Yılmaz Göçer Ne İstiyor?

Bu haber 05 Ağustos 2017 - 1:31 'de eklendi ve 1.196 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Başka konulardan bir türlü “kavgaya” gelemedik.

Günlerdir sosyal medyadan ve yerel basından izliyorum.

Son genel seçimde AK Parti’nin Muğla’daki milletvekili aday listesinin üçüncü sırasında yer alan MuğlalılarınBizim gızıElvan Göçer’in eşi Yılmaz Göçer

Yılmaz Göçer sadece Elvan Göçer’in eşi değil tabi. O AK Parti’nin Datça’daki kurucu üyelerinden.

Yılmaz Göçer’in çıkışı Elvan Göçer’i önümüzdeki seçimlerde milletvekili mi yapar, yoksa milletvekili adaylığından mı eder, onu da kestiremiyorum.

Kestirebildiğim kendisi fena kızdırılmış. Disiplin Kurulu’na verilmiş olması, bardağı taşırmış olabilir. Belki de başka bir neden vardır, bilmiyoruz.

Hani derler ya “hiçbir şey kızgın bir boğadan daha tehlikeli olamaz”… öyle…

xx           xx           xx

Nejat Altınsoy gazetesindeki köşesinde “İp cambazına döndük” diye yakınıyor.

Haklı…

Sadece Muğla’da mı söylenir bilmiyorum. “Hangi caminin imamı olacağımı şaşırdım” derler. “İki cami arasında beynamaz oldum” da denir.

Ne ikisi?

Birde “Kimi yeme, kimi samana gelmiyor” derler. Bence bu sözünde miyadı doldu. “Adam ne yeme geliyor, ne samana” demek lazım…

Yeni yetme siyasetçilerle dans, kurtlarla danstan zor!

xx           xx           xx

Altınsoy, “Bir yanda siyasilere olan mesafemizi özenle korumaya çalışırken kentin siyasi gündemine ilişkin gelişmeler karşısında da denge kurmaya, dengede kalmaya çabalıyoruz. Gündem rüzgarlı bir hava (!)” diyerek şu tespitte bulunmuş:

Taassup anlayışı ile hareket eden muhafazakarlarla (!) kendini Cumhuriyet yelpazesinde gören modernlerin birbiriyle olan rekabetlerinin ötesinde yeni bir rekabete tanık oluyoruz.

Merkez sağ muhafazakarlarının birbirleriyle olan rekabetleri elbette yeni bir şey değil.

Yaşam tarzı birbirinden kopuk iki sosyal ve aynı zamanda siyasal yapının rekabetine alışkınız.

CHP’li modernlerle, Ak Partili muhafazakarların Muğla üst kimliğinde ya da ortak bir alanda buluşamamalarını, birleştirici kültürel zemin inşa edememelerini tabi ki anlıyoruz.

Anlayamadığımız; yaşamları, zevkleri, kültürleri, inanışları ve siyasal tercihleri aynı olan kendini merkez sağda tarif eden Ak Partili muhafazakarların birbiri ile olan rekabeti ve birbirini ele vermeye yönelik ağır suçlamaları.

xx           xx           xx

Peki neden? Bölüşülemeyen ne?

Nejat Altınsoykavga” ile ilgili tespitlerini şöyle sürdürmüş:

Özellikle 17-25 Aralık süreciyle başlayan ve 15 Temmuz hain darbesiyle iyice zirve yapan siyaset-cemaat ilişkisinde merkez sağ muhafazakarların birbirini deşifre etme çabası ifade etmek gerekir ki, kentte tarihi bir paradoksa dönüşmüş durumda.

Sosyal medyayı kendilerine ait ‘atış poligonu’ gören merkez sağ muhafazakarları gün geçmiyor ki birbirlerini suçlamasınlar.

Birbirlerini FETÖ’cü ilan etmesinler (!)

Yılmaz Göçer o “FETÖ’cü” suçlamasını yapanlardan biri. Genellikle de AK Parti teşkilatlarından “FETÖ’cü”lerin temizlenmesini istiyor ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konudaki talimatları, uyarıları, çağrıları doğrultusunda hareket ettiğini söylüyor…

xx           xx           xx

Yılmaz Göçer’in disipline verildiğini ilk münevver yazarımız Kemal Önekli’den haber aldık.

Muğla’da sosyal medya mecrasında FETÖ ile mücadelenin adeta başını çeken Kemal Önekli haberi facebook hesabından “Muğla Ak Partide muhalifler disipline verilmeye başlamış…” başlığı ile duyurdu.

Altına takipçilerinden ilk yorum Yakup Kündük’ten “Yusuf u versinler başta.” diye geldi. Biz “Yusuf kim? Yakup kim?” derken Kemal Önekli devam etti:

Çok komik… Çaresizlik örneğidir siyasi olarak..

Muğla geleneği. CHP Muğla’da da doğruları söyleyen gazeteci Hüseyin Anıl’a neler yapıldı biliyoruz.

FETÖ mücadelesine anında disiplin kılıcı…

Hüseyin Anıl’ın gördüğünün yanında Yılmaz Göçer ne gördü ki… Bir başka yazımda Anıl’ın disiplin sürecinde son duruma bakalım…

xx           xx           xx

Kemal Önekli o gün şöyle devam ediyordu:

Sayın Yılmaz Göçer in FETÖ ile mücadelesinde haklı çıkışını yürekten destekliyorum.

17/25 Aralık öncesi FETÖ’yü alkışlayıp siyasi mevzi makam bulanlar ne yazık ve hazin ki bugünde davamızın liderini alkışlayıp FETÖ karşıtı gibi görünüp makam mevki ve mevzi bulma çabasındalar. Buna asla izin verilmemelidir.

