Yine Kahrolduk

Bu haber 14 Aralık 2016 - 0:00 'de eklendi ve 554 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

Bugüne kadar karşılaştıklarımız yetmezmiş gibi bir elim eylemle daha yüz yüze geldik ki!

Türkiye olarak üzülmekten öte kahrolduk.

Nasıl olmazsınız?

Olamazdı!

Dahası olmaması gerekirdi.

Bir ülkenin makus talihi bu denli sürüp gitmezdi.

Ama değil.

Ne yazık ki, yıllardan bu yana her kesimi etkileyen eylemler devam ediyor.

Hem de arkası kesilmeksizin.

Dur durak bilmeden.

Hal böyle olunca, üzülmekten öte kahroluyorsunuz.

Üstelik bugüne değin çekilen acılar ve yaşanan üzüntüler yetmezmiş gibi 3 gün öncesinde bir eylemle daha yüz yüze geldik.

İstanbul Dolmabahçe Stadında oynanan Beşiktaş-Bursaspor maçından sonra bir olay daha yaşandı ki, yine kahrolduk.

Nasıl olmazsınız?

Aynı stadın asayişini sağlamak üzere görevlendirilen polislere saldırı sonrasında ortalık ana baba gününe dönüyor.

Sanırsınız mahşer yeri.

Hiç farkı yok.

Şu ana kadar çoğunluğu emniyet mensupları olmak üzere 45 vatandaşımız hayatını kaybediyor.

Açıklanan rakama göre 150 civarında yaralı.

Bunlardan 15 tanesinin durumu kritik.

Olamaz, olmaması gerekir derken vurgulamak istediğim buydu.

Nasıl olurda birileri, suçsuz günahsız emniyet kuvvetlerine yönelik bu tür bir eyleme girişirdi?

Hem de aynı maçın asayişini sağlamak üzere görevlendirilen polislere karşı.

Biçare vatandaşlara yönelik.

Ama oldu.

Oldu ya, ülke olarak bir kez daha dikkatleri üzerimize çektik.

Hem de dosta düşmana karşı.

İşte kahrolduğumuz hususlardan biri de buydu.

Terör eylemlerinin eksik olmadığı ülke imajının yaratılmasıydı bizi derinden yaralayan.

Şimdi, ne kadar savunmaya geçseniz de, hakkımızda çeşitli saplantılar içerisinde olanlara gün doğdu.

Bir yerde içimizdeki işbirlikçiler, onların ekmeğine yağ sürdü.

***

Bunun üzerine düşünüyorsunuz.

Bu nasıl bir düşüncenin yarattığı eylemdir?

Bu nasıl bir kindir ki, 30 senenin üzerinde sürüp gidiyor?

Üstelik geçen zaman içerisinde tahminlerin çok üzerinde acılar çekilmesine karşın.

Nice ocaklar söndüğü halde!

Ama yaparlar.

Birileri başkaların emrine girmişse!

Ve kandırılmışlarsa!

Geçmişte olduğu gibi şimdi de benzer eylemleri gerçekleştirmekte beis görmezler.

Zira, onların her türlü duyuları dumûra uğramıştır.

Dahası, insanlık vasıflarını kaybetmişlerdir.

Birileri öylesine empoze etmiştir ki, gözleri hiç bir şey görmez olmuştur.

Hal böyle iken hiç kimse aksini iddia edemez.

Abarttığımı söyleyemez.

Aksi olsaydı, yıllardan bu yana suçsuz günahsız insanlara yönelik eylemler sürüp gitmezdi.

Neresinden bakarsanız bakınız aynı süreçte, resmi kayıtlara göre 30 binin üzerinde vatandaşımız hayatını kaybettiğine göre, asla mazeret gösterilemez.

Hiçbir gerekçenin ardına sığınılamaz.

***

Peki ne olacaktı?

Yıllardır sürüp giden istenmeyen olayların önü alınamayacak mıydı?

Hiç kuşku yok ki geçmişten günümüze halkın cevap aradığı, dolayısıyla çözüm istediği başkası değildi.

Buna karşın çare bulunamadı.

Oysa vatandaşımız;

Olayların önü alınsın.

Daha fazla acılar çekilmesin.

Nice ocaklar sönmesin.

Çocuklar yetim kalmasın istiyordu.

Ama olmadı.

Ne dün ne de bugün beklentiler cevap bulmadı.

Bulmuyor.

Aksi olsaydı daha 3 gün öncesinde böylesine bir acıyla yüz yüze gelinmez.

Yine nice ocaklar sönmezdi.

Milletçe bir kez daha kahrolmazdık.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.