İnadına Kardeşlik, İnadına Barış - Hamle GazetesiHamle Gazetesi

İnadına Kardeşlik, İnadına Barış

Bu haber 10 Eylül 2015 - 0:00 'de eklendi ve 21 views kez görüntülendi.
Özcan Özgür
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Herkes ayakta… Hemen her yerde bir “galeyan” hali var.

Bunda anormal bir durum yok. Herkesin yüreği yanıyor.

Bu millet darbelerden ve terörden çok çekti. Bu yüzden özgürlükçü, katılımcı demokrasiyi inşa edip, yaşayamadık. Yorulduk. Yastayız ve isyandayız…

Ancak galeyana gelmemeliyiz.

Bu ülkede 1980’den önce aynı silahla sabah sağcının, akşam solcunun vurulduğunu unutmamalıyız. Aman aynı tuzağa düşmeyelim…

xx        xx        xx

Öncelikle cadde ve meydanları Türk bayrakları ile donatan Muğla Büyükşehir Belediyesi’ni, sonra da ilçelerinde 3 gün eğlenceyi yasaklayan Fethiye, Marmaris ve Bodrum Belediye Başkanlarını kutluyorum.

Muğla’da bir şekilde yas ilan edilmiş bulunuyor. Başka bir yerde yerel yönetimlerince alınmış karar yok. Varsa da ben duymadım.

Muğla’yı kutluyorum.

Keşke Seydikemer’de giysisinden dolayı bir yurttaşımız dövülmemiş ve Ortaca’da, Ülkücü gençlerimizin halkımızla bütünleştiği yürüyüşte HDP tabelası indirilmemiş olsaydı…

xx        xx        xx

Bu günlerde iki şeye çok takılıyorum. Birisi “Milletimizin başı sağ olsun”, diğeri “Şehitler ölmez, vatan bölünmez”…

Allah rahmet etsin yakın zamanda annemi toprağa verdik. Cenaze töreninde kimi “Başın sağ olsun” derken, kimi de “Emir Allah’ın” diyordu. İkinci temenni güzel ve doğruydu; Emir Allah’ın

Milletin başı kim?

Elbette Allah topraklarımızda insanların birbirlerini öldürmelerini; Güneydoğu’da 10 yıllardır savaş ortamı yaşanmasını istemiş olamaz. O bizlerin salaklığı!

Şehitlikse emir Allah’ın… Allah’ın taktiri. Her Güneydoğu’ya giden, her çatışmaya katılan şehit oluyor mu?

O yüzden ben de emir Allah’ın diyorum… Elbette bir de “Vatan sağ olsun”…

Ve elbette şehitler de ölür… Bir şehit anasına sorun bakalım, ölüyor mu ölmüyor mu!

xx        xx        xx

Tabi “Emir Allah’ın” deyip, savaşı savunup, barışa karşı gelecek de değiliz.

Elbette emir Allah’ın, ama biz barış istiyoruz.

Elbette Allah’ta kullarının birbirlerini boğazlamalarını istemez. Kullarının barış içinde, kardeşçe yaşamaları Allah’ı sevindirir…

Ama galeyana geliyoruz.

Provoke ediliyoruz!

xx        xx        xx

Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda PKK terör örgütü için “Kürt terör örgütü” tanımlaması yapılıyor!

Kürtlerin öyle bir terör örgütü yok. “Var” diyorsanız bilerek veya bilmeyerek “bölücülük” yapıyorsunuz. En azından bu ülkeyi bölmek isteyenlere hizmet etmiş oluyorsunuz.

Önce Ermeni terör örgütü ASALA vardı. O çekildi, sahneye PKK geldi. Her ikisini de en önde destekleyen ülkenin Fransa olması bir tesadüf olabilir mi?

Dün Ermeni terör örgütüne karşı verilen mücadele bugün PKK Terör örgütüne karşı da verilmelidir. Veriliyor… Bu “Kürtlerin özgürlük örgütü” iddiasındaki PKK kendisini kullananların örgütüdür… Sayesinde bu gün Güneydoğu bir yarı açık cezaevi konumundadır.

