Yeterince Değerlendiremedikten Sonra!..(l)

Bu haber 05 Kasım 2016 - 0:00 'de eklendi ve 773 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

Muğla olarak açmaz içerisinde kaldığımız gelişmelerinden biri balcılık.

Özellikle “çam balı üretimi.”

Buna karşın dense ki, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından gereği yerine getiriliyor mu?

İlişkin olarak birinci derece hak sahibi üreticiler, üretim aşaması ve değerlendirilmesi safhasında gelişmelerden memnunlar mı?

Doğrusunu söylemek gerekirse üreticiler iyimser değil.

Hem de uzunca zamandan bu yana.

Nedenlerine gelince…

Bir süre, orman teşkilatlarıyla sorun yaşadılar.

Onlar, basralı diye nitelendirilen ormanlık alanlarda kovanların konuşlanmasını istediler.

Buna karşın ilgili bakanlık sıcak bakmadı.

Bu durumun uzun tartışmalara neden olduğunu, çam balı üretim merkezi Muğla bağlamında tanık olduk.

Böylelikle aradan epey zaman geçti.

Neyse ki belirli bir süre sonrasında uzlaşma sağlanmıştı.

Bunun üzerine çam balı üreticileri kovanlarını basralı alanlarda konuşlandırmaya başladılar.

Gözlemdiğimiz kadarıyla şu sıra bir sorun yok.

***

Aslında Muğla, çam balı üretim merkezlerinin başında yer alan yerleşim birimi olunca, ister istemez tüm gözler üzerine çevrilmişti.

Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ziya Şahin de istenen düzeyde bir yaklaşım sergileyince.

Zaten onun böylesine hassas bir yapıda olması, kendisini Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanlığına kadar yükseltti.

Aslında o, bu görevi yerden göğe hak etmişti.

Yıllarca takip ettiğimiz ölçüde, arı yetiştiricilerinin sorunlarıyla yakından ilgilenmekle kalmadı, Muğla Çam Balının ulaslararası düzeyde “patent” alması çabası içerisinde oldu.

Şimdi de aynı şekilde uluslararası bağlamda bir kongrenin Muğla/Fethiye ilçesinde düzenlenmesini sağlayarak, bölgede üretilen çam balının nasıl bir değer içerdiğini, bir kez daha tüm dünyada duyulmasını sağlayacak.

Kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde, ne tür bir görüşün sahibi olsa da gerçek olan şu ki Ziya Şahin, Muğla Çam Balının uluslararası düzeyde yer edinmesini sağlamak açısından, tabir yerindeyse gecesini gündüzüne kattı.

Bunun son örneğini Fethiye’de düzenlenen Arıcılık ve Çam Balı Kongresinde tanık olduk.

***

Kuşkusuz Fethiye ilçesinde gerçekleştirilen Arıcılık ve Çam Balı Kongresi, tüm dikkatlerin üzerinde toplandığı bir birliktelik.

Zira 21 ülkeden 2000 civarında ilgili ve üretici kongreye katılmıştı.

Toplantının ilk konuşmasını yapan Muğla Valisi Amir Çiçek;

Bu kongrede ortaya çıkan bilgilerin herkese yarar sağlayacağını, yanı sıra hazırlanacak bildiriler üniversiteler, bakanlıklar ve tüm uygulayıcılara gönderilecek. Herkesin bunu değerlendirip, buna göre hareket etmesi  gerekiyor. Bir işi iyi, akılcı ve bilim ışığında yapabilmek elbette çok önemlidir.

Her halde vali Çiçek’in yaklaşımlarına karşı çıkılamazdı. En azından aynı kongrede elde edilen bulguların değerlendirilmesi bağlamında.

***

Aynı birlikteliğe katılanlardan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İbrahim Çiftci;

Ormanlardan odun dışı olarak değerlendirilen ürün ve hizmetler içerisinde hayvansal ürünlerin yanında bal ormanları, rekreasyan alanları ve eko turizm hizmetleri de bulunuyor.

Konuşmasını sürdüren Çiftci, Türkiye’nin yaklaşık 3 bin 600 endemik olmak üzere 11 400 bitki türüne ev sahipliği yaptığını, ormanlarımızın yüzde 80 de bodur ağaçlardan oluşmuştur.

Müsteşar Yardımcısı Çiftci bir önemli ayrıntının daha altını çiziyor.

2002 de 30 bin ton olan kekik ve ada çayı gibi odun dışı üretim bu yıl 13 kat artarak 400 bin tonlara çıkmıştır.

Arıcıları sorunlarıyla da yakından ilgilendiklerini vurgulayan Çiftci, arıcılığın desteklenmesi amacıyla ormanlık alanlarda, ballı bitkilerin yoğun olduğu yerlerde bal ormanları oluşturuluyor.

***

Aynı konuda görüşlerini açıklayan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Volkan Mutlu Coşkun ise;

Anadolu, kendine özgü iklim yapısı nedeniyle bitkilerin değişik dönemlerde çiçeklenmesiyle arıcılığa uygun bir ekolojiye sahiptir.

Ülke ekonomisine önemli katkı sağlayan arıcılık, dünyanın çoğu ülkesinde yaygın olarak yapılmaktadır. Bu nedenle ülkemizde kovan sayısı ve bal üretimi yıldan yıla artmaktadır.

Arıcılığa yapılan yatırımların farklı bir özelliği de yatırım tutarlarının düşük kalması ve yatırım için bütün ekipmanın yurt içinden karşılanabiliyor olmasıdır.

(Devamı  var)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.