ZAMANSIZ DENETİMLER

Bu haber 06 Ağustos 2009 - 0:00 'de eklendi ve 679 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir devletin kurum ve kuruluşlarının sağlıklı çalışması, temel prensiptir.
Siz ilgili ve yetkililer olarak, aynı kuruluşların düzenli bir şekilde çalışmasını temin ettiniz.
Sorun yoktur.
Dolayısıyla yönetim kademelerinde her hangi bir sıkıntı söz konusu olmayacağı için vatandaş ta memnundur.
Tüm kurum ve kuruluşların işlerlik kazanması, yani sağlıklı çalışmasının temel koşullarından biri denetimdir.
Bunları sağlayanlar da her kurum bünyesinde konuşlanan denetçiler.
Bazı kurumlar adına oluşturulan müfettişlik mekanizması.
İlişkin olarak aynı görevi üstlenen ilgililer, yılın muayyen zamanlarında harekete geçerler.
Yapılan denetimler sonucu elde edilen bulgular bir raporla ilgili kurum yetkililerine tevdi edilir.
Bu nedenle denetim zamanı geldiğinde, kurumun en yetkilisinden sade bir memura kadar herkes, tabir yerindeyse diken üstündedir.
Hele kendilerince denetimin iyi geçtiği kanaati oluşursa, değme onların keyfine.
Zira görevi layıkıyla yapmanın zuhur ve rahatlığı hakim olmuştur.
Her halde devletin değişik kademelerinde görev üstlenen her kim olursa olsun, denetim mekanizmasının bu şekilde çalıştığını bilir.
Ancak…
Bazı anlarda, özellikle spekülasyonlara açık günlerde yapılan denetimler var ki, halk nezdinde eleştiriye açık.
En azından vatandaşın algılaması bu şekildedir.
Buna ilişkin birçok örnek olsa da özellikle Emniyet Müdürlüğüne bağlı olarak çalışan Trafik Şubesinde görevli polisler, yerel yönetimler adına benzer görevi ifa eden zabıta memurların zamansız uygulamaları, aynı şekilde vergi denetçileri.
Hal böyle olunca, her halde devlet parasız kaldı! gibi bir yafta ekleniverir.
Baksanıza olur olmaz denetimler aldı başını gidiyor.
Yoksa, gündüz ayrı gece ayrı denetimler olur muydu!
***
Aslında bu uygulama basitçe geçiştirilecek bir yöntem olmaktan uzaktır.
En azından kurumların, dolayısıyla devletin konumu söz konusu ise.
Ne demek, devlet parasız kalmış ki işi olur olmaz ceza kesmeye kadar götürüyor diye düşünülmesi?
Geçmişte benzer uygulama ancak savaş yıllarında geçerli olmuştu.
Veya gerçekten devletin maddi anlamda sıkıntıya düştüğü dönemde.
O zaman değişik isimler adı altında vergiler ihdas edilmişti.
Hala o süreçteki uygulamaları anlatanları dinlemiş, buna ilişkin kaleme alınan hususları okumuşuzdur.
Peki şu an aynı sıkıntımı var ki, devlet benzer girişimlerde bulunuyordu?
 İlişkin olarak, vatandaşın bu şekilde yaklaşımı gerçeği yansıtıyor muydu?
Gerçekten devlet, tahminlerin ötesinde maddi bir sıkıntıyla yüz yüze mi geldi de trafik, vergi, iş yeri denetimleri dahil olmak üzere daha birçok alanda sürdürülen denetimler, eleştirilen uygulamalar içerisindeydi?
Bir kere bu soruların karşılığını verirken, meseleye sağ duyu ile yaklaşmak gerekir.
Devlet, kurumların düzenli bir şekilde çalışmasını temin adına denetim mekanizmasını harekete geçirmek zorundadır.
Aksi halde, kurumlar arasında bir düzensizlik hakim olur ki, beraberinde bir kaos ortamı oluşur.
İşte bu nedenle hiç kimse, mutat denetimler için eleştiri hakkına sahip değildir.
Ha…bir kısım vatandaşın dillendirdiği gibi denetimler zamansız olması yanında ifrata kaçan bir hal almışsa, bir takım şüphelerin oluşması doğaldır.
O takdirde devletin konumu ister istemez sekte vurur.
Devlet parasız kaldığı için denetimleri sıklaştırıyor gibi iddialar alır başını gider.
Neticede hiç kimse, denetim mekanizmasının sağlıklı koşullar içerisinde çalışmasından asla rahatsızlık duymaz.
Hatta eşit koşullar içerisinde yapılmasından daha bir memnunluk duyar.
Yok eğer aksi yapılır, yani denetimler adil olmanın ötesinde, olur olmaz zamanlarda halkı canından bezdiren bir uygulamaya dönüşürse, bilinsin ki bunun denetim değil, zulümdür.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.