ZOR BİR GÖREVİN SAHİPLERİ

Bu haber 10 Nisan 2012 - 0:00 'de eklendi ve 584 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bugün, Türkiye genelinde zor bir görev üstlenen Polis Teşkilatının kuruluş günü.
Bundan tam tamına 167 yıl önce, vatandaşın can ve mal güvenliği ve de asayişi sağlamakla görevli kurumun temelleri atılmıştı.
Dolayısıyla o gün bugün, yasaların kendilerine tanıdığı hak ve yetkiler çerçevesinde, bihakkın görevini sürdürüyor emniyet mensupları.
Gece ve gündüz.
Bu nedenle, her dem güvenmek zorunda olduğumuz teşkilat mensupları adına bugünün önemi çok büyüktür.
Zira, kendilerine güvenenleri sükût-u hayale uğratmadıkları sürece onlardan mutlusu yoktur.
Nasıl mutlu olmasınlar?
Bir tarafta üstlendikleri görevin en iyi şekilde yerine getirilmesi, diğer yandan kendilerine duyulan güven daha bir pekişmiştir.
***
>Peki, böylesine önemli görevin sahipleri adına gereği yerine getirilmiş midir?
>Ülkenin en önemli kuruluşlarından Emniyet Teşkilatı, teknik yapılanma olmak üzere bünyesinde görev üstlenen personelin her türlü ihtiyacı karşılamakta mıdır?
>Kısaca polisler, gönül rahatlığı içerisinde görevini sürdürmekte midirler?
Ne yazık ki bu soruları cevaplarken, teşkilat mensupları adına pekte iyimser olamıyoruz.
Bir kere, kimler nasıl bir yorumun sahibi olsa da, maddi bağlamda mutlu olduklarını söylemek olası değil.
Evet, bugün mevcut hükümetin yaklaşımları doğrultusunda geçmişe nazaran, durumlarında bir iyileştirme olmuştur.
Ancak, önceki yıllarda önemli ölçüde ekonomik güçlükler içerisinde oldukları, bilinmez değildir.
Her ne kadar, kendileri açıkça dillendirmeseler de ortada yadsınmaz bir tablo vardı.
***
Bugün dünden farklı olan bir başka oluşum, teknik donanım itibariyle, teşkilat mensubuna yakışan araç ve gereçlere sahip olmalarıdır.
Kısa bir süre öncesine kadar bu bağlamda yapılan şikâyetlerin bugün dillendirilmemesi, sürdürülen görevin niteliğinin dikkate alınmış olmasıdır.
Dolayısıyla bugün bizim polisimizde de, gelişen ülkelerde görev yapan her emniyet mensubunun sahip olduğu teknik donanım vardır.
Bu da, halkın asayişini sağlamakla görevli personel adına olmazsa olmazdı.
***                                                                                 
Emniyet teşkilatında görev yapan personeli, dünden farklı kılan bir başka nokta, eğitim düzeyidir.
Geçmişte şartlar gereği, ortaokul ve liseyi bitirenler, belirli bir süre kurslara tabi tutulduktan sonra emniyet bünyesinde görev üstlenmekteydi.
Ama bugün, her hangi bir kişinin emniyet mensubu olabilmesinin yolu Polis Akademisini bitirmekten geçmektedir.
Tabidir ki bu durum, polislerin olaylara daha sağlıklı değerlendirmesini öngörmektedir.
Her türlü bilgi donanımıyla akademiden mezun olanlar, teknik bağlamda da yeterli araç ve gereçlere sahip olunca, günümüz emniyet teşkilatı ortaya çıkmıştır.
***
Ancak…
Ortada böyle bir tablo olmasına karşın sanılmasın ki, polisler için ter taraf güllük gülistanlık.
İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropol kentlerdeki olayların yoğunluğu yanında özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki istenmeyen gelişmeler, sürdürülen görevin ne denli zor olduğunun bariz göstergesidir.
Dolayısıyla hiç kimse, söz konusu yerleşim merkezlerinde görevli polislerin işinin kolay olduğunu sanmasın.
***
Tüm bu oluşumlara karşın bir önemli ayrıntı, polis-vatandaş ilişkilerinde, zaman zaman gözlenen istenmeyen gelişmeler.
Elbette her emniyet mensubu için olmasa da bazıların, olaylar karşısındaki yaklaşımı istenen boyutta değildir.
Bir elin parmakları gibi her polisin tavrı farklı olmaktadır.
Oysa asıl olan, üstlendikleri görevin kendilerine yüklediği sorumluluk bilinciyle hareket etmektir.
Neticede, bugün 167 kuruluş yılı kutlanan emniyet teşkilatı için mutluluk veren olay, halkın polislere bakış açısının, her geçen gün istenen düzeye yaklaşmış olmasıdır.
İnanıyorum ki, kısa bir süre sonrasında bu durum çok daha iyi noktalara gelecektir.
Bu nedenle, emniyet teşkilatının yeni bir kuruluş yılını gönülden kutluyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.