YİNE AYNI BURUKLUK

Bu haber 26 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 748 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yeryüzünde konuşlanan ülkelerden bir kısmı, istisna teşkil eden günlere sahiptir.
Hele o ülkeler, istisnai oluşumların sahibi olmanın ötesinde, karşı güçlerin istilasına karşı bağımsızlık savaşı vermişlerse.
O ülkelerin başında şüphe yok ki Türkiye gelir.
Dolayısıyla o günler gelip çattığında, bir başka halet-i ruhiye ye bürünür ülke insanı.
İsterler ki, o günlerin içerdiği anlam doğrultusunda kutlamalar olsun.
İşte Türkiye adına, böylesine ayrıcalıklı günlerin neler olduğunu baktığımızda Milli ve Dini Bayramlarımızla birlikte, bağımsızlığımızı simgeleyen tarihler öncelik alır.
Bir taraftan koca bir imparatorluğun son varisi Türkiye’yi parçalamak isteyenlere karşı verilen mücadeleye izafeten 23 Nisan 1920’de kurulan TBMM.
Diğer yandan, bağımsızlığı şiar edinenlerin, dünyada bir emsali görülmeyen şekilde destan yazdıkları kurtuluş mücadelesi sonrasında, 29 Ekim 1923 de ilan edilen Cumhuriyet.
Bu nedenle, ülke genelinde, her iki günde gerçekleştirilen kutlamalar, ülkemizin özel günleri içerisinde yer eden ayrıcalıklı anlardır.
Milli Bayramlarımız olarak tescillenen bu günlerde vatandaşımızın daha değişik duygular içerisinde olması, esaret nedir bilmemiş bir ulusun sinesinde saklı coşkunun tezahürüdür.
Bu yüzden yediden yetmişe vatandaşımız için bu günler, geçmişten bugüne daha farklı bir heyecanla kutlanmaktadır.
Ülkemiz insanı için anlam ifade eden bir başka farklılık, Dini Bayramlarımıza özgüdür.
Yüce dinimizin temel buyruklarından Mübarek Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramında farklı duygular taşır insanımız.
Biliriz ki, Milli Bayramlarımız gibi Dini Bayramlarımız da yeri ayrıdır.
Bu yüzden her ikim olursa olsun, bayramları en iyi şekilde kutlama gayreti içerisinde olur.
Layık-ı veçhile yerine getirilmesi şart dendiği için en küçük ayrıntı dahi gözden kaçırılmak istenmez.
Her ne kadar, zamanımıza doğru gelindiğinde, şartların ortaya çıkardığı bir takım açmazlar nedeniyle, nerde eski bayramlar! dense bile, yine de özel günler olduğunu aklımızdan çıkarmayız.
Çıkarmayız ama bugün ortada farklı bir tablo var.
Bu yüzden ister istemez bazı sorular cevap arıyor.
***
Gerçekten bizler için istisna teşkil eden bu günler öncesinde insanımızda neden bir burukluk hakim?
İlişkin olarak, son yıllarda gerçekleştirilen kutlamaların, önceki bayramları hatırlatması neyin nesi?
Neden her önüne gelen “nerde eski bayramlar!” diyor.
İşte bu soruların temelinde yatan, ekonomi ağırlıklı sıkıntılar.
Son yıllarda şartlar öylesine ağırlaştı ki ebeveynler, çocuklarının isteklerini yeterince karşılayamamamın ezikliği içersinde.
Çocuklar ise, beklentilerin karşılık bulmadığını görünce farklı duygulara bürünüyor.
Oysa, çok daha önceki yıllarda böyle bir tablo yoktu.
Aileler, evlatlarının ihtiyaçlarını karşılamanın mutluluğunu taşırken, çocuklar beklentilerin yerine getirilmesinin sevincini yaşarlardı.
Ne yazık ki bugün, bayramları gönlünce kutlayamamamın ezikliği var.
***
Sonra, eski bayramlara duyulan özlem, sadece ekonomik şartlarla sınırlı değil.
Ülkemizde her kesimi ilgilendiren öylesine çarpıcı gelişmeler yaşanıyor ki, etkilemediği kimse yok.
Dolayısıyla, gerek iç bünyede gerekse dışımızdaki oluşumlar, ister istemez gelecek adına kuşku uyandırıyor.
Ne zamandır çoğu kesimi tedirgin eden Ergenekon Soruşturmaları.
Ermenistan sınır kapısının açılmasıyla, ülkeler içerisinde bize en yakın bildiğimiz Azerbaycan’la yaşanan burukluk.
Kürt Açılımı adı altında başlatılan girişimlerin yarattığı kargaşa.
Kuzey Irak’tan gelenlerin sergilediği tavırlar.
Bütün bu gelişmeler karşısında iktidar partisi AKP ile muhalif partilerden CHP ve MHP arasındaki, dozajı aşan söylemler.
Ve daha neler neler.
Tablo bu olunca, bizler için derin anlamlar içeren günler adına, bir şarkıda karşılığını bulan “bayram gelmiş neyime” havasındayız.
Oysa önceki yıllarda, asla bizlerde böyle bir düşünce yer etmezdi.
Bu günlerin üzerine titrerdik.
Ya şimdi!
Ne yazık ki her birimizde bir burukluk hakim.
Yine de bayramınız kutlu olsun.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.