YİNE YATAĞAN

Bu haber 09 Eylül 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.298 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bu köşede en fazla kalem oynattığım yerleşim birimlerinden biri Yatağan oldu.
Bazı ilçeler karşı çıksa da buna neden, aynı ilçenin pek çok alanda ilklerin öncüsü olduğu gibi imrenilecek bir dayanışma örneği sergilemesiydi.
Öyle ki ne zaman bir etkinlik söz konusu oldu.
7 den 70’şe halk el ele vererek, en güzel şekilde gerçekleşmesini sağladı.
Tabi bunda Belediye Başkanı H. Haşmet Işık’ın ön ayak olması kadar ilçede konuşlanan sivil toplum kuruluşlarının katkısı yadsınamazdı.
Yanı sıra halk.
Hal böyle olunca elbette Yatağan dikkatleri üzerinde toplardı.
Dolayısıyla bu kentte görev üstlenen basın mensupları olarak, bu tür bir farklılığı görmemezlikten gelemezdik.
Aksi halde, görevin layıkıyla yapıldığı söylenemezdi.
Bizde, aynı ilçede ne zaman ayrıcalıklı bir gelişme oldu.
Büyük bir mutlulukla kalem oynatmaktan çekinmedik.
İlçe bünyesinde toplum yararına gerçekleştirilen ne gibi etkinlik varsa, başkaların ilgi ve bilgisine sunduk.
Dedim ya bu durum üstlendiğimiz görevin bir gereğiydi.
***
Şimdi…
Yatağan ilçesinin hangi alanda yeni bir ilke daha imza attığını geçmeden biraz geçmişe yönelelim.
Aynı ilçe diğerlerine göre nasıl bir ayrıcalık göstermişti de gündemden hiç düşmedi?
Bir kere, Türkiye’nin geleceği için olmazsa olmaz kabul edilen eğitim ve öğretim adına, imkanları sonuna kadar zorlayarak, Meslek Yüksek Okulunun yer tahsisini gerçekleştirdiler.
Hem de küçümsenmeyecek bir alanın tapusunu vermek koşuluyla.
Gerçi aynı yüksekokul bünyesinde yer alan değişik branşların yer etmesi için maddi bağlamda bir takım sıkıntılar çekilmiyor değil.
Buna karşın yüksekokul yaptırma ve yaşatma derneğinin cansiperane çalıştığı gözden kaçmıyor.
İlişkin olarak geleneksel hale getirildiği için her yıl yapılan deve güreşlerinden elde edilen gelir, tereddütsüz eğitim adına tahsis ediliyor.
Ve de geleneksel hale getirilen Kültür ve Sanat Şenliği.
Her yerde benzer düzenlemeler yapılmakta ise de hiçbiri Yatağan’ın seyirci kitlesine ulaşamıyor.
Bu ilçeyi ayrıcalıklı yapan sadece bu ayrıntılar olsa.
Muğla merkez ilçe dahil hiçbir ilçede, çağın gereği olarak kabul edilen kanalizasyon ünitesi yok iken, Belediye Başkanı H.Haşmet Işık’ın özverili çalışmaları sonucu aynı ünitenin tesis edilmesi, farklılığı ortaya çıkaran bir başka olgudur.
Neticede daha neler var ki Yatağan’ı hep ayrıcalıklı kıldı.
***
Bu defa bir başka ilke imza atması, aynı ilçe hakkında yazılan ve çizilenlerin afaki olmadığının göstergesinden başkası değil.
O da Türkiye’nin pek çok kentinde sorun olan önemli bir girişimin mutlulukla neticelendirilmesidir.
Hepimiz biliyoruz ki, diğer kentlerde olduğu gibi Muğla’da da 2B denen bir olay var.
Bu orman vasfını kaybetmiş arazilerdir.
Dolayısıyla aynı vasıftaki araziler, çok uzun yıllara dayanan bir süreçte yöre halkı tarafından kullanılmaktadır.
Ama tapu kaydı yoktur.
Bunun yerine zilyet söz konusudur.
İşte bu durumu çözmek için çaba gösteren iş başındaki AK Parti Hükümeti, 2B statüsündeki arazilerin satışına karar verir.
Verir ya çoğu yerlerde arazi rayiç bedelleri, onca yıl buraları kullananların bütçesini aşmaktadır.
Bu tür bir durum karşısında halk endişelidir.
Acaba, yıllar boyu ekip biçtiğimiz araziler elimizden çıkacak mı? derler.
Her ne kadar, hükümet kullanım hakkı olanlara bir takım kolaylıklar getirse de yüksek rant içeren yerlerde, halkın endişesi giderilmiş değildir.
Aynı durum Yatağan için de söz konusu olmasına karşın, şimdi gözlüyoruz ki büyük oranda meseleyi çözmüşler.
İlçe Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven ve Belediye Başkanı H.Haşmet Işık’ın öncülüğünde sürdürülen girişimler neticesinde, % 90 itibariyle mesele çözüme kavuşunca vatandaş tapularını alıyor.
Bunun üzerine Kaymakam Tanrıseven;
Pek çok bölgede tartışma konusu olan orman vasfını yitirmiş araziler adına Yatağan mutlu sona ulaşmıştır. Bu da Türkiye’de ilkler arasına girdiğimizin göstergesidir.
Yıllardır kullandıkları arazilerin ellerinden alınması korkusuyla yaşayan halk ise;
Artık rahat uyuyabileceğiz. Zira bu araziler bize dedelerimizden miras kaldığı için yüzyıllardır kullanıyoruz.
Şimdi…
Böylesine bir mutluluk, Yatağan’ın bugüne değin hep ilklere imza attığının göstergesinden başkası değildir.
“Yine Yatağan” derken haksız mıyım?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Yatağanlılar 09 Eylül 2013 / 19:27

İamail bey ,haşmet ışık’ı övmek için baya zoraki bir yazı olmuş. Gerçek şudur ki YAtağan haşmet ışık zamanında yerinde daymış, hizmet alamamıştır. Haşmet ışık Yatağan’ın sırtındaki kamburdur. Yatağan’ın haşmet ışıktan biram evvel kurtulması gerekmektedir.yatağan konusuna yeterince vakıf değilsiniz maalesef . Gelin Yatağan halkına bir sorun.