Kime Niyet, Kime Hizmet - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

Kime Niyet, Kime Hizmet

Bu haber 06 Eylül 2016 - 0:12 'de eklendi ve 568 views kez görüntülendi.
CIZ
CIZ cizciz@hamlegazetesi.com.tr

Şayet reenkarnasyona inanıyor olsaydım Lawrens’in ruhu F.Gülen’de yaşıyor derdim. Hele son konuşmasından sonra bu kişiye meczup demek onu masumlaştırmaktan veya hafife almaktan başka bir işe yaramayacak. 40 yıldır uyguladığı, devleti ele geçirip efendisine altın tepside ikram etme stratejisi, uyguladığı insanlık ve İslam dışı yöntemleri gösteriyor ki, bu adamın özel olarak seçilmiş ve özenle yetiştirilmiş bir ajan olduğu hususunda hemen hemen kimsenin şüphesi kalmadı.

Özellikle 15 Temmuz’dan sonra internete düşen Türkiye aleyhtarı konuşmaları yapmaktan ve şifreli suikast talimatları vermekten çekinmeyen Feto, son konuşmasında da Haçlı ordularına methiyeler düzüyor.(Önemine binaen tekrar veriyorum)

“Haçlı’nın ülkemizi işgal etmesi çok tehlikeli değildir. Bir kere onlar sizin kadınınıza, kızınıza ilişmezler. Mabedinize ilişmezler, ilişmemiştir Haçlılar.(…)”

Sen onu külahıma, bir de Haşhaşi müritlerine anlat bre Haçlı maşası, bre yalan makinesi.

Selahaddin Eyyubi’ den, Selçuklular’a, Osmanlı Devleti’ne, Kurtuluş Savaşı’na, Bosna Savaşı’na, son olarak da Irak işgaline kadar hiç mi tarih okumadın? Bu zırvalarınla kimi kandıracağını sanıyorsun? İslam coğrafyasındaki katliamlardan, tecavüzlerden, yıkılan, yakılan, kurşunlanan mabedlerden hiç mi haberin yok?

Bu topraklardaki 1000 yıllık Haçlı zulmünü yazmaya tarih sayfaları kifayetsiz kalır. Bu gerçeği bilmiyor olamayacağına göre, bu ülkeye yapacağını yaptın, ahir ömründe bari bir iyilik yap da, seni kullanan şu üst aklın bir listesini açıkla.

Darbe teşebbüsü dahil Türkiye için kurduğunuz tüm tuzaklar boşa çıktı. Şimdi ise sıra son aşamada, inceden inceye onun hesapları yapılıyor.

Nedir bu son hamle? Haçlı ittifakının elindeki son koz Afganistan ve Irak’ta olduğu gibi ülkemizi işgal etmektir. Gülen de aklı sıra bu konuşmasıyla şifreli olarak Türk milletine mesaj veriyor. Demek istiyor ki;”Haçlı’nın Türkiye’yi işgali yakındır. Onlar iyi insanlardır. Sakın onlara karşı direnmeyin, teslim olun.”

Hesap budur, proje budur. FETÖ elebaşı Gülen’in yukarıdaki açıklamasından başka ne anlaşılabilir ki? Üstelik durup dururken Haçlı işgali nereden çıktı? Anlaşılan o ki, son nefesine kadar kendini efendilerine Türkiye aleyhine kullandıracak. Bu ifadeler olsa olsa bir ajanın efendisi için son çırpınışları olabilir. Boşuna demiyorum, içimizden çıkarılan Lawrens diye. Şayet bu şahıs Vatikan madalyalı işgal kuvvetlerinin gizli misyoneri olmasaydı yukarıdaki ifadeleri sarf edebilir miydi?

Onun maskesini düşürecek, gerçek yüzünü deşifre edecek daha neler var neler.

İşte, 9 Şubat 1998’deki ziyaretinde Papa II. John Paul’e Vatikan’da sunduğu mektuptan bir bölüm.

“(…) 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog için Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde (Papa’nın karşısında acizliğini ifade eden bir Müslüman din adamı olabilir mi?)

Hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazi yardımlarımızı sunmak için size geldik.”

Meğer adam açık açık itiraf etmiş de biz anlamamışız. Bize yutturulmaya çalışılan dinlerarası diyalog safsatasını Vatikan başlatmış, Feto da taşeronluğunu almak için el öpmeye gitmiş ve Papa’ya bağlılığını beyan etmiş. Bundan daha net bir itiraf olabilir mi?

