında hizmet vermeye başladı. Vali ve milletvekilleri de hastanede incelemelerde bulundular.

Bugün açılıyordu, yarın açılıyordu, iki bayram arası açılıyordu, eksikleri vardı tamamlanıyordu derken yılan hikayesine dönen T.C. Sağlık Bakanlığı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi nihayet tamamlandı…

Sözler benim değil, taşınma işleminden önce “Yeni Hastane” başlıklı yazısında Yusuf Kayacık söylemiş.

29 Ekim Pazar ve 30 Ekim Pazartesi günleri sosyal medyada o kadar çok paylaşım yapıldı ki o yüzden mi bilmiyorum, Kayacık’ın paylaşımının altına eski Anavatan Partisi Marmaris İlçe Başkanı İzzet Ünsal Biz artık hastane ile sevinen bir il olmuşuz. Yazık, insan üzülüyor, kapasite ve vizyon bu kadar ne diyeyim.” yorumunda bulunmuş…

 

xx           xx           xx

İzzet Ünsal’ın tespiti yerinde bir tespit…

Böyle modern, “insana saygılı” bir hastaneye kavuşmuş olmak bizleri elbette sevindirir.

Hamdi Yücel Gürsoy, Bodrum ve Marmaris’ten sonra Muğla’nın üçüncü özel hastanesini açtığında da sevinmiştik.

Ancak İzzet Ünsal’ın dediği gibi “hastane ile sevinen”, bir bakıma “yetinen” bir il de olmamalıyız.

Ki sağlık hizmeti “sosyal devletlerin” en temel görevlerinden birisidir… Eğitim ve sağlık alanında yapılan hizmetlerin bir “lütuf” gibi sunulmaması ve halktan “minnet duymalarının” beklenmemesi gerekir.

Çünkü bu millete hizmetkar olmanın gereğidir…

Biz Muğlalılar bu hizmeti alabilmek için senelerce gıkımızı çıkarmadan, sabırla bekledik. Bedeli ağır ve büyük bir haksızlık oldu.

İkinci Basamak sağlık hizmeti veren Devlet Hastanesi’nden olduk!

 

xx           xx           xx

Yazısında “İlimize bu son derece modern hastanenin kazandırılmasında emeği olan herkesi kutluyorum…” diyen Kayacık, hastanenin gecikmesinin nedeninin Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün olduğunu, O’nun yüzünden yer seçimi sürecinin uzadığını öne sürmüş. Haksızlık etmiş…

Süreci kendisi kadar bende yazarak izledim. Tekzip edilmemiş yazılarım arşivde… Yoksa Muğla’nın hastane macerasının kitabını yazıp, TOKİ’nin hastane inşaatı karşılığında fiilen yok edilen hastanenin yerinde rezidans yapma sevdasını anlatsak ne kadar yararlı olur bilmiyorum…

Polemiğe girmek istemiyorum, ama kimse de akılları karıştırmasın…

Sayın Kayacık, yer seçimi sürecini anlattıktan sonra “Şimdi herkesin aklında şu soru var…” demiş “Eski hastanenin yeri ne olacak?” diye sormuş. Aslında sormamış… Sorup, “Bizler depreme dayanıklı olmayan ve artık işlevini yitirmiş olan eski hastane binasının yıkılarak yerine 200 yataklı bir Şehir Hastanesi yapılmasını o zaman gündeme getirmiştik…” demiş.

 

xx           xx           xx

Aslına bakılırsa Kayacık sormuyor, öneriyor. MuğlalılarDevlet Hastanemizi geri istiyoruz” derken, O “Şehir Hastanesi” diyor. Tabi burada Kayacık’ın “Bizler” sözü dikkat çekici. “Bizler” kim?

Kayacık’ın facebook hesabında yaptığı paylaşımın altında tartışırken bu soruyu sormak aklıma gelmemiş. Aramızdaki diyalog orada şöyle geçti:

Özcan Özgür; Şehir Hastaneleri özel sektör tarafından işletilen hastaneler… Muğla’ya 2. basamak sağlık hizmeti veren Devlet Hastanesi yapılmalıdır. Üstelik bu Muğlalıların hakkıdır… Şu anda Türkiye’de Devlet Hastanesi olmayan tek ilçe Menteşe’dir.

Yusuf Kayacık; Özcan abi, hassasiyetin ve bilgilendirmen için teşekkür ederim… Sizler zaten Devlet Hastanesi yapılması yönünde girişimlerde bulunuyorsunuz izliyorum ama bence çözüm prosedür ve ödenek sıkıntısı nedeni ile yapımı çok çok uzun sürecek olan Devlet Hastanesi değil… Kamu-Özel Sektör işbirliği ile yapılacak olan bir ŞEHİR HASTANESİ, çok daha hızlı, çok daha kaliteli bir hizmet verecektir… Selamlar…

 

xx           xx           xx

Ben Kayacık’ın maksatlı, kötü niyetli olduğunu sanmıyorum. O’nun da en az benim kadar Muğla’nın, Muğlalıların menfaati için hareket ettiğine ve edeceğine inanırım.

