YÖK ‘Tek Tur’ Mu Dedi? « Hamle Gazetesi

YÖK ‘Tek Tur’ Mu Dedi?

Bu haber 21 Nisan 2018 - 1:47 'de eklendi ve 1.691 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Akdeniz Üniversitesi öğretim üyelerinden Fehime Ergün önceki gün sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı:

Dünya şöyle bir yer anladığım;

Sinsiler zorbaları yüceltiyor, üçkağıtcılar, hırsızlara cömert davranıyor.

Yalancılar sapıklara güzel şarkılar söylüyor.

Bunlara karşılık çulsuzlar garibanları dolandırıyor, dindarlar inançlıları lanetliyor, mazbutlar, iffetlilere tecavüz ediyor.

Kötü kendini ilkesel ve pratik bir iyilikle ikame ediyor. İyilik ise sınayıcı ve bedel ödetici bir örüntü içinde KENDI İDEALLERİNİ yıkarak yol alıyor. Şeytan bunun neresinde mi, o kutsal kitaplardan alıntı yapıyor. Meleklerse görmezden geliniyor

Katılmayabilirsiniz, ama iyi bir gözlem, iyi bir çözümleme ve iyi bir özet…

Bu paylaşımdan bir gün önce sosyal medyada en çok paylaşılan ve tıklananlardan biride şöyleydi:

Biri çıktı, ‘çıkarın kağıtları erken seçim yapacağım’ dedi

 

xx        xx        xx

Evet erken seçim kararı alındı. Gerçi henüz parlamentodan karar çıkmadı, ama öyle işte.

“Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi”ni uygulamaya geçirmek üzere 26 Haziran 2018’de yeni Cumhuriyet’in Cumhurbaşkanı’nı seçiyoruz.

Oysa ne zaman “erken seçimden” söz edilse, “Hayır” deniyordu. “Erken seçim ihanettir” bile denmişti.

Tabi teklif Devlet Bahçeli’den geldi. Herkes damdan düşmüşe döndü. Hatta kısa bir sürede olsa, Bahçeli’nin çağrısı AK Parti çevrelerinde kuşkulara ve gerilime de neden oldu. Bahçeli için “AK Parti içindeki Truva atı” nitelemesi yapılarak, “Ecevit’i götüren Bahçeli şimdide Erdoğan’ı götürüyor” diyenler çıktı…

Bahçeli’nin bu teklifi “Akşener’den elde kalan MHP’lileri daha fazla birlikte tutamayacağı” telaşı ile yaptığını öne sürenlerde oldu.

Yine de “Seçimler zamanında yapılacak” demesi beklenen Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, kısa sürede bir değerlendirme yapıp, şu ifadede bulundu:

“… bizim tercihimiz hep milletimize verdiğimiz taahhüde uygun şekilde 2019 Kasım’ındaki seçimlere kadar dişimizi sıkmaktan yana oldu. Ancak gerek Suriye’de yürüttüğümüz sınır ötesi operasyonlar, gerek Suriye ve Irak merkezli olarak bölgemizde yaşanan tarihi önemdeki hadiseler, Türkiye’nin bir an önce belirsizlikleri aşmasını zorunlu hale getirmiştir.

 

xx        xx        xx

Daha “uyum yasaları” çıkacak. Nasıl yetişir bilemem, ama bugün yarın TBMM’den de karar çıkacaktır… TBMM’ne kanun teklifi götürülürken, Yüksek Seçim KuruluHazırız” dedi.

YÖK te Yükseköğretim Kurumları Sınavını (YKS) 30 Haziran 2018–01 Temmuz 2018 tarihlerine erteledi. Hemen sosyal medya paylaşımlarından espri geldi:

YÖK’e göre Cumhurbaşkanlığı seçimi tek turda tamam

Öyle mi olur? Seçim ya ikinci tura kalırsa, bir hafta sonra YKS sınavı nasıl olacak?

Soru çok, sosyal medya ise iki gündür sallanıyor… Mizah tavan mı yaptı, dip mi yaptı bilmiyorum… Erken seçim kararını “zina” durumlarıyla kavramsallaştıranlar bile çıktı.

Toplumumuzda “Eğer düğün aceleye geldiyse, gelin kesin hamiledir” sözünün yaygınlığı anımsandı… Tabi işi daha ileri taşıyanlarda çıktı. Bir sosyal medya kullanıcısı “Umarım sırada ‘tecavüz’ deyimleri yoktur.” diye tepki gösterirken, bir başkası gelinin durumuna açıklık getirmeye çalışarak bombayı patlattı:

Bu durum tecavüz de olabilir… Gelinin istekli olduğuna dair bir emare var mı?

Yoksa “Baskın seçimin” mizahi anlatımı mı bu?

Bilen mi var… Güldük. Gülüyoruz…

 

xx        xx        xx

Erken seçimin mizahı bir yana, kararı Devlet Bahçeli mi kim aldırdı belli değil!

Erken seçim kararı ile ilgili bir gazeteci arkadaşımız iki gündür “Ben bildim, ben bildim” diye yaygara yapıyor.

