Zaten Sıkıntı Vardı

Bu haber 22 Temmuz 2016 - 23:52 'de eklendi ve 865 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Her mevsim olduğu gibi içinde bulunduğumuz turizm sezonuyla ilgili, “özellikle 15 Temmuz Cuma gecesi, ülkemizin birliği ve dirliğine yönelik eylem öncesinde” cevap arayan sorular vardı.

Çoğu kez, ilgili ve yetkililer tarafından vurgulandığı gibi bu sene gerçekte turizmde bir sıkıntı var mıydı?

Varsa, aşılabilir mi?

Sonra, bakanlık dışında sektör temsilcileri ne diyordu?

Geçtiğimiz yıllarda ülkemizi tercih edenlerin bu sezon eğilimleri hangi yöndeydi?

Önemli sayıda turistlerin geldiği Rusya adına Devlet Başkanı Vlademir Putin, uçak düşürme olayı üzerine Türkiye’ye karşı bir tavır alsa da, sonraki olumlu gelişmeler etkisini gösterecek miydi?

Kısaca bu soruların cevap aradığı süreçte, iki ülke devlet başkanı önümüzdeki ay bir araya geleceğine göre, aradaki sorunlar ortadan kalkacak diye düşünülüyor.

En azından beklentiler bu doğrultuda.

Derken, iyileştirme bağlamında bir takım olumlu sinyaller alınınca, gelişmeler turizm adına doping unsuru olmuştu.

***

Ardından Ramazan Bayramına girmiştik.

Gözlemlediğimiz kadarıyla, ülke genelinde konuşlanan tüm turizm yöreleri adeta çifte bayram etmişti.

Üstelik sadece ülkemizin kıyı kesimlerinde konuşlanan yerler değil, iç kesimlerde bayramdan fazlasıyla nasibini almıştı.

Yerel dışında ulusal bazda yayın yapan medya organlarına yansıyan görüntüler de, gelişmelerin bu şekilde olduğunun göstergesiydi.

Sonra, turizm yörelerindeki işletme sahipleri öyle açıklamalar yaptılar ki.

Kimi sektör temsilcisi bir tek dahi olsun boş odamız yok! derken diğer esnafın yaklaşımları da farklı olmadı.

Onlara göre yörede, bırakın boş oda bulmayı, gelenler ekmek dahi bulmakta zorlandılar.

Bunda kesinlikle abartı yoktu.

Bayram süresince Muğla’ya bağlı turizm beldelerini dolaştığımızda, sanki gökten insan yağmıştı.

Marmaris ve Bodrum, tarihin en kalabalık yoğunluğunu yaşarken, bunlara Fethiye ekleniyor.

Sonra bu kadar da olsa!.

Diğer tatil yöreleri Ören, Güllük, Gökova, Datça, Sarıgerme, Dalyan ve Göcek içinde durum farklı değildi.

Oralar da, tahminlerin üzerinde bir yoğunluğa sahne olmuştu.

***

Peki, bayramda bir doluluk yaşansa da önümüzdeki süreçte nasıl olacaktı?

Aynı sorunun cevap aradığı süreçte bu denli yoğunluk, bayram ertesi yerini sessizliğe bırakırken, başlangıçta belirttiğim gibi hiç kimsenin tahmin değil aklına dahi getirmediği bir olayla yüz yüze geldik.

İster garipseyelim, şaşıralım ve de üzüntüye sürüklenelim, aklımızın ucundan geçmeyen bir eylem kendini göstermişti.

Son yıllarda, “Darbelerden ve muhtıralardan çok çeken bir ülke olarak bundan böyle Türkiye’de demokrasi asla sekteye uğramaz” görüşü egemen olmasına karşın, ne yazık ki yeni bir eylemle yüz yüze geldik.

15 Temmuz’u 16 Temmuz bağlayan gece, bir grup eylemcinin akıl tutulmasına şahit olduk.

Sonrası malûm.

Aradan 1 hafta geçmesine karşın, şu aşamada dahi ülke genelinde yoğun bir hareketlilik var.

Zaten, o gün bugün tüm illerde gözlenen tutuklama ve gözaltına almalar, her şeyi açıklıyor.

Buda gösteriyor ki ülkemiz, yeni bir badirenin eşiğinden dönmüştü.

Sonra bu kadar da olsa!…

Ya, eylemcilerin girişimleri daha farklı boyut alsaydı?

Ankara ve İstanbul’da etkisini gösteren eylemler, Türkiye geneline sirayet etseydi?

Bu haliyle bile 250 civarında şehit vermişken, tersini düşünmek dahi istemiyoruz.

Dolayısıyla şu aşamada tek bir beklentimiz var.

Ümit edilir ki daha fazla üzüntüye neden olacak gelişmeler olmaz.

***

Her ne kadar dikkatler, üzücü ve de düşündürücü olay üzerine çevrilmiş olsa da içinde bulunduğumuz mevsimde turizm gözardı edilemiyor.

Edemezsiniz.

Bu sektörden ekmek yiyen, rızkını sağlayan milyonlarca vatandaşımız var.

Sonra, turizmden elde edilen gelir sektör temsilcileri, çalışanlar kadar bizatihi devleti daha bir yakından ilgilendiriyor.

Hele şimdi.

Bir taraftan terör eylemlerinin neden olduğu yıkımlar.

Yetmezmiş gibi iç bünyede kendini gösteren, sözüm ona darbe girişimi.

Neresinden bakarsanız bakınız, ülkemiz için sıkıntılı bir durum.

Yine de arzumuz, tez elden tüm sorunlardan arınmış bir ülke olarak, geleceğe güvenle bakmak.

İnsanımız bunu fazlasıyla hak ediyor.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.