Gerçekten resmen var olan ve fiilen yok edilmiş durumdaki Devlet Hastanesi’nin yeniden faaliyete geçirilmesini istemek başka bir şey, Şehir Hastanesi istemek başka bir şey… Tabi Kayacık yanlışın Şehir Hastanesi ile düzeleceğini düşünüyor olabilir…

Bu anlamda kendisini anlarım, ama ben, biz, Muğlalılariki hastanemiz olsun” demiyoruz, Üçüncü Basamak Sağlık Hizmeti veren Tıp Fakültesi Eğitim Araştırma Hastanesi yanında, boşalan alanda İkinci Basamak Sağlık Hizmeti veren Devlet Hastanesi’ni geri istiyoruz.

Çünkü hastane geçici olarak Tıp Fakültesi’nin kullanımına verilmişti. Şimdi Tıp Fakültesi’nin hastanesi var…

Devlet Hastanesi ile yatak sayımızın da artmasını istiyoruz. Çünkü verilere bakınca Eğitim Araştırma Hastanesi’nin yatak bakımından kısa zamanda yeteriz kalacağı görülüyor.

Sevgili Kayacık sanıyorum Şehir Hastanelerinin sağlık hizmetinin o hizmeti alanlara en pahalıya “satan” hastaneler olduğunu ve sağlıkta özelleştirmenin vardığı en son nokta olduğunun farkında değil…

İl merkezinde böyle bir hastaneye sahip olduğumuzda önce sevgili Hamdi Yücel Gürsoy ağabeyin Yücelen Hastanesi batar… Sonra İzan Hastanesi ve Bodrum, Marmaris, Fethiye’deki özel hastaneler batar…

 

xx           xx           xx

Ben Tabip Odasını da anlamıyorum. Bugünlerde onların dışında ben de dahil herkes konuşuyor…

Tabip Odası elbette daha doğrusunu bilir… Muğla’ya gerekeni, Şehir Hastanesi’nin ne olup olmadığını en iyi onlar anlatırlar, ama biz bekleyemiyoruz…

Basit bir anlatımla, Şehir Hastanelerinin gerçeği şöyle:

İhaleyi alan firmaya, hazine arazisi bedava verilir; Devlet firmaya 25-30 yıl sürekli kira ödemesi yapmayı, hazine garantisi vererek kabullenir; Sözleşme süresi 49 yıla kadar çıkarılabilir; Hastane çevresindeki tesisleri yüklenici firma işletir, gelir onundur; Hastane ve çevresindeki yapılardaki işletmeler her türlü vergi-harçtan muaftır; Hastanelere Devlet tarafından (Dışarıdan turist  getiren uçak gibi) %70 doluluk garantisi verilmektedir; Şehir Hastanesinin çevresindeki Devlet Hastaneleri kapatılır ve kadroları Şehir Hastanesine devredilir. Çalışanlar sözleşmelidir. Kapatılan Devlet Hastanelerinin bina ve arazilerinin tasarrufu da yüklenici firmaya bırakılır.

Muğla böyle bir hastaneye talip değil, ama “Muğla’da böyle bir tesisi kurmaya talip olanlar var mıdır” diye bir soru olabilir…

 

xx           xx           xx

Anlayacağınız Şehir Hastaneleri ile sağlık tamamen “paralı” ve “pahalı” hale getirilmektedir.

Şehir Hastanesi yapılan illere bakıldığında yatak sayısının artmadığı görülecektir.

Şehir Hastaneleri İhale Kanunu’na da tabi değildir.

2010 yılında “İhale Yöntemi” ile yapılan 1200 Yataklı Erzurum Devlet Hastanesi 193,5 Milyon TL bedelle tamamlanırken, Kayseri Şehir Hastanesi (1538 Yatak) sabit yatırım tutarı 427 Milyon TL’yi geçmiş bulunuyor. Devlet şimdi Kayseri Şehir Hastanesi için yüklenici firmaya 25 yılda 3 Milyar 443 Milyon TL kira bedeli ödeyecektir.

Yani Kayseri Şehir Hastanesi için firmaya ödenecek 1,5 yıllık kira bedeli karşılığında (1200 Yataklı) bir Devlet Hastanesi yapılabilecektir!

 

xx           xx           xx

Biz ikinci bir hastane değil, afilliasyon uygulaması ile bizden emanet alınan Devlet Hastanesi’ni yerinde geri istiyoruz.

Umarım sevgili KayacıkŞehir Hastanesi”ni MUTSO Meclis Üyesi sıfatı ile önermemiştir. Önerebilir de… Ama ben Kayacık’ın köylü Mehmet dayının Şehir Hastanesi’nden sağlık hizmeti alıp ineğini satmak zorunda kalmasına bir veteriner hekim olarak razı olmayacağına inanıyorum…

Ben Milletvekili Nihat Öztürk ile aynı zamanda MUTSO Başkanı olan AK Parti MKYK Üyesi Bülent Karakuş’un İl Başkanı Kadem Mete ile el ele verip, Muğla Devlet Hastanesini geri getireceklerine de inanıyorum…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets