Yıkansan, yıkasan ölür müsün?!!

Bu haber 02 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 905 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Domuz gribi karmaşası ve ön plana çıkan bir davranış şekli var ki oda hijyen…
Hepimizin çocukluğundan itibaren fazlaca işittiğimiz bir sözcük…ellerini iyi yıkadın mı?
Ya yıkadım desen, yine tekrar tekrar sorgulanırsınız..
Tekrar yıkatırlar.
Hatta uzat ellerini deyip kontrol ederler. Düşünüyorum da yaşama ve çocukluğa ait anlamlı anıların bir kısmı böyle… Sana tekrar tekrar söyleyecekler ve sen direnç göstereceksin..Yaptım, ettim kelimeleri ile geçiştirmek için bin bir numara çekeceksin yani..Ve büyüklerde yemezler, diyecek.. Bizler bu kadar değildik ama; şimdiki çocuklar biraz öyleler.. Onlar çocukluklarını yaşayacaklar; ailelerde peşlerinden koşturacaklar.. Hayat sürsün de; bence dünyanın ve ülkemizin en güzel varlıkları; koşturalım..
Bizler de geleceğimizin ve varlığımızın bekçileri, çocuklarımıza doğru davranışların kazanımı için, canla başla çalışalım.. Fakat duyarsız ve kendini geliştirmek istemeyen erişkinleri nasıl eğitelim! Beni en çok o düşündürüyor!
Domuz gribi ve curcunası derken.. Belki hijyenin ne olduğu ve önemi, hakkında toplumsal bilgi düzeyimizi artırabiliriz…Her  kötü olayda iyi bir yön bulma taktiği…Acaba olumlu etkililik yarabilir miyiz? Bu işten toplumsal fayda sağlayacak, kazanımlar elde edebilir miyiz? Umarım olur…
Dünya yaşamı ve sansasyonlar bitmiyor.. Her dönem de ayrı bir moda hastalık çıkıyor… Öncesinde Kuş Gribi ve çirkin görüntüleri vardı.. O vahşi tablolar gözümün önünden gitmiyor… Canlı canlı tavukların harlı ateşlere atılması.. Hep söylüyorum.. İnsanoğlu en vahşi yaratıklardan biri..Yüreğinde canlı sevgisi ve merhamet hissi yoksa daha da vahşileşir…
Dünya insanı da hep, toplumsal tehdit oluşturan unsurlarla uğraşıyor da ama insani değerler için yapsınlar yapacaklarını.. Bizler vahşi görüntüler görmek istemiyoruz.. İnsanlık vahşileştikçe toplumsal yaşamlar tehlike altına girer.. Duyarsız, ruhsuz insanlar ve eylemleri; toplumlarda çözünmeler yaratmakta….
Hep insanlık küresel ölçekli yaratılan etmenlerle uğraşır dururu da; domuz gribinde ise basit önlemlerle sağlığımızı tehdit eden her türlü riskten kurtulabileceğiz…Bunu da su ve sabunla sağlayacağız… Su var, sabun var; ama temizlik yapmak istemeyen bir de bizler varız.. Herkesi aynı kefeye koymuyorum da…Ve bazen bu kadar da olmaz dedirtiyorlar…Tokalaşıyorsun ve yıkanmamış eller ve vıcık cıvık kir…Hemen de hissediyorsun.. Paran yoksa yamalı giy saygım sonsuz.. Ama bu çağda elini yıka demek geliyor içinden.. İnsanın çok değerli olduğunu hep söylerim.. Bu değeri çevreden kazanmak için sende biraz gayret göster yani… Öğren.. Gözlemle.. Geliş.. Ellerini sık sık ama doğru şekilde yıka.. Sık sık banyo yap yani.. Dişini fırçala.. Bunları yap ki hem kendi sağlığını koru hem de toplum sağlığını koru yani…
Yapsan ölür müsün?…
Hani mis gibi koksan.. Sadece de su ve sabunla olacak bir şey bu.. Bizim bu yörenin de zeytin yağlı ev yapımı sabunları harika.. Su da var…
Biz büyürken bizim aile büyükleri casus gibiydiler. Annem temizliği biraz abartırdı da, babama ne oluyordu…Çıktığın yerlerde arkandan gezen 2 tane hafiye.. Her kullandığın yeri temiz bırakacaksın.. Oda ise odayı, banyo ise banyoyu, tuvalet ise tuvaleti temiz bırakacaksın…Yoksa peşinde iki tane gestapo yani.. Kolaysa atlat…Ve bana da süper anılar kaldı.. İyi ki vardınız  demek geliyor içimden. Belki o zamanlar içimizden kızmışızdır.. Fakat bu değerleri bize öğrettiniz ve hoş anıları kaldı…
Ben diyorum ki kişisel hijyen bireyin kendine verdiği değer ve kıymettir…
Keşke diyorum ulusal basın biraz daha duyarlı olsa da toplumsal gelişmede katalizörlük yapsa. Şimdilerde doğru el yıkama ve hijyen üzerine eğitici ve öğretici bilgiler verse.. Aslında ulusal ve yerel meydanında eğitici ve öğretici; yani sosyal sorumluluk boyutunda görevleri vardır.. Kitle iletişim araçlarıyla biz insanlar sürekli etkileşim içindeyiz ve verilen mesajlarla  kitlelere kolay ulaşılmakta…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.