Yüz Yıla Tanıklık: Cumhurbaşkanına Suikast Davası Kitabı

Bu haber 23 Ocak 2018 - 0:14 'de eklendi ve 842 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

 

15 Temmuz 2016 gece karanlığı terörist darbe teşebbüsüyle yarılırken, kimse Muğla ve Marmaris’in gündeme oturacağını bilmiyordu.  Darbe teşebbüsü haberi ilk geldiğinde bütün ülke “Ne oluyor?…” sorusunu sordu. Bir süre bu sorunun cevabı konuşulurken, arkasından Cumhurbaşkanı ve başbakanın durumu merak edildi. Bir süre sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı televizyonlarda konuşunca, ülke rahat bir nefes aldı: teşebbüs, küçük bir grubun kalkışmasından ibaretti; ordumuzun büyük bir kısmı teşebbüse karşıydı ve kontrol de hükumetteydi.

Biz Muğlalılar için o gecenin önemi, sayın Cumhurbaşkanımızın Marmaris’te olmasıydı.

Teröristlerin tek hedefi, şehrimizdeydi!…

Neler oluyordu?

Büyük bir vatandaş kitlesi, saldırıya karşı göğüslerini siper etmek için Marmaris’e gitmişlerdi; bizler de bilgisayarımızın başında ve daha sonra meydanlarda, terörist darbeye karşı direniyorduk. Allah’a şükür, Muğla’da sayın valimiz Amir Çiçek’in başkanlığında, Jandarma ve Emniyet gerekli tedbirleri almış ve darbeciler, yerlerinden kıpırdayamadan etkisiz hale getirilmişlerdi.
Darbe teşebbüsünün bu kısmını gazeteci sevgili kardeşim Kenan Gürbüz, görsel ve basılı olarak “İhanet ve Diriliş” belgeselinde ve kitabında anlattı.

Sevgili Kenan, şimdi de, terörist darbe teşebbüsünün yargılama boyutunu Pandora’nın Kutusu Açıldı-Asrın Suikast Girişimi Davası adıyla yayımladı.

Darbe teşebbüsünden sonraki günlerde Muğla’da ve başka illerde yakalananlar, suç mahalli olan Muğla’da yargılandı. 20 Şubat 2017 günü Muğla 2. Ağır Ceza’da başlayan yargılama 224 gün sürdü ve 4 Ekim 2017 günü karar açıklandı.

Bu yargılamanın bir kısmını basından takip ettik; bir kısmını da gazeteci ve avukat arkadaşlardan dinledik. Tabii, hepsi kesik kesik bilgiler olduğundan fotoğrafın tamamını göremiyorduk. Sevgili Kenan 224 günlük yargılama sürecini, tuttuğu notları bir araya getirerek 30 Aralık 2017 tarihinde 207 sayfalık bir kitap halinde neşretti.

10 bölümden oluşan kitapta, kısaca 15 Temmuz günü ve takip eden günler anlatıldıktan sonra, iddianame hazırlık safhasına da değiniliyor. İddianameyi hazırlayan Başsavcı Necip Tosun’un gayretlerini anlatan Kenan Gürbüz, metnin kuru bir hukuk metni olmaması için de zaman zaman şahısların insani boyutunu da sokmuş metnine. Başsavcı Topuz’un pencerenin önüne gelip geçmişe dalması da bunlardan biri.

Duruşmalar…

İddialar…

Cevaplar…

Hükümler…

Hepsini yazsak roman olur…

Zaten sevgili Kenan da bir roman ve hikâye tadında ama objektif bir tavırla anlatmış yargılama sürecini…  Sanıkların zaman zaman olayı saptırmak için başvurdukları yolları… Yargının buna müdahaleleri…

Tabii bir de hüküm sayfaları var… Ne yalan söyleyeyim, bu sayfaları anlamak biraz zor. Bir sanık pek çok suç ile suçlanıyor ama karar aşamasında bazılarından beraat ediyor. “Aha adam kurtuldu!…” diyorsunuz… Bir de bakıyorsunuz başka suçlardan adamın hayatı katmış.

Yargılamada, bir kişi hariç (Pilot Yarbay Hüseyin Yılmaz) tamamı hüküm giyiyor.

Uzun uzun yazmaya bu sütun yetmez… Siz en iyisi yargılama sürecini kitaptan okuyun dostlar.

Son söz: Keşke Muğla’mız böyle bir terörist darbe ile değil de çok güzel olaylarla gündemde dursaydı onca zaman!…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.