Başkan Bush’un kendi ağzından İslam dünyasına karşı “Son Haçlı Seferi” başlatacaklarını ilan ettiği 2001 yılında bu zatın ABD hakkındaki kanaatlerini öğrenmek ister misiniz?

“(..)İnanmış bir insanın Batı karşısında entegrasyon karşısında, Amerika’yla entegrasyon (birleşme ,bütünleşme) karşısında olması kesinlikle düşünülemez.”

“(…)Amerika daha uzun zaman dünyanın kaderinde çok önemli bir rol oynayacaktır.Bu realite kabul edilmelidir. Amerika göz ardı edilerek şurada burada bir iş yapılmaya kalkılmamalı.(…)Amerika’yla iyi geçinmezseniz işinizi bozarlar. ABD’ ye bugünde dünyada ihtiyaç vardır”

Gülen ABD’ye 1997’de gittiğine göre dört yıl içinde çoktan dersini almış ve ülkesi ABD lehine çalışmaya, CIA adına okullar açmaya başlamış. Kanıt soranlara yukarıdaki ifadeler yetmez mi? Hala hangi ülkeye hizmet ettiğini anlamak istemeyen varsa ne yapabiliriz ki?

Yetmedi bu adam 1997’de ABD’ye gittiğinde etkin bir Musevi örgütü olan ADL Başkanı Abraham Foxman ile New Jorsey‘ deki evinde görüştü ve hemen akabinde Kardinal John Conner ile görüştürüldü.

Buna kefil olan diğer papazları CIA’nın önde gelen isimlerini saymayayım. Emekli bir vaiz ve Vatikan’dan ABD’ye uzanan bir yol haritası ve karanlık ilişkiler yumağı. Ardından da dünyanın dört bir köşesinde açtırılan okullar… Biraz düşündürücü değil mi?

New York Times Gazetesi Gülen grubundan bahsettiği ve “Müslüman Barış Gücü Gönüllüleri” adını verdiği bir yazıda, Gülen’in (2008’lerde) 80’den fazla ülkede ABD’nin projesi olan “ Ilımlı İslam İdeolojisi’ni” öğrettiğini yazıyor.

Nedir ılımlı İslam? Emperyalizme karşı baş kaldırmayan, içi boşaltılmış, Hristiyanlaştırılmış İslam.

Alın size bir başka çarpıcı ipucu; FETÖ’nün haftalık dergisi olan Aksiyon’un 08.02.2003 tarihli sayısında diyor ki adam; “Müslümanlar ve Hristiyanlar Hz. İsa’da birleşmeli ve insanlığı kurtarmaya yönelmelidir.”

Eşyanın tabiatı gereği neden son Peygamber Hz. Muammed’de (asv) değil de, Hz. İsa’da birleşiyoruz diye kimse sormadı. Bu tepki öncelikle Diyanet’ten ve din alimlerinden gelmeliydi. Velhasıl yine mışıl mışıl uyutulduk. Haşa Hocaefendi evliya ya, ne dese haktır dediler, her denileni çiğnemeden yuttular.

Son olarak 16 Mayıs 1965’te Ermeni Patriğine yazdığı utanç vesikası mektubuna bakalım. “(…) 1915 yılında Ermenilere yapılan büyük soykırımını lanetle yadetmeden geçemeyeceğim. Öldürülen, katledilen insanların içerisinde ne kadar büyük insanların olduğunu derin bir hassasiyetle okuyor, onları saygıyla anıyorum.”

Büyük Peygamberiniz Hz. İsa Aleyhisselam’ın çocuklarının Müslüman geçinen cahil insanlar tarafından katledilmesini esefle kınıyorum… ”Ta 1965’te Ermeni soykırımı iddiasını kabul etmiş, hatta özür dilemiş bir vatan haini nasıl olur da deşifre olmadan bugünlere kadar fitne fesatla uğraşır anlamış değilim.

Yahu adam, sahneye çıktığı ilk günlerden beri hainliğe başlamış, bunu da her faaliyetinde açıkça beyan etmiş ama biz anlamamışız.

Bu kadar belgeden sonra sadece “ben vatan hainiyim, Lawrens’im, ajanım, İslam’ın sinsi düşmanıyım” demediği kalmış. Bu adam sizce Müslüman olabilir mi?

Peki şimdi ne olacak? Hainler ihanetlerinin bedelini ödeyecek. İhanet içine girmeyip de sadece bu din bezirganına inanıp sempati duyanlar ise tövbe edip iman tazeleyecekler. İş bu kadar vahim, durum bu kadar ciddidir.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets