“Yıkmak yeter mi? Bu resmen devleti dolandırmaktır!”

Bu haber 16 Nisan 2019 - 0:39 'de eklendi ve 1.722 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

İZTUZU GERİ ALINDI

Dalyan‘dan DHA Muhabiri Süleyman İlter arkadaşımız yazdı.

Ortaca ilçesine bağlı Dalyan‘da bulunan dünyaca ünlü İztuzu Plajı‘nın 2015 yılından beri Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi‘nde olan işletmesi, Muğla Çevre Vakfı (MUÇEV) Ltd. Şti.  yönetimine devredildi.

Dalyan Belediyesi‘nden önce özel sektör tarafından bir süre işletilen plajdaki işletmeler, 2014 yılına kadar belde belediyesi olan Dalyan Belediyesi‘ne geçti. Aynı yıl Başbakanlık oluruyla Türkiye Çevre Koruma Vakfı Ltd. Şti. ve Muğla Valiliği‘ne bağlı olan Muğla Hizmet Vakfı‘nın yüzde 50’şer hisseyle kurduğu Muğla Çevre Vakfı Ltd. Şti., işletmelerin yönetimini devraldı. MUÇEV yaptığı ihaleyle işletmelerin yönetimini özel girişim DALÇEV‘e verdi.

O zaman kıyamet koptu. Çevreciler ve Dalyanlılar ayağa kalktı. Ortaca Belediyesi hukuk mücadelesi başlattı. Çevrecilerin direnişi günlerce sürerken, Muğla 2’nci İdare Mahkemesi, plajın kiralanması işleminin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.

Kararın ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İztuzu Plajı‘nın işletmesini, imzalanan protokolle 2015 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi‘ne verdi. DALÇEV dışında herkes huzura kavuştu. Ancak hafta sonunda MUÇEV 3 yıl işletilen İztuzu Plajını geri aldı.

xx           xx           xx

Şimdi ne olacak?

Henüz bir bilgiye sahip değiliz. Bildiğimiz, hafta sonunda işletme teslim alınırken plajdaki demirbaşların sayımının yapıldığı ve sayım sırasında Ortaca Belediyesi‘nden görevlilerinde hazır bulunmuş olmaları.

Seçimlerin ardından İztuzu Plajı ile ilgili Ortaca Belediyesi‘ne devredileceğine dair söylenti çıkmıştı.

Plaj işletmesi MUÇEV Ltd. Şti. tarafından teslim alınırken, demirbaş sayımında Ortaca Belediyesi görevlilerinin de hazır bulunmaları söylentinin gerçeğe dönüşeceği izlenimi verdi.

Eğer Ortaca Belediyesi‘ne verilecekse veya verilirse ilk akla gelen soru ise, “Peki dört yıl önce Dalayan Belediyesi kapanınca, o belediyenin kiralaması Ortaca Belediyesi ile devrettirilmedi de insanların ayağa kalkmalarına, günlerce eylem yapmalarına neden sebep olundu? Ortaca Belediyesi o zaman CHP’li olduğu için mi?” şeklinde olacaktır.

Yanlış anlaşılmasın, eğer Ortaca Belediyesi‘ne tahsis edilirse buna karşı çıkalım demiyorum…

Tersine İztuzu Plajı dün savunduğumuz gibi, Ortaca Belediyesi‘ne verilmelidir. Sadece İztuzu Plajı mı? Akbük, Çınar, Akçapınar ile öteki koy ve kumsalları da Belediyelere tahsis edilmeli. Buraları belediyeler tarafından koruma-kullanma dengesi içinde işletilmeli…

Veya  Türkiye Çevre Koruma Vakfı ve Muğla Hizmet Vakfı’nın kuruluşu MUÇEV tarafından işletilmelidir.

xx           xx           xx

İztuzu, MilasTürkevleri Köyü ile birlikte “Türkiye çevre hareketi”nin başladığı yerdir.

Türkevleri kadınları ANAP iktidarı döneminde termik santrallara (Kemerköy-Gökova) karşı direnişe geçmeden önce, İztuzu‘nda otel yapımına karşı Kaptan June (Haimoff ) direnişte bulunmuştu. Anlayacağınız Türkiye çevre hareketinin temelinde de kadınlar var.

Kaptan June bugün 96 yaşında. Allah sağlıklı ömür versin O’na…

June Haimoff, çıktığı Akdeniz seyahatinde teknesiyle Temmuz 1975’te İztuzu Kumsalı‘nda Dalyan kasabasına yanaştığında hiçbir zaman kopamayacağı o dünyaya girdiğini bilmiyordu. Sanki Dalyan‘a Carettalar için gönderilmişti!1984’ten itibaren ise artık İztuzu plajındaki barakasında yaşıyordu ve yöre halkı onu “Kaptan June” diye çağırıyordu. O günden bugüne Caretta carettaların annesi oldu.

Carettaların yuvalama alanı İztuzu Sahili’nde 1988’de otel yapılmak istendiğinde ise bir kampanya başlatarak dünyanın ilgisini bu kumsala çekti ve otel yapma girişiminin durdurulmasını sağladı. Dönemin Başbakanı Özal ile görüşüp, Özel Çevre Koruma Kurumu’nun kurulmasında da önemli rol oynadı.

Kaptan June İztuzu Ortaca Belediyesi‘ne değil de DALÇEV‘e verilmek istendiği günlerde 92 yaşındaydı. İztuzu kumsalındaki işletmelerin özelleştirilmesine karşı çıkanların eylemlerine soğuk havaya aldırmadan o da destek olmuştu. O günlerde şöyle demişti:

Hiç anne olmadım, ama kendimi bir anne gibi hissediyorum. Çocukları tehlikede olan bir anne gibi hissediyorum

YAĞMAYA KİM DUR DİYECEK?

Kaptan June’un çocukları şimdilik tehlikede değiller, ama Muğla kıyıları ve üstelik Doğal SİT Alanları, Özel Çevre Koruma Bölgeleri tehlikede.

Muğla‘nın en önemli sorunlarından biri yıllarca “kaçak yapılaşma” oldu. Bu köylü vatandaşın koruma alanlarında ve imarsız alanlarda evlenecek oğluna tarlasının bir köşesinde kaçak ev yapmasından kaynaklandı… Denetimsizlik ve siyasi sorumsuzluk ta kaçak villa ve turistik tesisler yapılmasına neden oldu.

İmar Affı veya ‘Barışı‘ işte bu kangrenleşmiş sorunun çözümü olarak hayatımıza girdi. Ancak kaçak yapılaşmanın sona erdirilmesi için getirilen bu çözüm yeni kaçak yapılaşmaya neden oldu. Muğla kıyılarının her yanından İmar affı istismarcılarının yarattığı “kaçak yapılaşma” haberleri geliyor.

Harita Mühendisi Özden Ahmet Akgüç sosyal medya hesabından “Çevre sevdalıları 31.12.2017 tarihli uydu fotografları ile Muğla sahillerine çıkacak kamu görevlilerini bekliyor. Bu fotoğraflarda olmayan binalar yıkılmaz ise, Muğla sahillerini korumak mümkün değildir. Çevre Bakanı için çağrı: Yetişin, cenneti işgal ediyorlar” paylaşımında bulunurken, Fatih Çekirge 14 Nisan 2019 tarihli ve “Yıkmak yeter mi? Bu resmen devleti dolandırmaktır!” başlıklı yazısında şöyle demiş:

Her bahar aynı şikâyet… İşte Göcek… Hisarönü… Gökova… Ben yazmaktan yoruldum, onlar ‘talandan, fırsattan’ yorulmuyor… Ama bu cennet kıyılar için, bu güzel vatan için sonuna kadar yazacağım. Aslında bu defa olay ‘bahar şikâyetleri’nin de ötesine geçti.

xx           xx           xx

AK Parti Hükümeti bu kanayan yarayı pansuman etmek isterken, her zamanın türedileri yine işbaşı yaptılar… Muğla Valisi, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri “sorumluluk” duymazlarsa bunlar İztuzu Plajı‘na bile yapı konduracaklar… Ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıların kayıt altına alınması amacıyla 31 Aralık 2017’den önce yapılan konut ya da iş yerleri için başvuru süresi 31 Aralık‘a kadar uzatıldı ya, bunu fırsata çevirenler çoğaldı.

Fatih Çekirge‘de “Af fırsatçıları’ devrede. Çünkü… 31 Aralık 2017 öncesindeki yapıları kapsayan af için 2018’de hazine arazileri üzerine denize sıfıra varacak kadar yakın atılan kaçak temeller, çıkılan iskeleler mantar gibi yükseliyor.” diyerek, yazısında şu görüşlere yer vermiş:

