Yeşil Alana Arıtma Mı?

Bu haber 28 Mart 2016 - 23:21 'de eklendi ve 1.448 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürü Baki Ülgen, Bodrum Ortakent-Yahşi’de yerel mahkemenin yıkım kararı verdiği Atıksu Arıtma Tesisi’nin bölge insanının sağlığı açısından önemli olduğunu söylerken, kamu yararının da gözetilmesi gerektiğini açıkladı.

Haber böyle başlıyor…

Okuyunca habere şaşırmadım. Davanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na açılmış olmasına rağmen CHP’li Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin MUSKİ Genel Müdürü Ülgen’in avukatlığını üstlenmiş durumuna düşmüş olmasına da şaşırmadım. Beni şaşırtan sayın Ülgen’in sosyal demokrat bir belediyenin genel müdürü olarak bir ‘yanlışı’ savunmaya çalışması.

Genel Müdür Ülgen OrtakentYahşi sakinlerinin istemediği arıtma tesisinin mahkeme kararı ile yıkılmayıp çalıştırılabilmesi için “Aynı zamanda kamu kaynağı kullanılarak yapılan bu tesisin kamu yararı göz önüne alınarak mahkemelerimizce karar verileceğine inancımız tamdır.” diyor.

Ne günlere kaldık…(!)

 

xx            xx            xx

Sözlüklerde “kamu yararı” ile ilgili çeşitli tanımlar bulunmakta. İşte biri;

Geniş anlamıyla, ulusun, toplumun gereksemelerini karşılayan, toplumun bütün çıkarlarını gerçekleştirmek amacıyla girişilen çalışmalar.

Bir başkasında “Toplum yararı ile kamu yararı kavramları arasında anlam bakımından fark vardır. Kamu yararı, kurulu düzenin korunmasındaki çıkardır.” denilmekte.

Peki, Kurulu Düzen özel mülkiyete dayanıyorsa, kamu yararı özel mülkiyetin korunmasındaki çıkar anlamına gelmez mi?

Toplum yararı ise ülkede yaşayan tüm insanların ortak çıkarlarını ifade eder. Düzenin ortak çıkarı koruyucu niteliği ise alt yapıyı oluşturan mülkiyet anlayışına bağlıdır. Yani aslında alınacak bir tedbir kamu yararı gereği olduğu halde toplum yararına olmayabilir.

 

xx            xx            xx

Termik Santrallar havayı kirletiyor. Doğal ve tarihi çevreye zarar veriyor. İnsanların solunum yolu hastalıklarına yakalanmalarına neden oluyor. Santralların çalışması kamu yararına aykırıdır. Çalışmasında kamu yararı yoktur.

Termik Santralların havayı kirletmesi engellenebilir. İstihdama katkı yapması bir yana ürettiği enerji ile ülkemizin kalkınmasına katkı yapıyor.

Hangisi?.. Bu “Kamu yararı” dedikleri her derde deva ilaç mıdır?

Bir önemli soru da şu:

Eğer Muğla Büyükşehir Belediyesi olmasaydı; Ortakent-Yahşi Beldesi faaliyette ve Belediye Başkanı AK Partili olsaydı. MUSKİ Genel Müdürü de İl Özel İdaresi’nde mühendis olsaydı, o sözlerini tekrar edebilir miydi? Edebilirdi? Ya belediye CHP’li olsaydı?

Neyse biz mevcut durum üzerinden soralım: MUSKİ Genel Müdürü Baki Ülgen, Ortakent-Yahşi kendi sorumluluğunda olmasaydı yine avukatlığa soyunur muydu, yoksa gerçeği mi haykırırdı?

Gerçek şu ki Genel Müdür Ülgen’in savunduğu tesis “Hukuk” hesaba katılmadan ve bile bile “yeşil alan” üzerine yapılıyor!

 

xx            xx            xx

Yerel gazetelerimizden biri de “Ortakent-Yahşi Mahallesinde yapılan ve neredeyse kullanıma hazır hale getirilen atık su arıtma tesisine yargı engeli.” başlığı atmış. Sanki her şey tamammış ta yargı engel oluyormuş gibi… Ben olsaydım “Yargı Kamu Yararını Korudu” başlığı atardım.

Termik Santralların kirlettiği havanın yerine temizi; sağlığını bozdukları insanların, bitkilerin yerine sağlıklıları konulabilir mi? Koyamazsanız termik santralların “kamu yararına” ve en önemlisi “toplum yararına” olduğunu savunamazsınız. Zaten ben de Genel Müdür Ülgen’in “yeşil alana” yapılmış “Atıksu Arıtma Tesisi”ni inanarak savunduğunu sanmıyorum…

Sayın Ülgen o atıksu arıtma tesisinin 20 yıl önce yeşil alan ve çocuk parkı olarak “kamuya terk edilmiş” bir alana Ortakent-Yahşi sakinlerine rağmen yapılmış olduğunu bilmiyor veya “Genel Müdür” olması nedeniyle savunuyor olmalı… (!)