Mustafa Kemal Keskin adındaki takipçisi de “Karakterleri her zaman mevzi değiştirmeye müsait olanlardı fetöşler, şimdi de bu mevziye geçmelerine şaşmamak lazım, ancak uyanık olunmalı, biz kırk kişiyiz kırkımız da birbirimizi biliriz üstat” diye destek vermiş…

Gerçekten de Muğla da bir avuç insan sosyal medya da FETÖ karşıtlığı sergiliyor.

Bunlar kimine göre eyyamcı, kimine göre de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a inanmış insanlar…

Muğla’da AK Parti camiasında birileri gerçekten samimi değil. Kavgaları ise kafa karıştırıyor. Muğla’da FETÖ ile mücadeleyi sulandırıyor! Mücadeleyi akamete uğratıyor…

Ama hangileri?

xx           xx           xx

Yılmaz Göçer’in sosyal medya paylaşımlarını bende yeni takip etmeye başladım.

Paylaşımları ve iddiaları oldukça ciddi… Yenilir, yutulur şeyler değil…

Elvan Göçer’i tanıyorum, ama eşi Yılmaz Göçer ile tanışmadık bile… Kim haklı, kim haksız bilmiyorum… Kim kime neden sallıyor, saldırıyor kestiremiyorum… O yüzden bu topa pek girmek istemedim de…

O nedenle de bu konuda en son kalem oynatan durumundayım.

Doğrusu ben hep Yılmaz Göçer’in “disiplin” değil, “adli” kovuşturma geçirmesini bekledim.

Ancak Disiplin’e verilmiş…

Disiplin Kurulu kararı ile Yılmaz Göçer partiden atılırsa, iddiaları yalanlanmış mı olacak?

O iddiaların kamuoyu önünde doğru mu, yalan mı olduğu ancak adli kovuşturmada açıklığa kavuşabilir…

xx           xx           xx

AK Partili işadamı Yılmaz Göçer disipline verilmesinin ardından geçtiğimiz günlerde basın toplantısı düzenledi.

Ben o toplantı ile de ilgilenmemiştim. Aradan kaç gün geçti, saymadım. Hala kendisine bir yanıt veren Allah kulu yok…

Bazı il yöneticilerinin FETÖ ile ilişkili ve iltisaklı olduğunu öne süren Göçer, aralarında 15 Temmuz’a kadar çocuklarını FETÖ’ye ait okullarda okutmaya devam edenlerin bulunduğunu, bazılarının seçim bütçesini FETÖ’den sağladıklarını iddia etti.

Göçer, bu iddiaların ötesinde Muğla’da ‘siyasi bir çete’ olduğunu öne sürdü.

Bunlar gerçekten yenilir yutulur ve disiplin kurulu ile geçiştirilecek şeyler değil…

Ayrıntıları merak edenler Yılmaz Göçer’in açıklamalarının yer aldığı haberlere bakarak meraklarını giderebilir.

xx           xx           xx

Yılmaz Göçer sosyal medya hesabında paylaşımlarına ve iddialarına devam ediyor.

Eşi Elvan Göçer ne yapıyor diye O’nun hesabına baktım.

O da ben bu yazıyı kaleme alırken şu paylaşımda bulunmuş:

Onursuz, şerefsiz bir şekilde yükselmektense;

Onurumla, şerefimle ‘hiç’ olmayı tercih ederim…

Şaşırdım… Herkesin bilerek ve kolay söyleyeceği söz değil bu…

Rabbim bizleri “hiç” olanlardan olmayı nasip etsin…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
salihdemir 05 Ağustos 2017 / 15:18

Değerli Gazeteci Özcan Bey Hüseyin Anıl’ın İl Kongresinde yaptığı konuşmada Feto gazetesi zamana verilen ilanları sordu. Sorduğu soruların belgesi elindeydi. Divan başkanı Özgür Özel’di. Bir delege zaman gazetesi ile gurur duyduğunu söyledi. Bu bayana sadece salonun en arkasında 5-10 dinleyici tepki gösterdi. Kongrede bulunan milletvekilleri, İl Başkanı, llçe Belediye başkanları, İlçe Başkanları, delegeler hiçbir tepki göstermedi. Bu olaydan sonra Atatürk’çü ve gerçek CHP’li delegeler dışarıda isyan etti. Daha sonra Hüseyin Anıl’ın başına gelmedik kalmadı. Tüm İlçelerde Feto olayını soran CHP’li üyeler disipline verilmekle tehdit ediliyor. Kumpas davaları 2007 yılında başladı. Başta CHP milletvekilleri olmak üzere Atatürk’çü komutanlar, yazarlar, akademisyenler vs. yıllarca hapislerde yattı. Kimisi hakkın rahmetine kavuştu. Kimisi sakat kaldı. Bunları Büyükşehir Belediyesi, İl Başkanı bilmiyor muydu. Elbette biliyordu. Niçin Feto gazetesine 2015 yılında ilan verilmiş. Bunu soracak merci yok mu. Muğla CHP İl yönetiminde ve İlçe yönetiminde görev alanların hiç mi vicdanı yok. İl ve İlçe yönetimlerinin görevi doğruları söyleyenleri disiplinle korkutmak, ceza vermek mi. CHP’ye oy veren halka kim sahip çıkacak. 3 Milletvekili ne yapar. Bu partililere sahip çıkacak bir Allah’ın kulu yok mu. Ayrıca halkın soyulmasına karşı çıkan Marmaris İlçesinin 3 değerli üyesi niçin 2 yıl partiden atılır. Bu Genel Merkez yöneticileri ne iş yapar. Muğla’da partiye oy verenleri niçin sahip çıkmaz.