Yönetmeliği’ne uyuluyor mu?

Bu haber 23 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 3.244 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’ne uyuluyor mu?
 
Özellikle kış mevsiminde çok sık  hastalık geçirmekteyiz. Kış aylarında hastalık etkeni mikropların doğada görülme sıklığı da artmaktadır. Kapalı yerlerde (okul, kreş, kışla, işyeri vb) uzun süre kalınması, buraların iyi havalandırılmamaları, soğuğun vücut direncini düşürmesi, yetersiz-dengesiz beslenme ve bazı çok iyi bilinmeyen mekanizmalarla kış aylarında ÜSYE görülme sıklığı artmaktadır. Ayrıca da kirli şehir havası da hastalıkları tetiklemektedir.
Bu hastalıkları yaşadığımız dönemde bir takım hastalık belirtileri ortaya çıkar. Yüksek ateş bu belirtilerden bir tanesidir. Elimizden hiç düşmez derece (ateş ölçer). Sıklıkla ateşimizi ölçeriz. Ama elimizden düşürür ve de kırarsak son derece toksik olan cıva elimizde kalır, çünkü ateş ölçtüğümüz derecenin içinde cıva vardır.
Toksik ve zararlı olduğunu bilmediğimiz için, neler yapmamız gerektiğini de bilemeyiz. Şimdiler daha yeni olarak Sağlık Bakanlığımız civalı ateş ölçerlerin kullanımını yasakladı.. Ama evlerimizde cıvalı ateş ölçerler var…
Cıva doğada yaygın olarak bulunan bir metaldir.Günlük yaşamda pek çok yerde kullanılmaktadır. Cıva elektriği ilettiği gibi diğer metallerle kolayca alaşım oluşturduğu için evde ve okulda pek çok araç gerecin içeriğinde bulunmaktadır. Buna bağlı olarak da evlerde ve okullarda cıva saçılımına neden olan kazalar ortaya çıkabilmektedir.
Avrupa Birliği kaynaklarında civanın insanlara, ekosistemlere ve doğal yaşama yüksek derecede toksik bir madde olduğu vurgulanarak, yüksek dozlarının insanlar için öldürücü olabileceği ancak, göreceli olarak çok düşük dozlarında ağır sinir sistemi bozukluğu ve toksisitesi çıkabileceği belirtilmiştir. Az miktardaki cıva bile, kapalı ortam havasında zararlı etkilere yol açabilmektedir.
Civanın tehlikeli oluşu buharlaşma özelliğinden ileri geliyor. Ateşimizi ölçmeye çalışırken kırılan derecedeki cıva etrafa saçılarak ve de sonrasında oda sıcaklığında buharlaşarak kırıldığı mekandaki odaya karışıyor. Oradan da teneffüs yoluyla aynı mekandaki canlıların vücuduna girmektedir. Fazla miktardaki cıva böbreklerde ve karaciğerde tahribata sebep olmaktadır.
Cıvanın ortamdan temizlenmesi önem arz etmektedir. Bunun için bireylerin bilinçlenmesi önemlidir. Çocuklarımızın yaşamlarının büyük kısmı okullarda geçmektedir. Cıva ile karşı karşıya kalmaları olasılıktır. Okuldaki eğimcilerimizin de kimyasallarla ilgili, sağlık bilgi düzeylerinin yüksek olması önemlidir. Çocuklarımızı her türlü tehlikeden ve kimyasal zararlıların etkilerinde korumalarında etkin olurlar..
Bilindiği gibi, cıva çok yönlü kullanılan bir metaldir. 2000 den fazla ticari ve endüstriyel araçta cıva kullanımına rastlarız. Cıva kullanılan yerlere bazı örnekler verirsek; termometre, barometre, vakum tulumbaları, cıva buharlı ve flüoresan lambalar ve pillerde kullanılır. Ayrıca aynaların sırlanmasında ,altın ve gümüş üretiminde, tıpta tedavi maddesi olarak cıvadan faydalanılır. Cıva ayrıca, bazı elektrik devre anahtarlarında da kullanılır. Hastanelerde de fazlasıyla kullanılan cıvalı aletler vardır. Sağlık Bakanlığımızın cıvalı araç ve gereçlerle ilgili ulusal bir politikası yoktur, fakat ivedilikle politika oluşturup tüm ülkede işler hale getirmelidir… Sağlık Bakanlığına düşen görevler kadar Milli Eğitim Bakanlığımıza da görevler düşmekte.. Okullarda çocuklarımızın sağlığının koruması için doğru politikalar hayata geçirmelidir..
Okullarımız da tehlike büyük ve cıva saçılımın da neler  yapılmalıdır, bilmiyoruz ve sistemde uyulacak talimatlandırma yok.. Eğitimcilerimiz lütfen, çocuklarımızın sağlığının korunmasında etkin olalım…
Ve cıva saçılımında neler yapmalıyız? 
Kauçuk ya da lateks eldiven giyilerek temizlenmelidir. Giysilere ve ayakkabılara cıva bulaşırsa atılmalıdır. Saçılım alanı boşaltılmalı odaya giriş ve çıkış engellenmelidir. Havalandırma ve ısıtma sisteminin kapatılması, gerekmektedir. Isı artıkça cıva buharlaşmakta, buharlaşan cıva solunumla vücudumuza girerek toksik olmaktadır. Saçılımın olduğu mekan çok iyi havalandırılmalıdır. Havalandırma en az 2 gün sürmelidir.
Cıva temizliği yapıldıktan sonra eldivenler çıkartılarak plastik torbalara konulmalı, cıva ile kirletilmiş diğer malzemelerde aynı işlem uygulanmalıdır.                                                        Ayrıcada, her yıl binlerce cıvalı floresan lamba takıldığında, neredeyse aynı sayıda lamba çöpe atılmaktadır. Her geçen gün, bu lambaların geri kazanımı için sorunlar artmaktadır. Atılan lambalar cıva içerdiği için,Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’ne göre tehlikeli atık sınıfına girmekte ve bu yönetmeliğin gereklerine göre tehlikeli atıklar için dizayn edilmiş bertaraf tesislerinde işlem görmelidir. Flüoresan lambaların geri kazanımında amaç hem tehlikeli atıkların uygun şekilde geri kazanımı hem de  kaynakların (cam, metal vb.) geri kazanımıdır. Pillerinde aynı şekilde işlem görmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, cıva son derece toksik bir elementir. Kullanımı ve zararları ile ilgili temel uyulması gerekli kurallar ve talimatlar olmalıdır. Kimyasal atıklarda çok önemlidir. Çöplere atılan pillerin içindeki kimyasal maddeler toprağa ve suya karışarak, bizlere birer zehir olarak geri dönecektir. Kullan-At piller yerine yeniden doldurulabilir pilleri kullanmalıyız. İnsan sağlığına zararlı kimyasal maddeler içeren temizlik ürünleri yerine doğal bileşenlerden oluşmuş ve çevreye zararlı olmayan ürünleri tercih etmek gerekir.
Her konuda olduğu gibi toplumsal bilgi düzeyimizi arttırmamız gerekmektedir. Toplum sağlığını korumak tüm kurumların öncelikli hedefleri olmalıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.