YİĞİDİ ÖLDÜR HAKKINI YEME  3 Haziran 2015

Bu haber 02 Haziran 2015 - 22:32 'de eklendi ve 777 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir süre önce kaleme aldığım “Daha önce harekete geçilseydi” başlığını taşıyan yazımda, Sandras Dağından getirilmesi düşünülen içme suyundan dem vurdum.

Buna neden Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi Ak Parti Grup Başkanı Vekili Gültekin Akça’nın konuya ilişkin yaklaşımlarıydı.

Akça’nın yaptığı açıklamaya göre;

Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından Muğla’nın Menteşe, Ula ve Yatağan ilçelerini kapsayan Sandras Suyu Projesinde önemli gelişmeler vardı.

Proje kapsamında Muğla Belediyesi ile 26 Mart 2014 tarihinde protokol yapılmıştı.

Projenin tamamı hayata geçtiğinde Menteşe, Yatağan ve Ula ilçe merkezleri ile Ula’nın grup köyleri Sandras suyuna kavuşacak.

Böylelikle aynı yerleşim merkezlerinin uzun vadeli içme suyu sorunları çözüme kavuşmuş olacaktı.

                                                                ***

Şüphesiz Ak Parti Grup başkan Vekili Gültekin Akça’nın konuya ilişkin yaklaşımları meselenin bir boyutu.

Bir başka ve de önemli kısmı var ki, görmemezlikten gelmek olası değil.

Aksi halde gerçekten haksızlık edilmiş olur.

Dahası “yiğidi öldür hakkını yeme” gerçeğiyle çelişkiye düşmektir.

İşte bu bağlamda hiç şüphe yok ki Sandras Dağından Muğla’ya su getirilmesi fikrini ilk ortaya atan, dönemin belediye meclis üyesi Ziya Ercan’dır.

Ercan bununla yetinmedi, ilgili ve yetkililerin Sandras Dağında incelemeler yapmasında önayak oldu.

Belediye meclisi üyesi olduğu süreçte, bazıların karşı çıkmasına karşın fikrini hiç değiştirmedi.

Özellikle belediye başkanı Op.Dr. Osman Gürün;

Bu meseleyi nereden çıkarıyorsun? şeklinde sitem etmesine karşın.

Bu kadarda değil.

Ziya Ercan, kaçıncı kez Sandras dağında gerçekleştirilen araştırmaların maddi boyutunu da karşılamıştı.

Hal böyle olunca kendisiyle Hamle TV.de gerçekleştirdiğim “günleri izlerken” programına konuk etmiştim.

Aynı programda bu ısrar niye? soruma;

Biz Muğla olarak içerisinde kireç olmak üzere bir takım yabancı maddelerin olduğu Bahçeyaka ovasından getirilen içme suyuna mahkum olmak zorunda değiliz.

Üstelik, bu suyun rezervi konusunda elimizde kesin bilgiler yok.

Hepsinden önemlisi yarın bir gün yöre halkı karşı çıkarsa!

Ki ondan sonraki süreçte özellikle Bozüyük ve Bahçeyaka halkı, taban su seviyesinin her geçen gün daha aşağılara çekildiği gerekçesiyle karşı çıkmıştı.

Ziya Ercan’ın yaklaşımları da aynı gerekçeye dayanıyordu.

Ona göre gelecekte su sıkıntısı yaşanabilirdi.

Bu kadarda değil.

Kendi cazibesiyle gelecek doğal su içmek varken, kuyu suyuna mahkum olmak olmamalı demişti.

Buna karşın olmadı.

Ne hikmetse o süreçte, birçok kez kaleme aldığım nedenlerden dolayı Sandras Dağından Muğla ve havalisine su getirilmesi projesi hayata geçirilemedi.

Dolayısıyla bugünlere gelip dayandık.

Şimdi ise durum değişti.

Daha doğrusu bir yerde Sandras suyuna mecbur kalındı.

Yıllardır halkın istifade ettiği Bahçeyaka Ovasından getirilen su, bundan sonrası için belirsizliğini koruduğundan, Muğla Belediye Başkanlığı ister istemez yeri arayışlara yöneldi.

Konuya ilişkin açıklamalar iki yeri işaret ediyordu.

Göktepe Dağı eteklerinde birkaç noktada bulunan su, çözüm olabilirdi.

Ne var ki o denli basit değildi.

Şayet ortaya sürülen iddialar doğru ise Kozağaç Köyü Muhtarlığı, söz konusu suyun Muğla’ya gelmesi için para talep etmişti.

Her halde rüsum hakkından yola çıkılmıştı.

Bir başka alternatif, yeniden gündeme getirilen Sandras Dağı suyu.

Görünen o ki aynı dağdan su getirilmesi daha mantıklı.

Üstelik Ziya Ercan’ın girişimleriyle birçok kez gerçekleştirilen araştırmalarda Sandras Dağının sadece bir noktasında değil birkaç noktadan su temin edilmesi mümkündü.

Şimdi, keşke yıllar öncesinde üniversite ile birliktelik sağlansaydı dense de,  o günün koşullarında olmadı.

Şayet gerçekleştirilmiş olsaydı, Muğla ve çevresi çoktan doğal içme suyuna kavuşmuş olacaktı.

Dedim ya olmadı.

Bu nedenle hiç değilse bu kez gerçekleştirilsin istiyoruz.

Vatandaşın genel eğilimi de bu yönde olduğuna göre ümit edilir ki Sandras Dağı suyuna kavuşmuş oluruz.

O takdirde hiç kuşkusuz Muğla halkının Ziya E rcan’a şükran borcu olacaktır.

Yiğidi öldür hakkını yeme deyişim bu yüzden.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.