Arkadaşlar, bütün denizlerimiz, kıyılarımız çok güzel. Ama İzmir’den Antalya’ya kadar olan Ege ve Güney Ege, Batı Akdeniz sahillerimiz, yat turizmi için dünyanın sayılı kıyılarıdır. Bakın Akdeniz’e… İtalya’dan sonra Cebelitarık’a kadar dümdüzdür. Koy bulamazsınız. Ama Ege adaları ve güney Ege, su altı ve su üstü olmak üzere bir tarih ve doğa cennetidir. Değeri ölçülemez. Çünkü bu gezegende başka bir Ege yok. O nedenle kan ağlıyoruz…

xx           xx           xx

Kıyılarımızdan sadece bana mesaj yağmıyormuş. Fatih ÇekirgeDeniz ve çevre tutkumu bilen denizciler, balıkçılar, yöre sakinleri mesaj yağdırıyor” derken, “Fatih Abi, resmen talan var. Adam hazine arazisine temeli konduruyor. Denize sıfır restoran inşa ediyor. İskeleyi çıkıyor. Soran yok, arayan yok. Biz bir şey söylediğimizde de ‘Sen karışma, af var’ diyor.” şeklindeki mesajı paylaşmış.

O kadar çok örnek var ki…” diyen Çekirge‘ye Sıralıbük, Sarsala, Yavansu‘da kooperatif kuran yöre çocukları  “Abi hangi koyu saysak… Cennet işgal altında. Göcek Körfezi şantiyeye döndü…” diye ararken, Hisarönü, Söğüt, Selimiye, Orhaniye, Kocabahçe‘den “Kum köpekbalıklarının dünya denizlerindeki tek üreme alanı olan Boncuk Koyu… Resmen işgal altında…” mesajları geliyormuş.

Fatih Çekirge bir de “Nasıl önlenecek?” diye sorup, şöyle yanıtlamış:

Sorunu ortaya koyuyoruz ama çözümü de var. İşte Antalya… Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü bir süre önce muazzam bir iş yaptı. Gazipaşa’dan Kaş’a kadar olan 640 kilometrelik sahilde uydu görüntüleri üzerinden denetim yaptı. Birçok başvuruda ‘tarihlerin sahte olduğu’ tespit edildi. Yapı kayıt belgesi için yapılan başvurularda, binaların sanki 31 Ocak 2017 öncesinde yapılmış gibi gösterildiği ortaya çıktı.Çevre yetkilileri, uydu görüntüleri ile havadan tespit ettikleri drone görüntülerini karşılaştırdılar. Ve kaçaklar ortaya çıktı.

Biz bu çözümü Harita Mühendisi Özden Ahmet Akgüç ile günlerdir öneriyoruz.

Belki ve inşallah Fatih Çekirge etkili olur…

——————————                                                        ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Modern Çağ; Kelime çok, anlam az. Yasa çok, adalet az. Geveze çok, konuşan az.

Yürüyen çok, ilerleyen az. (Jim Carrey)

ÇİVİ

Bodrum’da toplum projeleri adına tavla turnuvası düzenlenmiş, arkadaşım “Zaten işimiz kumara, şansa kaldı” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

————————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Mehmet Keza KUNDAKÇI 16 Nisan 2019 / 09:04

Günaydın,
milleti ekmek derdine düşmüş,
o hengame içersinde,çevresinde ne olup bittiğne bakacak durumda olmaz diye sanki planlanmış bir makus talihin dayatılarak yaşatılması sonucu,
bu çok berbat işler dönüyor,oluyor,oldurulmaya çalışılıyor,
geçenlerde,
Siverek’teki Bucak aşiretinden birisi sanıyorum MHP adayı olduğunu ilan ederken,TV’lerden yayınlanan sözlerine,çok sert tepki veren Sayın Özgür Özel,
aynı şahsı Siverek CHP adayı ederlerken sessiz bir gemi oldu,
31 mart öncesi Muğla’ya gelişinde de Osman Gürün’e övgüler (tereciye tere satmaya kalkmış gariban…) yağdırmış,
şunu yaptırmadı,bunu yaptırmadı,kıyıları korudu vs.
Eyy Özgür Öz EL abi,
Sana zahmet bi deyiver de Osman ağaya,
koruyup gurtarıversin kıyıları…
hayırlısı ile İstanbul işi bitsin,
herşey çok güzel yapacağız,
Halkımız ile,yeniden,yep yeni güzel güzel günler göreceğiz,
ahlaklı,insani,adaletli,sevgi,saygı ve samimiyet içersinde,
hep birlikte daima daha ileriye,
selam ve saygılarımla,
MKzK
Ortaca

Reşat Öztepe 16 Nisan 2019 / 17:27

Gocuman: Yukarıdaki yazınızı okuyunca bir söz aklıma geldi; ” ‘Derdim var dağlar gibi,Söyleyemem (Deyemem) eller gibi. Gurudum (lururudum) gazal oldum. Tımarsız bağlar gibi'” sevgi ve ssaygı.