Yusuf Kayacık’ın Tespitleri

Bu haber 07 Ağustos 2017 - 0:50 'de eklendi ve 1.290 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Veteriner Hekim Yusuf Kayacık yazılarından birine “Merhaba sevgili dostlarım… Ak Parti’de, güç bela kazanılan 16 Nisan referandumundan sonra artık kaçınılmaz hale gelen kongre sürecinin startı nihayet verildi. Hem de bizzat Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan”ın kendisi tarafından…” diye başlamıştı.

Umut dünyası işte…

Sadece AK Parti’de değil, bütün partilerde kongreler bir umuttur.

Partisinin daha başarılı olmasını isteyenler için umuttur… Kıyıda köşede unutulmuşlar için umuttur… “Ben daha iyi yaparım” diyenler için umuttur… Olup bitenlerden, gidişattan rahatsız olanlar için umuttur…

Ağustos ayına geldik. Acaba umutlar hala dirimi?

xx           xx           xx

Soruyu AK Partililer için sordum.

Çünkü Muğla da CHP’de delege seçimleri yeni başlıyor. Ayrıca MHP ve CHP cephelerinde “değişim umudu” yok gibi…

Bugüne kadar yapılan kongreler hiçbir işe yaramadı.

En azından Muğla o kongrelerin bir faydasını görmedi.

Partiler kongrelerin ne faydasını görüyor bilmiyorum.

Muğla’da CHP birinci, AK Parti ikinci, MHP üçüncü parti…

Uzun zamandır kongreler ne CHP’nin arayı daha da açacak ne de AK Parti’nin arayı kapatacak kadroları iş başına getirebildi.

MHP bu yarışta var mı yok mu zaten belli değil!

Hem MHP’de Devlet Bahçeli ve Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın dediği olur.

CHP’de belediye başkanlarının, özellikle de Osman Gürün’ün dediği olmaya devam ediyor. Tabi CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun “adalet” yürüyüşünde Osman Gürün ile de yürümemesinden umutlananlar yok değil…

AK Partililerin umudu ise “İl Yönetimi yenilenecek” umudu…

xx           xx           xx

İl Başkanı Kadem Mete yerinde kalıp, İl Yönetim Kurulu yenilense ne olacak?

Onların yerine önceki İl Yönetim Kurulu Üyeleri gelmeyecek mi?

Ya da eski ve mevcut il yönetim kurulu üyelerinden bir karma…

Metal yorgunluğa veya profesyonel deformasyon yorgunluğuna sahip olanlar ve özellikle FETÖ’cüler, FETÖ iltisaklılarından arınmış “yerli-milli-dinamik-eğitimli-tanınan” kişilerden bir yönetim oluşturulabilecek mi?”

Bunu “kim” yapabilir?

AK Parti de böyle biri var mı?

Veteriner Hekim Yusuf Kayacık’a göre var…

xx           xx           xx

Kayacık yazısının sonunda bir de çözüm getirmiş.

Peki çözümü nedir?” diye sormuş ve yanıtını vermiş:

Çok basit; koyarsınız mahallelere bisküvi kutusunu, aslanlar gibi seçersiniz delegelerinizi….

Sonra, o delegenin önüne koyarsınız sandığı, delegenin kendini ve mahallesini yönetmesini istediği, kendi içinden birini İlçe Başkanı olarak seçmesine izin verirsiniz…

Sonrasında da, gelirsiniz Atatürk Spor Salonuna, erlerin er meydanına çıkmasına izin verirsiniz, böylece İl Delegelerine, 13 ilçeyi tanıyan, delegenin ayağına giden, kamuoyu tanınırlığı yüksek, köylünün-kentlinin derdini dinleyen, yaralara derman olmayı bilen birini il başkanı

seçtirirsiniz…

Kulağa hoş geliyor değil mi?

İşte demokrasi” dedirtiyor…

Büskivi kutusunun bir de parti üyeleri önüne konulduğunu düşünün…

xx           xx           xx

Kayacık, yazısına şöyle nokta koymuş:

Unutmayın, çok adayla gidilen seçimlerde seçimi kazanmak isteyen Başkan adayları, yönetim kurulu üyelerini de güçlü, vizyon sahibi, muhitinde sevilen, yıpranmamış isimlerden oluşturmak zorunda kalacaklardır…

Bakın o zaman %32 nasıl %40-45 oluyor…

Kayacık haklı, ama mümkün mü?

AK Parti’de delege seçimleri tamamlandı.