Sayesinde Türkiye demokrasiyi, barışı, özgürlüğü yaşayamamaktadır. Sayesinde bugün demokrasinin olmazsa olmazlarından genel seçimde sayesinde yapılamamakla karşı karşıyadır…

Gelinen noktada PKK iç savaş peşindedir. PKK ile savaşa sonuna kadar evet… Ama iç savaşa hayır… Bu ülkeyi PKK değil, iç savaş böler…

Unutmayalım PKK’NİN KÜRTLÜĞÜ IŞİD’İN MÜSLÜMANLIĞI KADARDIR…

xx        xx        xx

Muğla’nın Seydikemer ilçesinde Peşmerge kıyafeti giyen Kürt kökenli yurttaşı dövüp, Atatürk Büstünü öptürerek PKK’yi yok edemezsiniz. Antalya’da HDP İl Başkanlığı’na saldırının ardından “Kürt” diye bir başka “Ülkücüyü” döverek de PKK terörüne karşı çıkmış olamazsınız…

Allah’tan sırf esmer tenli olduğu için dövülen Burdurlu genç ölmemiş. Sivil polisler sayesinde linç edilmekten kurtulmuş. Ama herkes Burdurlu genç kadar talihli olamayabiliyor.

Dağlıca saldırısının ertesi gün İstanbul Çağlayan’da ailesi ile Kürtçe konuşan Sedat Akbaş, bir grup tarafından maalesef bıçaklanarak öldürüldü.

Galeyana gelip, provoke edilip sapla samanı karıştırıyor, birilerinin emeğine yağ sürüyoruz.

xx        xx        xx

Başta Dağlıca saldırısı olmak üzere Iğdır’dan ve başka yerlerden gelen şehit haberleri bizlerde Kürt-Türk cepheleşmesine yol açmamalıdır.

Her Kürt PKK değildir…  Eğer öyle görürsek, bu ülkeyi böleriz. Evet, biz böleriz. Bölmüş oluruz!

Dağlıca’nın ardından Iğdır‘da 14 şehit… Vatan sağ olsun. Allah hepimize sabır, soğukkanlılık versin. Doğu’ya giden otobüsleri taşlayarak, HDP il ve ilçe merkezlerini talan edip, tabelasını indirerek, bir Kürt yurttaşın işlettiği veya çalıştığı bir iş yerine saldırarak PKK ile mücadele edemeyiz…

Ama yanında yer almış oluruz! PKK iç savaş istiyor, oyuna gelmeyelim!

Herkes aklını başına toplasın. Ailesinin rızkı için çalışmaya gelen doğulu yurttaşlara saldırmak, insanlık suçudur, sadece iç savaşı tetikler.

“Kürt” diye herhangi bir insana, insanlara saldırmak, zarar vermek faşistliktir, bölücülüktür, provokatörlüktür, suçtur…

Yasımızı tutarken: Umudu yitirmeyelim. Irk, mezhep ayrımı yapmayalım. Hukuktan, adaletten, demokrasiden sapmayalım. Terörle mücadeleyi halk yapmaz, resmi güçler yapar…

HDP binalarına ve Kürt kökenli yurttaşlarımızın işyerlerine saldırmak, ülkeyi bölmek isteyenlerin amaçlarına en büyük hizmettir. Aman dikkat!

xx        xx        xx

Şu ana kadar MHP Bodrum İlçe Başkanı Mehmet Tosun dışında sağduyu çağrısında bulunan il veya ilçe başkanımız oldu mu bilmiyorum. Duymadık. Dağlıca ve Iğdır tepkisini ortaya koyarken, “Ülkemiz zor günlerden geçerken, teröre karşı birlik ve beraberlik içinde tepki koymanın gerekliliğine inanıyor, aynı zamanda sağduyuyu da korumak gerektiğini düşünüyoruz” demiş.

Aynı gün saat 19.00’da da Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz’un çağrısıyla ülke genelinde yapılan “Şehide Saygı, Teröre Lanet Mitingi” ile de adeta “O saldırılarla ilgimiz yok” deniliyor gibiydi ve bu çok önemliydi…

Keşke demokrasiye inananlar, el ele birlikte yürüyerek başta PKK Terörü olmak üzere her türlü teröre karşı ortak seslerini yükseltebilseler…

xx        xx        xx

Karşında 95 doğumlu bir genç iki laf etse, umursamazsın bile. “Reşit oldun mu?” diye dalga geçersin. Ne reşidi! Çocuk şehit oluyor… Veya bir baba… Kimi eşinin, kimi kızının önünde…

Hangi yürek dayanır. İnsan delleniyor, galeyana geliyor. Ama galeyana getirilmemeliyiz. Gelmemeliyiz… Şairin dediği gibi;
Bunca kanın helalini kim kime nasıl öder!

Mezar taşlarıyla barış olur mu?

/ Şükrü Erbaş…

xx        xx        xx

Gelin canlar bir olalım…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Hit Counter provided by Curio cabinets