Yine Sarsıldık

Bu haber 27 Mayıs 2014 - 0:25 'de eklendi ve 772 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta sonu Kuzey Ege ağırlıklı olmak üzere yeni bir depremle yüze gelince tek söyleyebileceğimiz, Türkiye’nin önemli deprem kuşağı üzerinde olduğu gerçeği.

Aksi düşünülemez.

Tarihin seyri içerisinde meydana gelen birçok sarsıntı, bunun bariz göstergesi.

Üstelik bazı yıllarda oluşan depremlerden öylesine etkilendik ki!

Nasıl etkilenmezsiniz?

1939 yılında Erzincan depreminde 40 bin vatandaşımızı kaybettik.

Ve sonraki yıllarda oluşan yer sarsıntıları.

Beraberinde yitip giden onca insanımız.

İşte korkunç tablo.

1946 yılında 839 vatandaşımızın hayatına mal olan Varto depremi.

1971 yılında 755 vatandaşımızı yitirdiğimiz Bingöl depremi.

Aynı yıl Burdur’da oluşan depremde hayatını kaybeden 60 vatandaşımız.

1975 yılında Lice depremi ve hayatından olan 2385 vatandaşımız.

1976 yılında Çaldıran depremi ve yitirdiğimiz 3840 insanımız.

1983 Erzurum-Kars depremi sonrasında hayatını kaybeden 1400 vatandaşımız.

Ve ülkemizi derinden sarsan bir başka deprem bütünüyle Marmara Bölgesi, Kuzey Ege ve Batı Karadeniz Bölgesinde çok önemli hasar yapan 1999 depremi.

Ne yazık ki aynı depremde resmi rakamlara göre 30 bin, gayri resmi rakamlara göre 40 bin vatandaşımızı kaybettik.

Ve 2011 yılında Van ili ağırlıklı Erciş ilçesinde kendini gösteren 1400 vatandaşımızın hayatını kaybettiği bir başka deprem.

Bu da başlangıçta belirttiğimiz gibi Türkiye’nin önemli deprem kuşağı üzerinde olduğunun bariz göstergesi.

Yetmezmiş gibi geçtiğimiz hafta sonunda bir başka sarsıntıyla yüz yüze gelince, bir kez daha sarsıldık.

***

İlişkin olarak, Ege Bölgesi de önemli deprem kuşağı üzerinde bulununca, tedirgin olmayanımız olduğunu sanmıyorum.

Aksi düşünülemez.

Dense ki diken üstünde oturuyoruz.

Kesinlikle abartı değil.

İşte Çanakkale ağırlıklı olmak üzere İstanbul, İzmit, Balıkesir ve İzmir illerinde hissedilen, Richter ölçeğine göre 6.5 şiddetindeki deprem.

Açıklandığı şekliyle, Ege Denizi merkezli 25 KM derinlikte ve 40 KM uzaklıkta meydana geliyor.

Sonra aynı depremin etkisi, ülkemiz dışında Yunanistan’ın başkenti Atina ve bazı Yunan Adalarında da kendini gösterdi.

Üstelik sadece, Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerinde bulunan aynı yerleşim merkezlerini etkileyen 6.5 şiddetindeki deprem olmadı.

Kısa süre içerisinde daha az şiddette 70 adet artçı deprem daha görüldü.

***

Şimdi…

Realite o ki Türkiye, ilişkin olarak içinde bulunduğumuz Ege Bölgesi, önemli deprem kuşağı üzerinde bulunan bir bölge.

Her ne kadar yıllardır konu üzerinde incelemelerde bulunan bilim adamları aynı bölgede Richter ölçeğine göre en fazla 7 şiddetinde deprem olacağının altını çizseler de halkın tedirgin olmaması düşünülemez.

Zaten depremin kendini göstermesiyle birlikte aynı kentler halkı anında can havliyle kendini sokağa attı.

Bazıları daha tez canlı olmalı ki pencereden atlamaya kalktılar.

Hiç can kaybı olmamasından son derece mutlu olsak da 200 civarında vatandaşımız yaralanmaktan kurtulamadı.

***

Hal böyle olunca, her zaman olduğu gibi yine bir soru cevap arıyor.

Aynı bölgede çok daha şiddetli depremler olabilir mi?

İşte bu noktada, bilim adamlarından yürekleri serinleten açıklamalar geldi.

Bölge halkı endişe etmesin.

Söz konusu yerleşim merkezlerinde en fazla 7 şiddetinde deprem olabilir.

Bilim sahiplerinin dikkat çektiği bir önemli ayrıntı daha var.

Sadece depremin kendini hissettirdiği bölgeler halkı değil, Türkiye’nin her bölgesinde konuşlanan vatandaşlarımızın mutlak yerine getirmesi gereken bazı koşullar var.

Bir kere, yerleşim merkezlerinde olmazsa olmaz koşul, zemindir.

Bu yüzden, yer seçimi yapılırken mutlak surette istenen şartları yerine getirmek zorunluluğu vardır.

Bir başka realite, kullanılan malzeme.

Dolayısıyla mutlaka uzmanların tavsiyelerine uyulmalı.

Aksi takdirde, malzemeden tasarruf cihetine gidilirse, herkesi derinden etkileyen tehlikelerle yüz yüze gelinir.

İşte, bilim adamları ve yapılaşmada teknik elemanların tavsiyeleri.

Bunlar yerine getirildiği takdirde, Richter ölçeğine göre normal şiddetteki depremlerin etkisi fazla olmayacaktır.

Yok eğer tersi olursa, yine derin acılara sürükleneceğimiz kaçınılmazdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.