Üyelerin önüne bisküvi kutusu konulup, isteyenin delege adayı olmasına, isteyenin istediği adayın adını yazıp veya işaretleyip o kutuya atmasına izin verildiyse neden olmasın?

Yoksa benim yukarıda “AK Parti de böyle biri var mı?” diye sorduğum sorunun yanıtı Yusuf Kayacık olmasın?

Yakışır, ama AK Parti’de süreç O’nun düşünüp, yazdığı gibi işlemiyor ki…

xx           xx           xx

Kayacık’ın yazısı ilginç ve tespitleri doğru…

Yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından “Mart 2014, 10 Ağustos 2014, 7 Haziran 2015, 1 Kasım 2015, 15 Temmuz darbesi sonrasındaki gelişmeler ve 16 Nisan 2017 halk oylaması bize çok net bazı mesajlar vermiştir. Birlikte yaşadığımız bu seçimlerden gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten çok zor demektir.” ifadesinin yer aldığı bölümü de paylaşmış.

O konuşma ile ilgili “Bence çok yerinde tespitler içeren ders niteliğinde bir konuşma…” tespiti yapan Kayacık, yukarıdaki çözümünü ortaya koymadan önce “Artık hepimiz külahlarımızı önümüze koyup düşünmeliyiz… Bundan sonra başarı ölçüsü değişti… 2019’da alacağımız %49,99 oy ile Meclis aritmetiği ne olursa olsun muhalefette kalma ihtimalimiz var…” diyerek Muğla’nın sorunlarını da sıralamış…

xx           xx           xx

Hadi Muğla’mızı ele alalım….

Bugüne kadar onlarca ilçe ve il başkanı değişti ama Ak Parti Muğla’da bir türlü %32″yi geçemedi…

Hatta parti kurucularının en büyük eleştirisi üye dahi bulamadıkları o zor şartlarda kurdukları ve 2 milletvekili çıkardıkları 2002 seçimlerinden bu yana yapılan onca yatırıma rağmen partilerinin hala 3. milletvekilini neden çıkaramadığına yöneliktir Muğla’da…

Yusuf Kayacık bu sözlerinin ardından soruları sıralamış;

Peki ama neden?

Sorun nerede?

Kayacık ardından “Aslında herkes sorunun ne olduğunu biliyor…” diyerek devam ediyor:

Sorun; her dönem hemen hemen aynı isimlerin yönetimlerde yer almasıdır… Sorun; merkez sağ seçmene hitap eden Ak Parti’nin özellikle İzmir, Aydın, Muğla gibi sahil kentlerinde hemen her dönem aynı dünya görüşünde insanları yönetimlere alması ve bu arkadaşlarımızın bütün iyi niyetlerine rağmen adı geçen seçmene bir türlü hitap edememesidir…

Bu sözleri ilk kez bir AK Partilinin dillendirdiğini görüyoruz…

xx           xx           xx

Kayacık, tezini örnek vererek güçlendirmiş.

Ki; bunun en güzel örneği henüz 2009 yılına kadar merkez Belediyesi ve 11 Belde Belediyesinin neredeyse tamamı merkez sağın 2 önemli temsilcisi Demokrat Parti ile ANAP”lı Belediye Başkanları tarafından yönetilen Bodrum”dur…” demiş.

2004 yılına kadar ANAP”lı Belediye tarafından yönetilen Marmaris”tir… 1999 yılına kadar ANAP”lı ve Demokrat Partili Belediye Başkanları tarafından yönetilen Datça ve Milas’tır…” diyerek şu ifadelerde bulunmuş:

Sorun; sayın Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi metal yorgunluğudur ya da sevgili Hayati Nizamoğlu’nun deyimi ile gönül yorgunluğudur…

Aslında sorun; tükenmişliktir…

1946’dan 1999’a kadar sağın kalesi olmuş Muğla’da Ak Parti’nin ne yaparsa yapsın maalesef %32’yi geçememesidir…

Daha da acısı Ak Parti seçmeninin 16 Nisan akşamı alınan hezimete rağmen meydanlarda kutlamalar yapılarak, bu tükenmişliğe alıştırılmış olmasıdır…

AK Parti’de Yusuf Kayacık’ı dinleyen olur mu bilmiyorum, ama son cümlesi enteresan… Sanıyorum kastettiği yerde Muğla…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
asım demirel 07 Ağustos 2017 / 08:07

