Zaman işlemedi ki aşımı olsun « Hamle Gazetesi

Zaman işlemedi ki aşımı olsun

Bu haber 01 Ekim 2010 - 0:00 'de eklendi ve 742 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

12
Eylül darbesini yapanlar, anayasanın geçici 15. maddesinin zırhı arkasında tam
30 sene saklandılar. Güya geçici/muvakkat olan o madde, darbecilerin mahkemede
hesap vermesine mani oldu.

Anayasa
değişikliğinin kabulü üzerine bu defa da müruru zaman/zaman aşımı tartışması
gündemde. Bazı hukukçular, hadisenin üzerinden 30 Sene geçmiştir. Zaman aşımı
vakidir. Binaenaleyh, darbeciler muhakeme edilemez, derken bazı hukukçular aksi
kanaatteler. Bir tren, Haydarpaşa istasyonunda 1, 3, 5, 7…30 sene beklese,
Kurtalan’a gitmiş olur mu? Gebzeye bile gitmemiş olur. ‘82 Tarihli Anayasanın
zikredilen 15. Maddesi için zaman hiç işlemedi ki geçmesi söz konusu olsun.
Madde kilitli kasadaydı, madde derin dondurucudaydı, madde bir tren gibi
yerinde bekliyordu.

Daha
yeni seyyaliyet, hareket kabiliyeti kazandı.

Zaman
aşımı bundan sonrası için işlemeye başlamıştır.

Kaldı
ki bu zaman aşımı veya müruru zaman denen müessese bizatihi münazara ve mütalaaya
muhtaçtır. K, M’nin babasını öldürse, H, hangi hakla kaçan, göçen, veya
saklanan zanlıyı serbest bırakabilir? Cömertçe sunulan meşruten tahliye
imkanları, politik kazançlar için çıkartılan aflar ve sorumsuz zaman aşımı
lütufkarlıkları toplumun kanayan yarası olmuştur.

Böylece
adalete itimat sarsılmış, böylece yer yer ihkakı hakka yol açılmış, vatandaş
devletin tevzi edemediği adaleti kendisi bizzat tesis etme mecburiyetine
sürüklenmiştir.

27
mayıs darbesini yapanlar, hazırlattıkları ‘61 Anayasasına Kontenjan Senatörlüğü
kurumunu koyarak ölünceye kadar senatör oldular. Ne oy, ne seçim ve ne de başka
külfet. Darbe yapmış olmaları sebebiyle kendilerine böyle bir paye biçmişlerdi.
Hem askerlikten emekli maaşı ve hem de TBMM’den senatör maaşı alıyorlardı. Derebeyliklerine
12 Eylül darbesi son verdi.

Onlar
meclis çatısı altına sığınmışlardı, 12 Eylülcülerse isminin aksine demirbaş
olan 15. maddenin arkasına saklandılar. Bunların hepsinin mahkemeye hesap
vermesi lazım. 27 mayısçılardan TIR filosu kuranlar, 12 Eylülcülerden TİME’a
kapak yıldızları çıktı.

27
Mayısçılar, meşru iktidarı devirmekten, başbakan ve bakan asmaktan, 12
Eylülcüler, yine meşru iktidarı devirmekten ve keyfi idam ve işkencelerden
dolayı yargılanmalıdır. İnsanlığa karşı, millete karşı işlenmiş suçlarda zaman
aşımı olmaz. Hem ceza ve hem de tazminat davaları işler. Tazminat davaları
mirasçılara da açılabilir. Halkın o tarihte tükenmez senatör dediği o
darbeciler aldıkları maaşları nemasıyla birlikte iade etmeliler. 1946
Seçimlerine hile karıştıranlar da 6-7 Eylül olaylarını tertipleyenler de
Kıbrıs’ta cami yakanlar, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubatı yapanlar ve E
Muhtırayı verenler hesap vermelidir. Gizli suikastler ve açık darbeler hepsi
mahkeme önüne çıkmalı. Hayatta olanlar yüzlerine karşı, ölmüş olanlar tarih
önünde yargılanmalıdır.

Yakın
tarih hesaplaşmasındayız.

Rahim
Er   27 Eylül 2010 Pazartesi

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.