Yurt Severlik Aşısı

Bu haber 05 Mart 2015 - 20:34 'de eklendi ve 916 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Günümüzde dürüstlüğü kutsallaştırmıyorlar.

Kaypak, sinsi olacaksın.
Sevmiyorum kaypak, sinsi tipleri.
Boynumu eğmem. Öleceksem yiğitce ölme felsefesindeyim.
‘O’da, tam bir doğrucu davut.
Bodoslama doğruları söylüyor. Hiç çekinmeden.
Bir devrim yarattı. Beslenme üzerine. Doğruları söyledikçe, tüm dünya şakır şakır, sağlık politiklarını gözden geçirmeye ve yeniden inşa etmeye başladılar.
Bize yumurta yenmez, tereyağı öldürür, et yeme gibi savsataların içinde sağlıklı beslenmeden uzaklaştırmışlardı.
O ise ‘köy tereyağı’ yiyiniz diyor.
Serbest dolaşan tavuk yumurtası ve etini tüketiniz diyor.
Kırmızı et yememizi, kelle paçayı bol bol tüketmemizi söylüyor.
İnsanı hasta eden, un ve şekerdir diyor…
Yemekle ekmek yemeyiniz diyor.
Bir kere herşey doğal olmalı diyor. Yediğimiz ürünler doğal olacak. Yani işlem görmemiş ve iyi üretim teknikleri ile üretilmiş olmalı diyor.
Kahvaltıyı anlatıyor. Vücut için sağlıklı protein önemli, sabahları bol tereyağlı 2 yumurta yenilmesini öneriyor. İstediğiniz kadar peynir yemelisiniz ve kahvaltıda ekmeğin ikamesi, ceviz olmalı diyor. Kesinlikle ekmek ve şekerli hiç bir şey yenmemeli diye bastıra bastıra söylüyor.
Şeker en tatlı zehirdir vurgusu yapmakta.
Zeytin yiyen uzun yaşar ve içindeki vitamin ve minareller bol, çok sağlıklı ve bol bol tüketilmeli diyor. Zeytin yağını bolbol tüketiniz diyor. Ekmek ve şeker yemedikten sonra, her şey sınırsız diye belirtiyor.
Sayın Canan Karatay’ın dediklerini ben can kulağı ile dinliyorum. Ve anlıyorum ki en çokta Canan Hocaya karşı çıkan çetenin, kolestrol ilaçlarını pazarlayan sektörün olduğunu görüyorum.
Kolestrol insan vucudu için çok önemli ve tüm hormonal sistem için gerekli. İlaç sektörleri tüm dünyada olduğu gibi, bizim ülkemizde de çok örgütlü. Sistem avuçlarının içinde.
Bizim bir aşıya ihtiyacımız var ve bu aşının adıda yurt severlik olmalıdır.
Canan Hoca gerçek bir yurtsever ve ezberleri bozdu.
Yayınladığı kitapları ve kamuyu bilgilendirici açıklamaları ile beslenme ve sağlıklı yaşamda çok önemli bir misyon yüklenmiş oldu.
ŞİŞMANLIĞI HAFİFE ALMAYINIZ DİYOR…
Canan Hoca’nın uyarılarının son derece önemli olduğunu düşünüyorum.
Ben de bir sağlık çalışanı olarak öncelikli konum Sağlık Bakanlığı’mızın projelerine sahip çıkmak ve basında bu projeleri bireylere anlatabilmek.
Obezite/diyabet hastalığı nedir sorusuna aşağıdaki yanıtları veriyor Prof. Dr. Canan Karatay;
”Kilo alma, obezite ve diyabet, aşırı karbohidrat tüketme sonucu gelişen yaygın metabolik bozukluklardır. Uzun süre fazla kilolu yaşayan ve gitgide obez olan kişilerde eninde sonunda diyabet hastalığı gelişmektedir. Bu nedenle toplumda genel olarak aşırı kiloları diyabet hastalığı yapıyor ” kanısı yaygındır. Ancak zayıf kişilerin mutlaka sağlıklı olduklarını söylemek doğru değildir. Zayıf olan, yani kilosu fazla olmayan kişiler de yanlış beslenme ve yaşam biçimi sonucu dismetabolik bozukluklar gelişebilmekte, sonuç olarak da karaciğer yağlanması ve bel çevresinde büyüme, göbekte yağlanma oluşmaktadır.
Daha önceleri kabul edilenin aksine, DİYABET bir zengin hastalığı değildir, gelişmekte olan ülkelerde de kötü beslenme ve yaşam biçimi sonucu artık genç, yetişkin her bireyde yaygın bir şekilde diyabet görülmektedir.
OBEZİTE/ DİYABET HASTALIĞI,YANLIŞ VE KÖTÜ BESLENME SONUCU GELİŞEN SAĞLIKSIZ BİR YAŞAM BİÇİMİDİR. DOĞAL BESLENME VE YAŞAM BİÇİMİ DEĞİŞİKLİĞİ SONUCU HER İKİSİDE DÜZELEBİLMEKTEDİR.
İleri yaşlarda ve son zamanlarda gençlerde, çocuklarda dahi sık olarak rastladığımız obezite/diyabet hastalığını klinik olarak tanımlamak gerekirse şu şekilde ifade etmemiz gerekir. Aşağıdaki ifade bu hastalıkların hakikaten en basit ve açık bir şekilde ne olduğunu bize gösterecektir.
OBEZİTE/ DİYABET HASTALIKLARI ÖZELLİKLE DE DİYABET, BİR İNSÜLİN HORMONU EKSİKLİĞİ HASTALIĞI DEĞİLDİR. HERKESİN BİLDİĞİNİN VE GENEL OLARAK KABUL EDİLENİN AKSİNE BİR İNSÜLİN FAZLALIĞI HASTALIĞIDIR.
Diğer bir deyişle, obezlerin gerekse diyabet hastalarının kanında yüksek miktarda İNSÜLİN HORMONU bulunmaktadır ve dolaşmaktadır. Kan insülin miktarları 5 IU/ml’nin üstüne çıkmaya başladığı anda, tüm organizmada dismetabolik bozukluklara ilk adımı atılmış demektir. Obezlerde/ diyabet hastalarında insülin hormonu değerleri yüksek olmasına rağmen, insülin hormonu tam olarak görevini yapamamakta, etkisini gösterememektedir. İnsülin yüksek olduğu halde görevini yapamayınca da doğal olarak kan şekeri yüksek kalmaya devam etmektedir.
Obezlerin/diyabet hastalarının pankreası sürekli bir şekilde insülin hormonu üretir durur, fakat bu üretimin faydası olmaz. Tüm vücut metabolizması alt üst olmuştur ve sağlığa zararlı birçok etki giderek klinik olarak ortaya çıkacaktır.
Kıssadan hisse;
“OBEZİTE/DİYABET HASTALIKLARI BİLİMSEL OLARAK KARBONHİDRAT METABOLİZMASI BOZUKLUĞU İLE İNSÜLİN DİRENCİ HASTALIĞI OLARAK KABUL EDİLMEKTEDİR” diyor CANAN KARATAY…
Bende gelin kendimizi sevelim diyorum.
Gelin sağlığımızı korumak adına, sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam için ne gerekiyorsa yapalım diyorum.
Ve benliğimize bir aşı yapalım, bu da yurtseverlik aşısı olsun…
Sormak isterim ki: Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde İnsülin Hormonu düzeyi bakılıyor mu?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.