Yine Bir Darbe Girişimi

Bu haber 18 Temmuz 2016 - 0:24 'de eklendi ve 2.340 kez görüntülendi.
Ünal Bozyerunalbozyer@hamlegazetesi.com.tr
Sosyolojik Bakış

15 Temmuz gecesi olağanüstü günlerden birini daha yaşadık. Darbeler dönemi kapandı derken, birçok darbe girişimine inanmamışken maalesef ölenlerimizle birlikte üzücü bir gün daha yaşadık. 1980 darbesini net hatırlarım, önceki darbeleri ilgiyle okudum, üzerlerinde çalışılan tezleri inceleme şansım oldu. Komuta kademesinin ve hiyerarşik yapının eksiksiz katıldığı, en hazırlıklı darbe olarak 1980 darbesi siyasi tarihimizde önemli yer tutmaktadır.

1960 darbesi komuta kademesinin bilgisi dışında gerçekleşen ancak sonuçları bakımından siyasi tarihimizde hep tartışılan askeri harekettir. 71 ise mevcut iktidarı istifaya zorlayarak siyasal iktidarı değiştirmekle sonuçlanmıştır. 60 darbesi hemen bir yıl sonra 1961’de seçim kararı alarak olağanüstü dönemi sonlandırmayı tercih ederken, 80 darbesi sonrası seçim ancak 1983’te yapılabilmiş, darbe yönetimi fiilen 3 yıl sürmüştü.

Bu darbeler siyasi alanda her 10 yılda darbe beklentisi oluşturmuş, siyasi partilerde de kurumsallaşmayı engellemiş ya da geciktirmiştir. Döneminin kavramlarından ilham alarak, gerçekleşme biçimiyle de farklılık arz eden postmodern darbe periyodik 10 yılı oldukça aşarak 1997’de gerçekleşmiştir. Bu darbeyi gerçekleştirenlerce bin yıl süreceği ve yeni bir darbeye ihtiyaç duyulmayacağı iddia edilmişti ama 27 Nisan 2007 e-muhtırası tarihteki yerini aldı. Görüldüğü gibi 1960 ve 1980 darbeleriyle ülke yönetimine el konmuş, 1971, 1997 ve 2007’de siyasal iktidar istifaya zorlanmıştır. 2007’de siyasal iktidar direnmiş ve istifa etmemiştir.

İnternetin özgür ansiklopedisi Wikipedi’ye göre ülkemizdeki Cumhuriyet dönemi darbe girişimleri şöyle sıralanmaktadır; Dokuz Subay Olayı (1957-1958), 22 Şubat 1962 Ayaklanması, 20 Mayıs 1963 Ayaklanması, 20 Mayıs 1969 Darbe Teşebbüsü, 9 Mart 1971 Darbe Teşebbüsü, 2002 sonrasında da Poyrazköy davası, Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz, Eldiven darbe planları, Balyoz darbe planı ve İrticayla mücadele eylem planı.

Son darbe girişimi daha çok 1980 ve öncesinde gerçekleşen ülke yönetimine el koyan darbeleri hatırlattı. TRT’ye müdahale etme ve bildiri okutma, komuta kademesine görevden el çektirme, siyasal iktidar ve halk üzerinde psikolojik baskı oluşturarak sindirme gibi yöntemler geçmişi anımsattı. Darbelere karşı oldukça deneyimli olan Cumhurbaşkanı ve AK Parti iktidarı kararlı tutum sergileyerek, halkın meydanlara inmesini sağlayarak bu girişimi de savuşturdu.

Bir ara Mısır’da yaşananlar hatırlandı, biz de Mısır’a mı dönüyoruz endişesi yarattı ama gerginlik ve çatışma hele bereket fazla uzamadı. Bu süreçte bazı komutanların sağduyulu davranmaları, ölümlerin artmasını önledi. Yoksa halkın üzerine ateş açılması, helikopter ve uçakların havadan Meclis dahil önemli kamu kurumlarına bomba atması daha önce görülen bir durum değildi.

Halkın gösterdiği direnç (taşkınlıklar hariç), siyasi partilerin birlikte hareket etmeleri demokrasi adına takdire şayan konular olarak öne çıktı. Bazılarına göre gecenin ilerleyen saatlerinde plan hayata geçirilseydi, başarılı olma olasılığı yüksek olurdu. Bazılarına göre ise Cumhurbaşkanı’nın Başkan olabilmesi uğruna bu operasyonlar yapılıyordu. Ki bu iddialar oldukça deneyimli gazeteciler tarafından dile getiriliyor. Komplo teorileri kurma veya bu konulara itibar etme gibi eğilimler sosyal medya aracılığıyla toplumun her kesimine nüfuz etmiş durumda. Bu nedenle de hemen bilgi kirliliği ortalığı kuşatabiliyor.

Yaşanması asla arzu edilmeyen günler siyasal alanı yine kuşattı, gündem değişti. Doğrusu bu gelişmelerden sonra paralel yapılanmanın boyutları gözler önüne serilmiş oldu. Bunlarla ilgili olarak Cumhurbaşkanı ve siyasal iktidarın tezleri doğrulanmış veya temellenmiş oldu.

Sonuç olarak siyasi restleşme ve çatışmanın getirdiği nokta bu oldu. Her musibetten bir hayır çıkarmak istiyorsak, bu girişimden gerekli dersleri çıkararak demokrasimizin ve siyasal hayatımızın kurumsallaşması için bu durumu da fırsata dönüştürebilmeliyiz. Halkın veya milletin iradesine saygı göstermeli, tali ve gayri meşru yollara girilmemeli, erdemli siyasal ortam için çaba harcamalıyız…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.