YÜZÜNCÜ YILINDA MUĞLA

Bu haber 28 Ocak 2013 - 18:34 'de eklendi ve 894 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Ciddi işlerin yapılması için, yuvarlak yıl dönümlerini beklemek, aklıma pek yatmaz. Bir şey yapılacaksa, her zaman yapılmalıdır.
Bazen yuvarlak yıl dönümlerinde de bir şeyler yapılır. Buna da “Hayır!…” denmez.
2013 yılı, Muğla’nın il oluşunun 100. yılı imiş. Böyle bir hatırlama ile bir yıldır bir şeyler konuşuluyor; bir şeyler yapılmaya çalışılıyor.
Muğla’nın il oluşunun 100. Yılı münasebetiyle, toplantılara katıldım; konuşmalar dinledim… Bazılarında da konuşmalar yaptım.
Mesela, 100. Yılında Muğla’yı “marka şehir” yapma ideali var. Amaç güzel… Muğla’nın marka olmasını kim istemez?
Muğla’yı marka yapma işi yabancı destekli bir ajansa verilmiş. Bununla ilgili bir şeyler yapılmaya çalışılıyormuş. Bir toplantıda öğrendik… Öğrendik de, o toplantıdan bu yana, Muğla kültürel şahsiyeti ile ilgili yapılan hiç bir çalışmayı duymadım, görmedim. Bir şeyler olsa, Muğla’nın kültürel birikimiyle ilgili pek çok çalışmalar yapan biri olarak, haberimiz olurdu. Bu konuda, ne kulağımıza bir bilgi geldi, ne de bir şey soran oldu!… Demek ki bu faaliyet, “saman altından” yürütülüyor.
Marka kent olmayı geçelim…
Bir de 100. yılında 100 Muğla projesi var… “Yüzde Yüz Muğla” sloganıyla çıkılmış yola… Projenin adı güzel, çarpıcı… Teşebbüs de güzel ama ufuksuz bir teşebbüs maalesef. Master ölçekte, bir şeylerin planlanıp hedeflenmediği, “Varsa bir projen, sun 2013’te… Olsun sana 100. yılında Muğla projesi” kabilinden şeyler… Çoğu kurum, “100. Yılı boş geçmeyelim. Bir şey de biz yapalım da el-aleme ayıp olmasın.” diyerek bir şeyler yapıyor görünecek. Bazı kurumlarda âmirler “Nerden çıktı bu 100. Yıl!… Ne güzel rahat rahat geçinip gidiyorduk!… Yaa, gelin de bir şeyler yapalım.” diyerek maiyetindekilere emirler verecek. Memurlar da hamamın namusu kurtulsun kabîlinden bir şeyler yapacak.
Hâsılı, güzel amaçlarla çıkılan yolda, pek çok iş zevahiri kurtarmak için yapılacak.
Konuşulan projeleri de görüyoruz veya duyuyoruz. Biri “Kalk gidelim.” derken öteki “Otur lan biraz” diyen projeler.
Ortak hedefler yok. Projeler arasında dokusal ve fonksiyonel birlikler yok. “Muğla’nın neyi eksikmiş ki, bunları tamamlayalım.” diyerek tasarlanıp hayata geçirilmeye matuf projeler yok.
Mesela bu yılda başlayacak olan projelerle, Muğla biblo gibi bir şehir yapılamaz mı? İşlek kültürel mekanlarıyla, tarihî mimarîsinin hayatiyet kazanmasıyla, bal dök yala sokaklarıyla, doğal gazla ısınan evleriyle, her sokağında yerli kültürel şahsiyetin yansıdığı cıvıl cıvıl bir şehir.
Ben kültürel şahsiyet gelişimi için eski yazılı mezar taşları ve sarnıç yayınıyla katkıda bulunmak istiyorum bu sürece. Yıllardan beri hazırladığım çalışmaları 100. hatırasına yayınlamak istiyorum. Bu benim şahsî katkım.
Ama Muğla için iki teklifim de var. Biri üniversitenin kurulu olduğu ve yaklaşık 10 bin üniversite gencinin yaşadığı Kötekli’de uluslar arası ölçekte ve prestijli bir kültür-spor kompleksi niye yapılmasın?
Diğer teklifim ise, Hamursuz tepesini bir rekreasyon alanı olarak düzenlemek ve tam tepesine, sarnıç şeklinde her tarafı cam olan bir salon-lokanta yapılması. Muğlalılar ve ziyaretçiler oraya ailecek gidip dinlenseler, temiz ve rahat bir ortamda yemeklerini yeseler ne güzel olur değil mi?… Hamursuz böyle düzenlense ve ben de bir kenarda oturup Muğla’ya, Yılanlı’ya, Kızıldağ’a, Yaylaya nâzır bir yerde Muğla yazılarımı yazsam, güzel olmaz mı?
Tabii hiç bir proje bütçesiz olmaz. Bütçe olmazsa, 100. yılda, projeler de olmaz ve hayata geçmez. Bütün bunlar olmazsa, 100. Yılda sadece “100. Yıl Gevişi” getirmiş oluruz.
Hani… Ortalarda proje lafları uçuşuyor ama bütçeden haber yok da, onun için dedim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.