Yine Aynı Sıkıntı

Bu haber 04 Haziran 2014 - 0:38 'de eklendi ve 902 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllardan bu yana çekilen sıkıntıların başında işsizlik geldiğini yadsımak olası değil.

Öyle ki geçmişte işsizlik bağlamında nasıl bir açmaz içinde isek, günümüzde de değişen bir şey yok.

Devletin ilgili kurumlarının yaptığı açıklamalara göre 10 milyonun üzerinde işsizlik varsa, başkaca ne söylenir.

Bunun anlamı düpedüz, işsizlik gibi bir açmazla yüz yüze geldiğimizdir.

Aksi düşünülemez.

Rakamlar ortada.

***

Sonra, işsizlik sadece bir alana özgü değil.

Hangi çalışma sahası için olursa olsun, aynı sıkıntılar sürüp gidiyor.

Bunun en çarpıcı örneği Soma Maden faciası sonrasındaki gelişmeler.

Hepimiz biliyoruz ki bizleri derinden yaralayan aynı olayda, ne yazık ki 301 vatandaşımızı kaybetmiştik.

Buna karşın yöre insanına, aynı santralde çalışmak ister misiniz? dendiğinde verilen cevaplar her şeyi açıklıyor.

Elbette çalışmak isteriz.

Zira mecburuz.

Sanılmasın ki sadece bu iş kolu için durum böyle.

Vurguladığım gibi hangi iş için olursa olsun, çalışmak isteyen tahminlerin üzerinde insanımız var.

İşte bir örnek.

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, geçici statüsünde olmak üzere işçi alımlarıyla ilgili çağrıda bulunuyor.

Alınacak geçici işçi sayısı 134.

Buna karşın müracaat edenler sayısı 4000 in üzerinde.

Evet…

Bu rakam afaki değil.

Geçici statüsünde çalıştırılmak üzere belirlenen sayıya karşın, tahminlerin üzerinde talep var.

Velhasıl hangi iş kolu için olursa olsun arz talep dengesi, ülkemiz adına düşündürücü.

Belirttiğim şekilde dün öyleydi bugünde değişen bir şey yok.

İşsizlik aldı başını gidiyor.

Nereye dayanır?

Kestirmek gerçekten güç.

***

Bu tablo üzerine düşünmeden edemiyorsunuz.

Bunun sonucu nereye dayanır.

Üstelik ülkemiz nüfusu her geçen gün daha bir artış gösterdiğine göre.

Hele Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, mutlaka 3 çocuk çağrısında bulununca!

Hal böyle iken denmez mi?

Şu durumda bile sıkıntı çeken onca aile varken, daha da çocuk sahibi olmak beraberinde yeni sıkıntılar getirmez mi?

Buna hiç şüphe yok.

***

Peki ne yapılmalı?

Ne edilmeli de işsizliğin önü alınsın?

Bu durum, başlangıçta belirttiğim gibi bugünün meselesi değil.

Neresinden bakarsanız bakınız, yarım asırlık süreçte ortaya çıkan tablo aynıydı.

Buna karşın ne yapılmalı noktasından bakılırsa, alternatifler aranmalı.

Hükümet-özel teşebbüs işbirliğinde yeni iş sahaları yaratılmalı.

Hem de her iş kolu için.

Sonra, yeni iş sahaları sadece belirli bölgeler içerisinde hapsolmaması gerekiyor.

Elbette, çalışma sahaları için arz-talep dengesi gözetilmesi gerekir.

Mevcut kaynaklar en rantabl şekilde değerlendirilirken ulaşım gözden ırak tutulmaz.

Yine de gözetilmesi gereken, iş sahalarının mümkün olduğu kadar dengeli bir şekilde ülke geneline dağılmasıdır.

Ancak bu yapıldığı ölçüde, zaman içerisinde işsizliğin önü alınabilir.

Yok eğer, iş sahaları belirli bir alan içerisinde hapsolursa, işsizlik bağlamındaki sıkıntılar sürüp gider.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.