Yine Umduğumuzu Bulamadık

Bu haber 11 Eylül 2014 - 10:51 'de eklendi ve 879 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türk Futbolu adına bir realite var ki yadsımak olası değil.

Saman alevi gibi parladığımız bazı yıllar hariç, ne yapsak ne etsek de bir arpa boyu yol alamıyoruz.

2016 yılında Fransa’da yapılacak olan “EURO 2016” Futbol Şampiyonasına çok kötü başladık.

Aksi düşünülemez.

320 bin nüfuslu bir ülke karşısında, futbol deyimiyle sürklase olduk.

Evet yanlış değil.

Türk Milli Takımı, komşu ilimiz Aydın kadar nüfusa sahip bir ülke karşısında hiç bir varlık gösteremedi.

Futbol tutkunu bir ülkenin bireyleri olarak bizleri asıl kahreden, hiçbir oyuncunun kendisinden bekleneni verememesi.

Oysa bu oyuncular, ülkemizin en gözde futbolcuları olarak milli takıma seçilmişlerdi.

Dolayısıyla her birinden beklenen, sırtına geçirdiği ay yıldızlı formanın hakkını vermeleriydi.

Ama veremediler.

Veremedikleri için şok bir skorla sahadan ayrıldılar.

***

Yine de şu denebilir.

Bir maç, ölçü olamaz.

Doğrudur.

Doğrudur da eğer sizin milli takımınızdaki tüm oyuncular beklenin çok altında futbol sergilemişlerse!

Ki öyleydi.

Söylenecek fazlaca söz yoktur.

Tek gerçek, Milli Futbol Takımımızın, EURO 2016 Futbol Şampiyonası ilk maçında, beklenenin çok altında oyun sergilediğidir.

Milli Takımın Teknik Direktörü Fatih Terim dahil tüm spor otoritelerinin birleştiği ortak nokta bu olduğuna göre realite, her bir oyuncunun çok kötü futbol ortaya koyduğudur.

***

Peki nedendi?

Neden Milli Futbol takımımız, İzlanda gibi futbolda belirgin bir yeri olmayan ülke karşısında bu denli kötü oyun sergiledi?

Bunun bir değil birçok sebebi olduğu ortada.

Her halde değil mutlak olan, futbolcuların rakibini küçümsediği.

Ne olacak canım!

İzlanda gibi küçük bir ülkeye yenilecek değiliz ya!

Ne yazık ki böyle düşünmeler, çok ağır fatura ödediler.

Rakip kaleye doğru dürüst bir şut atamadıkları gibi kalelerinde 3 gol birden gördüler.

İzlanda karşısında alınan ağır mağlubiyetin bir başka nedeni, hava koşulları olabilir.

Her ne kadar oyuncular bir haftalık hazırlık dönemini, aşağı yukarı aynı iklim koşullarına sahip İrlanda’da sürdürseler de İzlanda’nın hava şartlarının etkisinde kaldıkları, her hallerinden belliydi.

Aksi olsaydı, hiç değilse 11 futbolcudan bir tanesi için iyi oynadı denebilirdi.

Denmediğine göre, tüm oyuncuların çok kötü performans gösterdikleri ortaya çıkıyor.

Hele birde oyuncularımızdan Ömer çift sarı kartla saha dışında kalınca, zaten bekleneni veremeyen takımımız, mağlubiyette ayrılmaktan kurtulamadı.

***

Bütün bu dezavantajlara karşın, henüz turnuvanın başında iken karamsarlığa düşmeye gerek yok denebilir.

Ne var ki asıl olan, milli takımımızda yer alan oyuncuların, bundan sonraki müsabakalarda İzlanda maçında sergilediği oyunu tekrarlamamalarıdır.

Ancak bu takdirde gurubunun iddialı takımlarından olabilirler.

Değilse, bir şampiyona daha bizim için hayal olur.

İşte böyle bir sonla karşılaşmamak için milli takım oyuncuları, bundan sonraki müsabakalar için her şeyini ortaya koymalılar.

Koymaları da şart.

Zira, İzlanda müsabakasında alınan kötü sonucun etkisi ancak bu şekilde giderilir.

***

Aslında, Türkiye aynı grupta yer aldığında birleşilen ortak nokta, Hollanda ile birlikte ilk iki sırada yer alacağı şeklindeydi.

Böylelikle Fransa’da yapılacak EURO 2016 şampiyonasına rahat giderdik.

Şu an itibariyle gördük ki, bir kez daha evdeki hesap çarşıya uymadı.

Sıralamada Türkiye’nin altında yer alır denen takımlardan Çekoslovakya Hollanda’yı 2-1 le geçmeyi başardı.

İzlanda da Türkiye’yi yendiğine göre, yeniden hesap edilmesi kaçınılmaz hale geldi.

Bu durumda Türkiye, önümüzdeki süreçte karşılaşacağı rakiplerini yendiği takdirde beklentiler karşılık bulur.

Değilse vurguladığım gibi, umutlar bir başka bahara sarkar.

Sarkar da son dünya şampiyonasına katılamadık.

Ardından 2016 yılında yapılacak EURO 2016 şampiyonasını da katılamazsak, birilerin çok ağır fatura ödeyeceği kesindir.

***

Her şeye karşın, henüz biten bir şey yok.

Sadece bir maç kaybettik.

Bundan sonra kendi evimizde oynadığımız müsabakaları kazanmanın yanında, grubun zayıf ekipleri olarak gösterilenlerden rakip sahada puan aldığımız takdirde, Fransa’ya gitmememiz için bir neden olmaz.

Yeter ki oyuncularımız, İzlanda maçından ders çıkarsınlar.

Bir kez daha böylesine kötü futbol oynamaya hakkımız yok diyerek, yüreğini ortaya koysunlar.

Ancak o zaman kendilerini affettirirler.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.