YÜKÜMLÜLÜK SADECE YÖNETİME Mİ AİT?

Bu haber 02 Kasım 2013 - 0:00 'de eklendi ve 889 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla merkez ilçede konuşlanan her kim olursa olsun, bir soruya cevap vermek durumundadır.
Madem ki bu kentin ekmeğini yemekten öte her türlü nimetinden istifade ediyoruz.
Başka türlü hareket etme şansımız yoktur.
Kısaca bu konuda her birimiz vebal altındadır.
Sanırım merak ediliyordur.
Edilmemesi olası değil.
Ortada bir vebal var.
Hiç kimse bundan kendini soyutlayamayacağına göre üzerimize bir yerde farz olan yükümlülüğü yerine getirmek kaçınılmazdır.
Bazılarımız ne demek istediğimi kestirse de neden bahsetmek istediğimin altını çizmek istiyorum.
Evet Muğlaspor’dan dem vuruyorum.
Her ne kadar yeri geldiğinde defalarca çağrıda bulunmama karşın bakıp görüldü, pek fazla değişen bir şey yok.
Kayıtsızlık yine had safhada.
Oysa söz konusu olan Muğlaspor’du.
Hani çoğu yıllarda göğsümüzü kabartan.
Bir zamanlar tüm spor otoritelerinin dikkatini çeken takımımız var ya.
Bu nedenle bir kez daha kulübün içinde bulunduğu durumu gözler önüne sermek istiyorum.
Muğlaspor’un maçlarını takip edilenler biliyordur.
Bölgesel Amatör Lig (BAL) 7.grupta mücadele eden takımın şu anki durumu hiçte iç açıcı değil.
Zira puan cetvelinin alt sıralarında bulunuyor.
Evet yanlış duymadınız.
Bir dönem hepimizin gurur duyduğu takımımız, ne yazık ki olmak veya olmamak adına çırpınıyor.
Fedakarca mücadele eden yönetimin elinden daha fazla bir şey gelmediği için kulüp tahminlerin üzerinde zor durumda.
Aynı yönetim, geçmişten kalan borçları ödemeyi ön plana aldığından takıma istim üstünde futbolcu takviye etmesi mümkün olmadı, olmuyor.
Elde avuçta olmadıktan sonra nasıl olsun ki!
Kulüp borç yükü altında olmasa, rutin de olsa gelirlerden transfere yönelebilirdi.
Ama onlar haklı olarak, “kulübün kapısına anahtar vurulmasın” diyerek önce borçları temizleyelim eğilimindeler.
***
Peki, aksini yapsalardı?
Yani borçları ödemek yerine yeniden transfere yönelselerdi ne olurdu?
Bu bilinmez olsa da ben söyleyeyim.
Kulüp kapanmak tehlikesiyle yüz yüze gelirdi.
Belki de kapısına kilit vurulurdu.
Peki bu durum bu kentin sakinlerine rahatsız etmekten öte hepimizin ayıbı olmaz mı?
Bal gibi olur.
O takdirde bu ayıp hepimize yeter de artardı.
***
Şimdi…
Her şeye karşın Muğlaspor’un bu duruma düşmesini istemeyiz.
İstemeyiz ama bu kentin asıl sorumluları olmak üzere her birimize görevler düştüğü de kaçınılmazdır.
Bir kere valilik ve belediye başkanlığı, şartlar çerçevesinde kulübü bu durumdan kurtarmak için adım atmalı.
Kısaca bu iki makam öncülük etmelidir.
Ardından Muğla’da konuşlanan tüm kurum ve kuruluşlar da taşın altına elini koymalılar.
Ve de halk.
Özellikle bu kentin hür türlü nimetinden istifade edenler, kendilerini soyutlamamalı.
Yanı sıra bölge parlamenterleri.
Bilhassa iktidara mensup milletvekilleri, birçok il vekillerinin yaptığı gibi kulübe destek anlamında yardımcı olmalılar.
Sonuçta, bu tür bir yol izlendiği takdirde yeşil-beyazlı takım sorunlardan kurtulur ve geleceğe daha emin adımlarla ilerleyebilir.
Yok eğer, bugüne kadar olduğu gibi söz konusu kişi, kurum ve kuruluşlar, sorumluluk sadece yönetime aittir gibi düşünceyle bizim dahlimiz yok! eğilimi içerisine girerlerse, bilsinler ki vebal altındadırlar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.