Yüksel Özden’e Dikkat!

Bu haber 25 Temmuz 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.093 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Nasrettin Hoca’nın yorganlı fıkrasını bilirsiniz. “Yorgan gitti, kavga bitti.” diye noktalanır.

Bilindiği gibi Muğla İdare Mahkemesi, Muğla Valiliği kuruluşu MUÇEV tarafından ihale ile kiraya verilen günü birlik alanlarla ilgili “yürütmeyi durdurma” kararı verdi.

Muğla İdare Mahkemesiihaleyi iptal” kararı da verdi mi bilmiyoruz. Bildiğimiz yürütmeyi durdurma kararının ardından günübirlik alanlarla ilgili tartışmaların geri plana düştüğü…

Yorgan gitti kavga bitti mi?

xx        xx        xx

Bu kavga bitmez…

Uzun zamandır bu konuda, bu köşeden tarafların iddialarını, savunularını paylaştık. Bu gün kendi düşüncemi paylaşmak istiyorum.

Muğla’nın günübirlik alanları Muğla Büyükşehir olmadan önce Valilik kuruluşu MELSA tarafından kiraya veriliyordu. Muğla Büyükşehir olduktan sonra MELSA, İl Özel İdaresi’nin tasfiyesi sonucu Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne devredildi. Ancak Valilik MELSA’yı Büyükşehir Belediyesi’ne günübirlik alanlardaki tasarrufunu ortadan kaldırarak devretti.

MELSA’nın yeni Müdürler Kurulu Başkanı ve Büyükşehir Belediyesi Danışmanı Yavuz Kayı, Valiliğin tutumunu “hukuksuzluk” olarak nitelendirerek, günübirlik alanlar üzerindeki tasarrufun MELSA’ya verilmesi gerektiğini savundu.

xx        xx        xx

Büyükşehir Belediyesi Danışmanı Yavuz Kayı’ya Muğla Valiliği kulak asmadı. MELSA’nın yerine, yerel seçimlere kadar MELSA’yı adeta “örtülü ödenek kasası” gibi kullanan Muğla’ya Hizmet Vakfı tarafından MUÇEV adında yeni bir şirket kuruldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü tarafından protokolle günübirlik alanlar üzerinde tasarruf MUÇEV’e bırakıldı. MUÇEV hemen ihale yoluyla kiralamalara başladı.

Ortaca-Dalyan’da İztuzu Kumsalı daha önce Dalyan Belediyesi tarafından işletilirken, işletme CHP’li Ortaca Belediyesi’ne bırakılmayıp AK Parti’nin Ortaca Belediyesi Meclis Üyesi adayına kiraya verilmesi Dalyanlıları, Ortacalıları, çevrecileri ayağa kaldırdı.

Fethiye’de Saklıkent Kanyonu işletmesi yeni kurulan AK Partili Seydikemer Belediyesi’ne bırakılırken, Fethiye-Ölüdeniz sahilleri işletmesinin Demokrat Partili Fethiye Belediyesi’ne bırakılmaması Fethiye’deki meslek odalarını, turizmcileri ayağa kaldırdı.

xx        xx        xx

MELSA’nın açtığı davalar sonucu Ölüdeniz, Dalyan ve Akyaka-Akçapınar sahili ile ilgili İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Aynı mahkeme ihalelerin iptali için de karar verebilir mi?

Bu sorunun yanıtı bizi aşar. Mahkeme ihaleleri iptal edebilir de etmeyebilir de… Yargı devam ederken bu konuda bir şey söylemek istemem, ama bu noktada AK Partisi Muğla Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden’in sözlerine dikkat edilmeli…

Geçtiğimiz günlerde CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir’in Bafa Gölü’nün kurtarılması ile ilgili davetine hassasiyet göstererek herkesi şaşırtan AK Parti Muğla Milletvekili Özden, daha önce günübirlik alanlarla ilgili de önemli bir çıkış yapıp, duyarlılık göstermişti. Unutmadık…

Nedense o çıkış dikkate alınmadı!

xx        xx        xx

Günübirlik alanlar MUÇEV tarafından ihale edilirken, Milletvekili Özden ilk çıkışını sosyal medyada “Plajlar Halka Verilmeli.” mesajı ile yaptı. Konu basında tartışılmaya başlanınca Milletvekili Özden’den şu mesaj geliyordu:

Plajların işletilmesi konusunda hiç kimse beceriksizliğini siyasete mal etmesin. Kimse rantın çıkarın üzerine siyaset etiketi yapıştırmasın.

Plajların işletilmesinde beceriksiz olan; rantın çıkarın üzerine siyaset etiketi yapıştıran veya yapıştıranlar kimlerdi? Bunlar yanıtı beklenen sorular.

Haziran’ın son günleriydi. O günlerde Milletvekili Özden’in sosyal medya aracılığı ile “Plajların işletilmesi ihalesi beceriksizlik örneğidir. Yanlışlar, ihmallerle doludur. İlgili mercileri aradım itiraz ikaz ve isyanımı ilettim.” şeklindeki mesajı gündeme düştü.

