Yüzde Altmış Muhalefet Olur mu?

Bu haber 08 Temmuz 2015 - 19:03 'de eklendi ve 1.059 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Yıllardan beri iktidar olan partinin azınlık olduğunu iddia eden CHP,   meclis dışındaki yüzdeler için boşuna çene yoruyordu.  Oysa 7 Haziran seçimi neticesinde ortaya çıkan durum arzu ettikleri gibidir. Tek başına iktidar olması beklenen AKP yüzde 41’de kaldı.  İşte bu durumda Ak Parti mecburen ve kanunen bir ortak aramaktadır. AKP’nin şartlarını uymayan ile ortak olmak zorunda değildir. Çünkü seçimden kaçmıyor ve korkmuyor. Bunun pek çok sebebi var.  Bunlardan en önemlisi AKP yüzde 34 oy aldığı 2002 seçiminde 365 milletvekili almışken, bu defa yüzde 41 oy karşılığı 258 vekil etmiştir. Bu duruma göre 276 olan iktidar olma şartına 18 vekil eksik çıktı. AKP her halükarda seçim sonu en büyük olması sebebiyle, küçük ortak adayı kim olacaksa başarılı ve deneyimli olan AKP hükümetlerinin devamı olmak zorundadır. Göreceğiz…

BİZİM MUHALEFET ÜÇ AYRI GÖRÜŞTEN OLUŞUYOR

Bizim muhalefet partileri seçim meydanlarında hepsi de aynı telden yıpratmak için karalama iftira ile çok büyük sözler ve vaatler ederek kazandıklarını sandılar. Baktılar ki, hükümete ortak olma ihtimali ortaya çıkınca tam 90 derece dönüşle kaçmaya başladılar. Önce CHP, sanki söz sırası kendisine verilmiş gibi MHP’ye hiç umulmayan teklifler etmeye başladı. Bu teklif MHP liderinin birden aklını başına getirdi ve tam aslına asaletine yakışan şekilde cevabını veriverdi. Biz koltuk için ideallerimizi satanlardan mıyız? Bu acayip teklifi bizi kimlere benzeterek yapabildiniz. Aynı MHP,  HDP için, “Yılanla çuvala giremeyiz” başından beri demekte idi. Bize göre, MHP’den beklenen ancak böyle olması idi.  Şu anda MHP’nin tutumu bütün sağ cenahta olumlu görülmüştür. Ancak, Sayın Bahçeli’nin ne gibi sürpriz tavır alacağını tahmin etmek zordur. Partinin genel başkanı olduğu günden beri, asaletine yakışmayan durumu, doğrulardan daha çoktur. Bu şekilde düşünenler için zorunlu olarak seçime gidilir deniliyor. Oysa yapılacak seçimde MHP bugünkü 80 vekille tekrar gelmesi mümkün değil… MHP tabanı aynen benim gibi düşündüğünü her hareketinde çalışmalarında, iktidar partisi ile devamlı tabanda diyalog içinde olduğunu görürsünüz. Bir kuruluş düşünün; başkanı iktidar taraftarı ise, yardımcılarını MHP’den tercih etmektedir. Bu durum kimseyi rahatsız etmez. Sağ basında AKP ile MHP ayrımı yapmadan sayfalarını hep açmıştır. Bazı ailelerde daha da ileriye gidilmiş bir aileden hem AKP’den ve hem de MHP’den gözle görülür yerlerde görev alanlar vardır. Üstelik bu durum hiç yadırganmaz. Çünkü, Ülkü Ocakları’na kendi çocuklarına götürüp üye eden Adalet Partisi kökenli baba veya dedeler çoğunluktur.

KONU İLE İLGİLİ BİR HATIRA

1999 seçimleri öncesi bizim iş yerimizde çalışan yüksek tahsilli MHP’li bir genç vardı. O sıralarda mesleğine uygun iş beklentisi sıralarında bizde geçici olarak çalışıyordu. Hatta 1999 milletvekili seçiminde bizlerde MHP’ye oy vermiştik. Sebebi ise, sağdaki geçmişten gelen partiler çok zayıflamış durumda idi. Milletçe yeniden sağda arayış içindeydik. Seçim sonunda DSP 132, MHP 125 sandalye ile meclise girmişti. Biz hemen hayal kuruyorduk. DYP’de bu seçimde gurup kurdu. ANAP’da vardı. Bizim öğrendiğimiz kadarı ile Sayın Çiller’den teklif geldi şöyleydi; DYP’den gönüllü olarak MHP’ye geçmek isteyenler var. Eğer MHP uygun görürse iktidara aday olabilmeli denildi. Ama MHP duymazdan gelerek Ecevit gibi, 80 öncesi sol fraksiyonlara destek olarak, yüzlerce vatan evladının ölümüne sebep olan birisinin iktidarını gönüllü koştu. İşte MHP’nin emeklemesine hala sebep olan karar idi. Bizler burada hep neden ama neden diyerek yeniden arayış içine girdik ve 2002’de aradığımızı da bulduk. Bunları neden yazıyorum?  MHP tekrar büyük bir imtihan verecek.  Ya zorluk çıkarmadan AKP’ye ortak olacak, ya da gelecek seçim de yanında ancak fanatikleri bulacak.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.