ZENGİN ÜLKE

Bu haber 05 Ekim 2010 - 0:00 'de eklendi ve 1.014 kez görüntülendi.
Hayati Nizamoğluhayatinizamoglu@muglahamle.com.tr
Gündem

Konakladığım
Konak’ın penceresinden, muazzam mimari esere hayranlıkla baktım. Bu kadar yakın
olabileceğimi düşünmemiştim. Hele kaldığım konakta Fatih Sultan Mehmet’in
doğduğunu duymak ayrı bir manevi tat veriyordu.

Aşiretten devlete,
ümmetten millete, göçerlikten yerleşik hayata geçen  bir toplumun ferdi olarak böylesine heybetli
Türk eserlerini görmek hem şaşırtıyor, hem gurur duymamıza yol açıyor.

Selimiye
Camii’nden bahsediyorum. Biran önce Mimar Sinan’ın bu ünlü eserini gezmek
istedim. Bir guruba katılıp rehberden bilgiler almaya başladım. Guruptan
yaşlıca bir bey araya girdi ve “İzin verirseniz ben anlatayım.” dedi.

“ 2. Selim padişah
olunca dev bir eser yaptırmak ister. İstanbul’un bütün tepelerinde bir Türk
eseri vardır. Şehzadeliği sırasında Edirne kendine bağlı olduğu için yöreye
büyük bir sevgisi bulunmaktadır. Mimar Sinan’a örneği olmayan bir camii
yapmasını emreder. Koca Sinan hayalinde camiinin statiğinden endişelidir. Yani
taş kolonların yapıyı taşıyıp taşıyamayacağı konusunda şüpheleri vardır. Önce
İstanbul’da Selimiye Camii’nin küçüğü olan Rüstem Paşa Camii’ni yapar. Sonra
Selimiye Camii’nin inşaatına başlar. 8 dev taş kolon eseri taşımaktadır. O
dönemde beton ve demir sistemleri kullanılmamaktadır. Bütün sistem taş malzeme
ile yapılmaktadır. 1560 da Selimiye Camii bitirilir.”

Edirne’de çok
sayıda Türk eseri bulunmaktadır. Ayrıca bir tarım ili olan Edirne, bugünlerde
ticarette de önemli bir merkez haline geliyor. Edirne çarşısında Bulgar ve
Yunan vatandaşlarının ellerinde filelerle alışveriş yaptıklarını görüyorsunuz.

Ülkemizin her bir
yanı ayrı özelliklere ve güzelliklere sahip. Heyecanlı Trakya insanında Ege
insanının birçok özelliğini de görebiliyorsunuz. Bir arkadaşımın oğlunun düğünü
nedeniyle gittiğim Edirne’de gördüm ki, Edirne düğünleri ile Ege düğünleri
birbirine benziyor. Düğünde Devlet Halk Dansları Vakfı Roman Dansları Ekibi’nin
gösterisi ise kültür zenginliğimizin bir kanıtıydı.

Edirne’deki Türk
İslam eserlerinden herkes gurur duyuyor. Sevindirici olan, bu eserlerin
neredeyse tamamının restore edilmiş ve ilk günkü gibi bakımlı hallerinde
oluşları.

Edirne’den
dönerken ülkemin vatandaşı olmaktan bir kez daha mutlu oldum. Biraz sevgi,
biraz  uzlaşı… Bakın geleceğimiz nasıl
güzel olacak.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.