Yönetenlerin barış ve işbirliği…

Bu haber 09 Ocak 2010 - 0:00 'de eklendi ve 650 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

2009’dan neler kaldı?
Yakın zamandan aklıma geliveren Mimarlık Haftası etkinliklerini unutmam mümkün değil. Bir de Muğla’nın “vilayet” oluşunun 100’ncü yıldönümüne hazırlık için Muğla Valiliği’nin ev sahipliğinde merkezi Ankara’da olan MEÇEV (Muğla Eğitim ve Çevre Vakfı) tarafından Muğla Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “arama konferansı” geliveriyor.
Bunlar Muğla’nın ilkleriydi. O ilklerden biri de Muğla’da kazı veya yüzey araştırması yapan heyetlerin temsilcilerinin veya başkanlarının Muğla’da ilk kez düzenlenen “Arkeoloji Sempozyumu”nda bir araya getirilmesi oldu.
2009’dan belleklerimizde kalan aslında pek çok başarı etkinlik ve iş var, ama bu üçü Muğla’nın ne olduğu ve ne olması gerektiği bakımından çok anlamlı…
xx xx xx
Muğla’nın vergi rekortmenleri her sene Ticaret Odaları tarafından ödüllendirilir. Üç yıldır ödül töreni il genelinde, bir ilçenin Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. İkincisi geçen yıl Marmaris’te yapıldı. İlki bir önceki yıl Fethiye’de ilçenin Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilmişti…
Fethiye’de ödül töreni gecesinde protokolde Muğla Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün otururken, Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçı yoktu. Soruşturdum, meğer Başkan Saatçı ile Ticaret Odası Başkanı Akif Arıcan’ın arası iyi değilmiş.
İki başkanın araları hala iyi değil!..
Belediye başkanı ile oda başkanının anlaşamadığı bir ilçede hangi işten hangi hayrı beklersiniz?
Tabi ben bu iki başkanın aralarında ne var diye de merak ettim. Hiçbir şey de yokmuş. O zaman neden?…
Ve neden birileri çıkıp bu iki başkanı anlaştırmaz?
xx xx xx
Mimarlar Odası Muğla Şubesi tarafından düzenlenen “Mimarlık Haftası” etkinlikleri çerçevesinde, Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak, Muğla Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün ve Muğla Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Atilla Yücel “Yerel Yönetimler Gözüyle Muğla Kentsel Sit Alanına Bakış, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı söyleşide bir araya geldi.
Rektör Prof. Dr. Şener Oktik bir başka yerde olduğu için yerine Prof. Dr. Atilla Yücel gelmişti. Keşke Prof. Dr. Oktik gelebilmiş olsaydı…
Ama o gün üç kurumun; Valilik, Belediye ve Üniversite’nin yan yana gelebilmiş olmaları ve ilk kez bir valinin böyle bir etkinlikte küçük bir konuma yapıp, mazeret göstererek salondan ayrılmamış olması çok önemliydi.
O gün “Muğla’nın iki yakası bir araya geldi” diye çok sevinmiştik…
xx xx xx
Bu anlamda MEÇEV’in düzenlediği arama konferansı da çok önemliydi.
Muğla, 2013 yılında “vilayet” oluşunun 100. Yılını kutlayacak. MEÇEV Muğla’nın 100. yılına çok önemli bir projeye imza atmış olarak girebilmesi için Muğla Valiliği’nin ev sahipliği ve desteğinde Muğla Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği arama konferansına, ilin tüm yerel yönetim temsilcileri ile meslek odası ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerini davet etmişti.
Gelebilenlerle yapılan “aramada” ortaya çıkan en önemli sorun, “Sektörler arasındaki anlaşmazlık” ve “Muğla’nın kolektif iş yapamaması” olarak ortaya çıkmıştı…
xx xx xx
Vali Dr. Ahmet Altıparmak’ın talimatıyla Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından Muğla’da ilk kez gerçekleştirilen “Arkeoloji Sempozyumu”nda da sanki Muğla’nın uyuyan devlerinden biri uyandırılmıştı.
Sanki bir anlamda bir başka türlü kavga sona erdirilmeye, arkeologlarla, kazı heyetleriyle Muğla tanıştırılmaya çalışılmıştı.
xx xx xx
Bu üç olay Muğla’nın en çok neye ihtiyacı olduğunu ortaya koyuyor.
Muğla, öteki illerimize göre hemen her şeye sahip çok şanslı bir il.
Muğla’nın en büyük şanssızlığı ise, Muğla ilinin yönetenlerinin, kanaat önderlerinin yan yana gelip bir “ortak akıl”, “sinerji” ve “birlikte iş yapma hareketi” yaratamaması…
Sanki tüm kurum ve kuruluşlarımız, meslek odalarımız, sivil toplum örgütlerimiz “üretim” için değil “yönetim” için yarış halinde!!!
xx xx xx
Aynı zamanda Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi olan Muğla Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Yusuf Kayacık geçenlerde ziyaretime geldi. Uzun zamandır benim de Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Karakuş ile aram yok!… Kayacık, “Neden?” diye sordu. Benim açımdan bir sorun olmadığını belirterek, “Keşke sayın başkan Muğla Belediyesi’nin kuklası gibi görünmese…” demeye kalktım. Kayacık, bu defa, “Ticaret Odası ile Muğla Belediyesi’nin kavga etmesini mi istiyorsun?” diye sordu.
Muğla Ticaret ve Sanayi Odası ile Muğla Belediyesi’nin “kavga etmesi” ne bana, ne Muğla’ya bir yarar sağlar!
Böyle bir şeyi istemesi için insanın ya geri zekalı yada kötü niyetli olması lazım.
xx xx xx
Kimse hiç kimse ile kavgalı olmamalı. Kimse kimsenin de “hıh deyicisi” olmamalı…
Herkes neyi, nereyi temsil ettiğini ve nerede durması gerektiğini bilsin yeter…
Elbette “evet”lerimiz kadar “hayır”larımız da olacak. Önemli olan “ortak aklı” yakalamak.
Umarım 2010’da bunu beceririz. Umarım, 3 yıl sonra Muğla’nın vilayet oluşunun 100. yılını layıkıyla kutlarız…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.