Yükselecek Demirel

Bu haber 13 Nisan 2015 - 23:21 'de eklendi ve 1.018 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta sonunda yüreğimizi acıtan elim bir olayla daha yüz yüze geldik.

Kısa bir süre öncesinde kaybettiğimiz birçok dost ve arkadaşlarımızın acısı dinmemişken, bu defa bir yakın dost, candan bir arkadaşımız da hakkın rahmetine kavuştu.

Hem de silinmez izler bırakarak.

Zira o devletin önemli bir kurumunda görev yapmanın ötesinde şairdi.

Söz yazarıydı. Gazeteci ve de TV program yapımcısıydı.

Hayatın her deminde kendine yer bulan meslektaşımız ve de candan arkadaşımızdı Yükselecek Demirel.

Ne var ki o, bir süredir yüz yüze geldiği rahatsızlığından sıyrılıp sağlığına kavuşmasını beklerken, bizleri sonsuz üzüntüler içerisinde bırakarak sonsuzluğa doğru yol aldı.

Oysa geleceğe ümitle bakıyordu.

Rahatsızım ama üstesinden geleceğim inancı vardı.

Bu nedenle kısa bir süre öncesine kadar mutat yaşantısını sürdürdü.

Ta ki geçtiğimiz Cuma gününe kadar.

Ne yazık ki rahatsızlığını gidermek amacıyla bir ümitle gittiği yurt dışından acı haber geldi.

Ve Yükselecek Demirel aramızdan ayrılmıştı.

Oysa kısa bir süre öncesindeki birlikteliğimizde, iyiyim. Ama senden bir isteğim var demişti.

Birlikte televizyon programı yapalım.

Muğla adına dile getirilecek çok önemli ayrıntılar var.

Bende severek dedim.

Ne var ki gerçekleştiremedik.

Programın içeriğini belirlemeyi umarken o, geride tarifi mümkün olmayan üzüntüler bırakarak bu dünyayı terki diyar eyledi.

Kavlimizi yerine getiremeden.

***

Aslında onunla birlikteliğimiz çok uzun yıllar öncesine dayanır.

Turgutreis Lisesinde okuduğumuz seneler.

Biz, bir grup arkadaşımızla daha çok futbola yönelmişken onun benliğini saran duygu başkaydı.

O duygusaldı. Şair ruhluydu.

Bu nedenle, arşivinde yer alan yüzlerce şiir arasında, o yıllarda kaleme aldığı şiirler ve denemelerin yeri başkadır.

Bu özelliğini keşfedenlerden biri o dönemin edebiyat öğretmenlerinden Nevzat Nami Aygüven hocamızdı.

Ne zaman bir fırsat oldu. Yükselecek’in şiir okumasını isterdi.

Bu yönüyle okulun en gözde talebeleri arasında yerini almıştı.

Bugün Büyükşehir Belediye Başkanlığının bitişiğindeki Askeri Gazinonun konuşlandığı, o süreçte Halk Eğitim Merkezine tahsisli binadaki tüm etkinliklerde Yükselecek vardı..

Zira orta dereceli okullar arası faaliyetler burada düzenlenirdi.

Tabi şiir ve münazara yarışmalarının gediklisi öğrencilerden biri yine oydu.

***

O dönemin öğrencileri olarak kimimiz yüksek tahsil için Muğla dışına gitmiştik.

Bazı arkadaşlarımız hayatın kısa yoldan idamesi adına ticarete atılmıştı.

Yükselecek gibi diğer arkadaşlarımız da devletin değişik kademelerinde görev almışlardı.

Böylelikle aradan yıllar geçer.

Geçse de bir süre sonra birçoğumuz tekrar Muğla’ya gelmişti.

Çok sık olmasa da aynı dönem arkadaşlığımızı sürdürmek için çoğu kez bir araya geliyorduk.

Gördük ki Yükselecek, ideallerinden hiçbir şey kaybetmemiş.

Memuriyeti yanında yine şiirler ve makaleler yazıyordu.

Derken şiirlerini bir kitapta toplar.

Emekli de olduğu için farklı arayışlara girmişti.

Muğla’daki yerel televizyon kanalında edebiyat ağırlıklı programlar yapmaya başlar.

“Damla Sanat Akşamları” ismini verdiği TV programları, ilgiyle izlenir hale gelmişti.

Aynı programın içeriğinde şiir vardı, sanatın her dalı vardı.

Yanı sıra yöresel sanatçılar vardı.

Hani dense ki, yerel televizyonlara izin verildiği süreçte halkın en büyük eğlenceleri arasında bu tür programlar vardı. Kesinlikle abartı değildi.

İşte Yükselecek, bu yönüyle de halka bütünleşen birisi haline gelmişti.

Sanatın her yönünü mükemmel şekilde yerine getiriyordu.

***

Ve aradan yıllar geçer.

Geçer ya Yükselecek son dönemde, yaşam iksiri kabul ettiği sanat ve edebiyat dünyasından sanki kopmuştu.

Öğrendik ki haklıymış. Zira rahatsızdı.

Dolayısıyla kendisinde yıllar öncesinin enerjisi yoktu.

Buna karşın elinden eksik etmediği gazetesi ve kitapları.

Her gün karşılaşır sohbet ederken, son günlerde gözükmez olmuştu.

Öğrendim ki, rahatsızlığını gidermek için bir ümit diyerek yurt dışına gitmiş.

Onun sağlık haberlerini beklerken, telefonuma gelen bir SMS her şeyi bitirdi.

Yükselecek aramızdan ayrılmıştı.

O an öğrencilik, memuriyet hayatı ve gazetecilik yıllarımızı düşündüm.

Ne fayda ki artık o yoktu.

Zamansızca aramızdan ayrılıp ebediyete intikal etmişti.

Ve sevgili Yükselecek.

Sen gittin ama geride silinmez izler bıraktın.

Son yolculuğuna uğurlamaya gelen onca dost ve arkadaşların, buğulu gözlerle seni ebediyete uğurladılar.

Toprağın bol, mekanın cennet olsun sevgili arkadaşım.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.