Sayın,Yusuf Kayacık’a bir fırsat verilmelidir. Genç dinamik eli kalem tutan birisi. Yazı düşünen insanların düşüncelerini kağıda aktarabilme sanatıdır. Yusuf Kayacık Muğla’da Ak Partinin düşünen insanlarındandır. Yerlidir. Millidir. Köylüler ve hayvancılıkla iştigal eden yurttaşlarımızla iç içedir. Muğla nüfusunun çoğunluğu kırsalda yaşamaktadır. Bu da bir avantajdır. Reis’in aradığı profile tıpatıp uymaktadır. Yusuf Kayacık’ın İl Başkanı olması CHP yi de çeki düzen verir. Kazanan Muğla’mız ve Muğlalılar olacaktır. Haydi hayırlısı.

arda gul 07 Ağustos 2017 / 13:46

Ak partinin Muğla’da kazanabilmesi için Türkiye genelinde kaybetmesi lazım. il yönetimi iyi olmadığından, delege seçimi iyi yapılmadığından, merkeze hitap eden adaylar olmadığından oy alınamıyor tespiti bana göre yanlış. Yusuf kayacık il başkanı millet vekili olsa ak partinin oyu yükselecek mi ? bana göre hayırrrrrr. Türkiye genelinde izlediği politikayı değiştirmediği sürece Muğla’dan oy alamaz. Metal yorgunluğu Muğla’da değil Ankara’da. Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine bağlı olmayan kadın çocuk tecavüzlerine karşı dik duruş sergilemeyen yeşili doğayı katleden turizm yok sayan her gün alkol yasakları koyan bir parti Muğla’da kazanamaz. Tarımı bitiren bir parti Muğla’da kırsal kesimde bile çok yüksek oy alamaz. kutuplaştıran dışlayan dış politikada arapcı politika izleyen bir parti Muğla’da kazanamaz. Chp çok iyi bir politika izlediğinden, yerel yönetimlerde çok iyi belediye yönettiğinden Muğla’da kazanmıyor ki ak partini karşısında yer aldığından kazanıyor akp nin söylediklerine karşı çıktığından kazanıyor. Muğla’da chp’nin karşına ak partiden başka ciddi bir alternatif çıkarsa ( akşener grubu-partisi gibi) o zaman Muğla’da chp her seçimde oy kaybeder her seçimde kaybettiği belediye sayısı artar. Muğla’da o zaman ciddi yarış olur hem akp hem chp kendine çeki düzen verir rekabet olur üçlü yarış olur. Mersin, Adana yerel seçimlerinde olduğu gibi başa baş yarış olur. şimdi akp bedavadan 2 vekil chp bedavadan 3 vekil bir sürü belediye kazanıyor. akp de yada chp de bir vekil ya da belediye başkanı bağımsız aday olsa 5 bin oy alabilir mi ? şimdi kimin ne kadar oy alacağı belli. alternatif olsa üçlü yarış olsa su 5 tl olamaz yapamazlar göcek tüneli bu kadar pahalı olamaz dolmuş ücretleri bu kadar olmaz. sadece menteşeye 19 trilyon yatırım olmaz. bütün ilçelere eşit yatırım olur. her şey Muğla merkese yapılmaz bütün ilçeler eşit yatırım alır.

salihdemir 07 Ağustos 2017 / 17:51

Muğla CHP örgütleri Belediye Başkanlarının vesayeti altındadır. İl Başkanlığı başta olmak üzere birçok İlçe başkanlığı Belediye başkanlarının vesayeti altındadır. Bu vesayeti kırmak için parti delegelerinin halkla bütünleşen herkesi kucaklayan, parti binalarının halkla dolduğu İl ve İlçe Başkanlarının göreve gelmesi gerekir. Örnek olarak Menteşe İlçe başkanlığına Emin ağabey hariç kimse uğramıyor. Emin abi de inşallah disipline verilip partiden atılmaz. Atılırsa Menteşe İlçe Başkanlığı kapanır. Nedeni Büyükşehir Başkanının vesayetinde bulunan İlçe Başkanları (a) diye eleştireni disiplinle korkutuyor. En son Yatağan Belediye Başkanının tercihi ile Muski’de işe alınan kişiyi Yatağan’da eleştiren CHP’li delege ve üyeler delegeler disiplinle tehdit ediliyormuş. Tehdit ederler tabi CHP İl Disiplin Kurulunun asli görevi doğruları söyleyen, halkı savunanları ceza vermiştir.

Serdar Şatırlar 08 Ağustos 2017 / 00:46

Anlayacağınız; siyaset meslek olmuş…. Başka söze gerek yoktur.