YETMEZ, AMA ´´EVET´´ « Hamle Gazetesi

YETMEZ, AMA ´´EVET´´

Bu haber 11 Nisan 2012 - 0:00 'de eklendi ve 1.596 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

-Ben de işkence gördüm-
 
 
Beni yakından tanıyanlar soruyor: “Sen müdahil olmayacak mısın?”
Birileri darbeye methiyeler düzerken, arkadaşlarım hala gözaltına alınıp, hapishaneler işkence hanelere döndürülürken, ben artık dayanamayıp bu gün kapalı olan İlkadım Gazetesi’ndeki köşemde (son zamanlarda birilerine atfedilen, birilerinin sahiplendiği ve bu gün suç olmayan) şu fıkrayı yazmıştım:
“Bir gün Şili Devlet Başkanı Pinoche’ye bir Şilili ‘Efendim, turşu kurmak mı kolaydır, cunta kurmak mı?’ diye sorar. Pinoche ‘Turşu kurmak’ der. Buna şaşıran Şilili bu defa ‘Olur mu efendim, hiç turşu koskoca devlet yönetiminden kolay kurulur mu?’ deyince Pinoche ‘Bak evladım, turşu kurmak için bir sürü hıyar gerekir, ama cunta kurmak için üç, beş hıyar yeter.’ diye yanıt verir.”
İzmir 1 Nolu Sıkıyönetim Mahkemesi’nde 159/1’den yargılandım. 1 yıl, 1 ay, 10 gün ceza aldım. “Paşalar” gibi yattım…
 
xx      xx      xx
Ama müdahil olmayı benden daha çok 32 yıldır oğlunun mezarını arayan Berfu ana hak ediyor.
Ben gözaltına alındığımda işkence görmedim, ama engelli biri olarak hapislik tam bir işkence idi. Ama ben hala yaşıyorum… Berfu ananın oğlu yaşamıyor. Berfu ana oğlunun katillerinin cezalandırılmasını istiyor. O’nu anlamamak mümkün mü?
Ne var ki 104 yaşındaki Berfu ana iki büklüm duruşmaya gelirken, cezalandırılmasını istediği katiller, işkenceciler duruşmaya getirilemiyor!
Ama bir genelkurmay başkanı “darbeye teşebbüsten” tutuklanırken, darbe yapanlar tutuksuz yargılanıyor!
Merak ediyorum, Berfu ana muradına erer, 12 Eylülcüler cezalandırılırsa bu ülkede bir daha darbe ihtimali ortadan kalkacak mı?
 
xx      xx      xx
12 Eylül 1980, 12 Eylül 2010… 2010 Referandumunda 12 Eylül’ün yargılanacağı umuduna kapılıp “Yetmez ama evet” çilere katılamadım. Yargılama başladı… Referandumda “evet” demediğime pişman değilim… Bu gün de “Yetmez, ama hayır” diyorum.
Bütün partiler müdahil oldu. Daha dünkü parti AK Parti neden müdahil oluyor, onu da anlayabilmiş de değilim. Ama öteki partilere de “32 yıldır neredeydiniz?” diye sormadan edemiyorum. Hem bu gün 12 Eylül ile birlikte 12 Eylül Anayasası’na yüzde 92 “evet” diyenler de yargılanmıyor mu? Bu ne çelişkidir, bu ne trajikomik durumdur?
 
xx      xx      xx
Ben de Muğla Baro Başkanı Av. Mustafa İlker Gürkan gibi düşünüyorum. 12 Eylül Darbesi’ni yargılayamazsınız. 12 Eylül kara lekesini yargı temizleyemez. Siyaset temizler!
12 Eylül ile hesaplaşmanın siyasi bir mücadele olması gerekir. Bu bakımdan benim kişisel olarak müdahil olmamın bir önemi yok. Çok daha büyük acılar çekmiş insanların hak ve hukukunun takibi çok daha önemli… Bu anlamda işkencenin, faili meçhul cinayetlerin yargılanması gerekir. Unutmayalım Hitler, 2. Dünya Savaşı nedeniyle değil, katliam, işkence ve eziyetler nedeniyle yargılandı!
Darbe döneminin işkencecilerine, yürütücülerine, karar alıcılarına, işbirlikçilerine, yardakçılarına dokunmayan, azmettiricisi Amerika’yı sorgulamayan, darbeye adeta davetiye çıkaran dönemin siyasilerinden hesap sormayan, Susurlukçulara dokunmayan, 1 Mayıs katliamını, Maraş, Malatya, Çorum katliamlarını aydınlatma derdi olmayan bir “12 Eylül Yargılaması”nın bir “çakma” yargılama olduğunun farkında mıyız?
 