Bu sözler çok tartışılmadı. Ama ilginçtir bu sözlerin ardından Muğla İdare Mahkemesi’nin kararları gelmeye başladı.

Sanırım Milletvekili Özden işin oraya varacağını görebiliyormuş ve birilerine göstermeye çalışmış. Adeta uyarıda bulunmuş!

xx        xx        xx

Gelinen noktada sorulması gereken soru ise şu:

Yargı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü’nün MUÇEV ile yaptığı protokolü iptal edip, protokolün MELSA ile yenilenmesini sağlayabilir mi?

Sanmam…

Hiç kimsenin, özellikle Sayın Yavuz Kayı’nın görmediği veya görmezden geldiği kıyıların, günübirlik alanların kime ait olup olmadığı…

O alanlar MELSA’nın değildi. MUÇEV’in de değil! O alanlar Devlet’in, yani kamunun… Kamu adına o alanlarda yetkili olan ise Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü… Bu Genel Müdürlük o alanlarla ilgili yetkisini yerelde ister Valiliğe, isterse Büyükşehir’e devredebilir. Nitekim Antalya’da yetki Büyükşehir’de…

Bu nokta da “Muğla’da da Büyükşehir’e devredilmelidir” denilebilir. Zaten deniliyor. Bir bakıma bunun kavgası veriliyor… (!)

Peki, yetki Büyükşehir’e devredildiğinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün günübirlik alanları halkımıza peşkeş çekebilir mi?

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel kıyılarını halka peşkeş çekti!

xx        xx        xx

Sorun işte bu… Tartışılması gereken bu; kıyaların kime peşkeş çekilip çekilmeyeceği… Baştan beri Milletvekili Özden’in tersine ihaleleri savunan AK Parti İl Başkanı Nihat Öztürk ihalelerle ilgili Muğla İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurmasının ardından “Belediyeler girişten ücret almasınlar” demeye başladı… Oysa MUÇEV’in ihale ettiği Akbük’te girişten ücret alınıyordu. Hala da alınıyor!

Sorun apaçık ortada… Dün MELSA ile günübirlik alanlardan ekmek yiyenler, o ekmeği MUÇEV ile yemeye devam etmek istiyorlar. Muğla Büyükşehir Belediyesi’de “Hayır. MELSA bizde olduğuna göre, ekmeği biz yeriz.” diyor.

Oysa “sosyal demokrat bir belediye olanMuğla Büyükşehir BelediyesiEkmeği ben yerim” demek yerine “Kıyılar halka açılmalıdır” demeliydi…

xx        xx        xx

Bence günübirlik alanlar Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmemeli… Çünkü yerel seçimler öncesi MELSA düzeni aynen devam edecek!

O alanlar Muğla Valiliği’nde kalmalıdır. Valilik bu alanları Antalya Büyükşehir belediyesi gibi halka peşkeş çekmelidir.

Muğla Milletvekili Yüksel Özden’in dediği gibi plajlar halka verilmeli…

Sahillere, günü birlik alanlara girişten, şemsiye, şezlongdan, tuvalet ve duştan para almazsınız… Bu hizmeti Valilik Muğla’ya Hizmet Vakfı verir ve günübirlik alanlarda büfe, kafeterya işletme hakkı da Vakfın olur… Benim düşüncem bu… Büyükşehir Belediyesi “Ben böyle yaparım” diyorsa ona verin!

Ki unutmayalım. Kıyı Kanunu’na göre Kıyı Kenar Çizgisi 100 metreden başlıyor. 100 metre içine şemsiye dikebilirsiniz, ama çivi çakamazsınız. O 100 metreyi kiraya da veremezsiniz…

xx        xx        xx

Bir de okurlardan gelen soru var. Diyorlar ki, Tüm kıyılarda şezlong, küçük su 2.5 lira. Çay 5 lira. Sözde halka açık… Otellerin, derneklerin, kulüplerin işgalinde… Bu yüzden Bodrum’da Kaymakamın başına gelenler ortada. Kıyıları sadece işletmeler değil, sitelerde (eski kooperatifler) işgal etmiş durumda… Yok yelken kulübü, yok yüzme ihtisas kulübü gibi derneklerle dışarıdan gelen olursa ‘üye olmayan giremez’ deniliyor.

Lütfen günübirlik alan kavgası verirken, başınızı kaldırıp bu soruna da çare olun…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reşat öztepe 25 Temmuz 2014 / 12:55

Gocaman;okuduğum ve öğrendiğime göre Kıyı kenar çizgisi vardır yaklaşık da 100 metredir.ne yapılacak ise bu 100 metreden sonra yapılmalıdır.Amma yıllarca herkesin de gördüğü bir hadise vardır ki,bir yatırım yaptınmı,önü arkası,sağı solu kendi malı gibi davranıyor.Kıyılarımızın hepsi istisnasız halka açılmalıdır.