Ne olacak yani, sanki bilene ödül, bilmeyene ceza verilecek?

Ben bilemedim… Uzun zamandır bu köşeden “erken yerel seçim” beklentisi üzerine yazılar yazıyoruz. Bir arkadaşımız da “2019 seçimlerine ve takvimine göre bugüne kadar kaleme alınan tüm yazılar dün saat 16 itibariyle dönemsel hükmünü yitirdi.” diye yazdı.

Ben o kadar da değil diyorum. Hele şu seçim geçsin, “Nerede kalmıştık” diye devam ederiz. Aslında pek değişen bir şey de yok hani… Nasılsa herkes “maymuncuk” gibi her yere aday… Onları bir sonraki yazımda ele alırız.

 

xx        xx        xx

Cumhurbaşkanlığı seçiminin erkene alınacağı kehanetinde bulunan ilk kişi Eski Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın kurucusu olduğu ANAR Araştırma Şirketi Başkanı İbrahim Uslu’dur. 22. dönem AK Parti Milletvekilliği ve MKYK Üyeliği yapan Zeynep Karahan Uslu’nun da eşi olan İbrahim Uslu haftalar önce Yörünge Dergisi’nden Mürselin Tan’ın sorularını yanıtlarken Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yakınlığıyla bilinen ANAR Başkanı İbrahim Uslu, taşeron düzenlemesinin, iktidar partisinin kongrelerini erkene almasının bir hazırlığa işaret ettiğini, MHP içi dinamiklerin AK Parti’yle nişanlılık sürecinin uzamasından rahatsız olduğunu, AK Parti’nin yerel seçimlerde genel seçimlere nazaran 7-8 puan daha az aldığını ve bu tabloyu göğüsleyemeyeceğini belirterek şöyle demişti:

Temmuz’da karar verilir. Üçüncü havalimanı da açılınca bu havayla yani Kasım 2018’de erken seçime gidilir

Demek ki Temmuz’da karar alıp, Kasım’ı beklemeye tahammül kalmamış…

 

xx        xx        xx

Şimdi ne olacak?

Bu seçim Kasım’da olsaydı “erken seçim” derdik. Şimdi “baskın seçim” ile karşı karşıyayız. AK Parti çamaşırı yıkamış, ipe serip, kurutmuş vaziyette… Muhalefetin çamaşırı henüz leğende… Hele CHP, daha renklilerle beyazları ayırmakla meşgul…

Ama muhalefetin şimdi kalkıp “Bu bir baskın seçim”, “Biz daha hazır değiliz”, “İttifak yapacaktık” gibi yakınmalarda bulunmaya, sızlanmaya da hakkı yok.

Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliydi…

Hem seçim tarihinden bir yıl önce “Cumhur ittifakının” ne anlamı olabilirdi ki? Ayrıca iktidar “Yok” dedikçe “Var” diye erken seçimi dillendiren muhalefet olmadı mı? En önemlisi CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu gurup toplantılarında “Hodri meydan” demiyor muydu?

Şimdide demezler mi; Buyur o zaman işte seçim…

Baskına uğramış bir şaşkınlık içinde ve birazda bunu bahane ederek “parti içi muhalefeti” kulak arkası edip atayacakları adaylarla umutsuzluk ve karamsarlık içinde genel seçime giderlerse şimdiden kaybetmiş olacaklardır… Cumhurbaşkanlığını da…

 

xx        xx        xx

Muhalefetin kazanma şansı yok mu derseniz, erken seçim kararı ile muhalefet için “ittifak şansı” azalmış görünüyor, ama seçmen sandıkta ittifak yapabilir… Ayrıca Bahçeli, Muğla’da meydanları dolduran Akşener’den boşuna ürküyor olmamalı!

Bu erken seçim kararının bir de İYİ Parti’nin seçime sokulmaması için alındığı konuşuluyor.

Ben buna inanmak istemiyorum. Böyle bir şeyi Bahçeli düşünmüş olsa bile Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ne Siirt’ten milletvekili olarak girmesinin dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal sayesinde gerçekleştiğini, Baykal’ın “Demokrasi için” dediğini unutmuş olamaz… Zaten Yüksek Seçim Kurulu da (YSK) internet sitesinden böyle bir şey olmadığını da açıkladı.

2019’a gidilirken AK Parti’nin en önemli handikapı ise bence bozulan ekonomi filandan çok hala FETÖ’nün “siyasi kanadının” açığa çıkarılmamış olmasıdır.

Muhalefet tarafından zaman zaman değinilen bu konu vatandaşlar arasında sorgulanan bir konu…

AK Parti erken seçim kararı ile bu kamburdan da kurtulmak istemiş olabilir.

Ancak seçim için şimdiden bir öngörüde bulunmak ise erken. Seçim ortada…

——————————                                                         —————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın.

ÇİVİ

En çok milletvekili adayının yeni seçim yapan MUTSO’dan çıkması bekleniyormuş.

Beni Bi Gülmek Aldı:))))

—————————————————————————————————————

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.