xx      xx      xx
Ama ben 12 Eylül darbesinin, 12 Eylül günü bittiği varsayımıyla hareket eden bir
“iddianame” ile yargılanamayacağının farkındayım. Kenan Evren’in sanık sandalyesine oturtulması tabii ki çok önemlidir. Küçümsenemez… Ama “12 Eylül sanık sandalyesine oturtuldu ve bu iş bitti” de denemez. Yoksa şu soruların yanıtını aramamız gerekir:
“Adalet duygularımız 32 sene sonra mı depreşti? Bu gün Silivri’nin 12 Eylül mahkemelerinden ne farkı var? Bu günün hesabı da 32 sene sonra mı sorulacak?”
 
xx      xx      xx
Bu gün 12 Eylül 1980 yargılanıyor. 1979’u kim yargılayacak?..
Bu gün “darbe karşıtlığı” yapmak çok kolay… 1980’e ulaşan süreci ne çabuk unuttuk… Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet güçleri, üniversiteler ve hatta liseler paylaşılmış, parsellenmişti… Bazıları sol’un, bazıları sağ’ın elindeydi. Karşıt görüşlüler, onlardan olmayanlar, okullara asla gidemezdi. Mahalleler bile parsellenmiş, bölünmüş, bir kesimin egemenliği altına girmiş, kurtarılmış mahalleler ilan edilmişti. Alevi yurttaşlar büyük baskı altındaydı, katliamlar yapılıyordu. Ortada devlet ve hükümet kalmamış, işler askerlere havale edilmişti. Meclis toplanamıyor, aylardan beri Cumhurbaşkanı seçemiyordu. İstanbul’da neredeyse gündelik 20 kişinin öldürüldüğünü nasıl unuttuk? Türkiye iç savaşın eşiğine gelmişti…
Ama o günün siyasileri cenazelerde bile birbirlerine sırtlarını döneceklerine, el ele verip Cumhurbaşkanını seçip, “siyasal, sosyal dönüşümler” getiren kararlar üretebilseler iç savaşın eşiğine gelip, darbe ile karşı karşıya kalır mıydık?
 
xx      xx      xx
Hiç değilse o günleri yaşayanlar olarak kabul edelim, darbe ile soluk aldık… Gerçi ben yüzde 8’in içindeyim, ama yüzde 92 oyla 12 Eylül Anayasası’na “evet” dedik! Elbette “asker korkusu” ile evet denildiğini de söyleyebiliriz, ama 32 yıl askerle mi yönetildik? Şimdi Süleyman Demirel, “Ben yeniden seçilip, hesaplaştım.” diyerek müdahil olmuyor. 12 Eylül Anayasası ile hesaplaştın mı? 12 Eylül’e giden yolda “siyasal, sosyal dönüşümü” yapamadınız. 12 Eylül sonrası devri iktidarınızda siyasal, sosyal dönüşümü gerçekleştirip, Anayasa’nın 15. Maddesini değil, 12 Eylül Anayasası’nı kaldırıp, bir “sivil anayasa” yapıp, işkencecilerden hesap sormayıp, Susurlukları yarattınız!..
Keşke, 2010 Referandumu yerine bir “sivil anayasa” yapılabilmiş olsaydık…
Farkında mısınız sözüm ona 12 Eylülle hesaplaşılan yargılamada bile partilerimiz yan yana olamıyorlar. Bu trajikomik davanın üzerinden bile siyaset yapılıyor!
Diyelim ki Kenan Evren müebbet hapse çarptırıldı, darbe mahkum edildi… Bu nokta da bir daha bu ülkeyi iç savaşın eşiğine götürmeyecek, darbelere yol açmayacak siyasal, sosyal dönüşümleri gerçekleştirip, sivil anayasa yapabilecek miyiz?
Ben neye “müdahil” olayım… 

 
(12.04.2012)
 
 
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.