 

xx            xx            xx

Sakın Ortakent-Yahşi sakinlerinin arıtma tesisine karşı oldukları sanılmasın… Onlar yer seçimine karşılar. Ki 2015 yılında inşaat başladığında Muğla Valiliği‘ne toplu imza ile başvurup inşaatın bir an önce durdurulmasını talep etmişler. Bundan sonuç çıkmayınca bölgede inşaat işleri yapan bir firma tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı muhatap alınarak, Muğla 2. İdare Mahkemesi’ne “İmar Planının arıtma tesisi ile ilgili revizyonunun iptali” ve “Tesisin aktivasyonu halinde oluşacak kamu zararı nedeniyle projenin iptali” davası açılmış…

Bugüne kadar hep isabetli, kamu vicdanını rahatlatan kararlar veren Muğla 2. İdare Mahkemesi her iki davada da yürütmeyi durdurma kararı vermiş. Davacı Avukatı Ayşe Bora gazetecilere yaptığı açıklamada, gerekçeli kararda ‘arıtma tesisi için belirlenen yerin kriterlere uygun olmadığı’ vurgusu yapıldığını belirterek şöyle demiş:

Kararın ardından yıkım için başvuruda bulunduk ve mahkeme yıkım kararını da verdi. Şimdi Danıştay kararını bekliyoruz. Onama kararı geldikten sonra tesis buradan kaldırılacak.

 

xx            xx            xx

MUSKİ Genel Müdürü Baki Ülgen de bölgede kanalizasyon şebeke hattı bulunmadığını, mahkeme sürecinin ardından mevcutta bulunan ve kapasitesi yetersiz paket arıtmalarında devre dışı kalacağını belirtirken, “Söz konusu bölgenin kanalizasyon şebeke hattı ve terfi merkezleri de arıtma tesisi ile eş zamanlı olarak yapılarak yüzde 70’i tamamlanmış durumdadır.” ifadesinde bulunup şöyle devam ediyor:

Tesis devreye alınamadığı için bu hatlarda kullanılamamakta ve parsel bağlantıları da yapılamamaktadır. Ayrıca rüzgar yönünde evlerin olduğu konusuyla ilgilide tesislerde bu konu üzerinde koku giderim üniteleri yapılarak çözüme kavuşturulması planlanmaktadır. Sonuç olarak; takdir yüce mahkemelerimiz de olmak üzere, toplum sağlığıyla direk alakalı, turizm bölgesi adına hayati önem arz etmektedir. Aynı zamanda kamu kaynağı kullanılarak yapılan bu tesisin kamu yararı göz önüne alınarak mahkemelerimizce karar verileceğine inancımız tamdır. Yüce mahkemelerimizin vereceği karara saygı duyarak bölgenin ihtiyacı için tekrardan planlama yapabileceğimizi belirtmek isterim.

 

xx            xx            xx

Toparlarsak, dönemin Ortakent Belde Belediyesi tarafından 2012 yılında yapılan Koruma İmar Planı değişikliğiyle ‘arıtma tesis alanı‘ olarak tahsis edilen Yahşi‘deki yaklaşık 2 dönümlük arazi, 2015 te mahkemelik olur… Yeşil alan olması için kamuya terk edilen (!) araziye yapılan Arıtma Tesisi ile ilgili tesisin kurulduğu araziye komşu arazinin sahibi tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı muhatap alınarak, “İmar Planının arıtma tesisi ile ilgili revizyonunun iptali” ve “Tesisin aktivasyonu halinde oluşacak kamu zararı nedeniyle projenin iptali” istemiyle 2015 te açılan her iki davada da mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Şimdi Doğal SİT ve yerleşme alanında, yeşil alan ve çocuk parkı düzenlemesi yapılması gereken arazi üzerinde 3 milyon lira harcanarak yapılan arıtma tesisi bir gün çalışmadan yıkılmakla karşı karşıya… (!)

 

xx            xx            xx

Olayı dramatize etmeye gerek yok… “Kamu yararı”nın olduğu yerde “kamu zararı” da vardır. Nasrettin Hoca’nın evi soyulduğunda komşuların “Kapıyı neden kilitlemedin?” diye suçlaması karşısında “Hırsızın hiç mi suçu yok” dediği gibi… 3 milyon Kamu Zararı da zarara neden olanlara rücu ettirilir…

Sahi Ortaca-Yahşi Arıtma Tesisi’nin mahkeme sayesinde geçtiği bilimsel süreçten Menteşe Arıtma Tesisi de kurulurken geçmiş midir?

Muğla 2014’te Büyükşehir oldu. Dava 2015’te açılmış. Bir bakıma Büyükşehir Belediyesi’nin “yeşil alan” üzerine yapılmaması gereken tesisin tamamlanmasına seyirci kaldığı için mi bakanlık dururken MUSKİ Genel Müdürü Ülgen avukatlığa soyundu?

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Ahnet Tan Karaosnanoğlu 29 Mart 2016 / 09:03

Özcan abi,
Sıkıntı;bizim idarecilerimizin- kamu yararı- denildiğinde idarelerin yararı olarak algılamalarında.Bunun da nedeni -kamu alacağı=resmi kurum alacağı-,-kamu dairesi=resmi kurum-,vb.kelimeleri çocukluklarından beri duymaları.
-Kamu-kelimesi = -herkes-,-toplum-demektir.Dolayısı ile -kamu yararı-herkesin,toplumun yararı anlamına geldiğinin düşünülmesi gerekiyor.

mehmet kaya 29 Mart 2016 / 10:41

Madem yazı Bodrum’u ilgilendiriyor. Bodrum Gündoğan’daki yeşil alan üzerinde kurulu Gündoğan arıtma tesisini de, bu arada dile getirelim. Gündoğan ve Küçükbük koylarına hakim, müthiş manzaralı bir tepede yer alan arıtma tesisine, yaklaşık beş altı pompayla aktarılan ve tepeye ulaştırılan pislik güya burada arıtılıyor(!). Sonrada Küçükbük koyuna tepeden salınıyor. Pompa paraları, jeneratörler, elektrik masrafları kısacası çok masraflı bir yöntem. Belediyeyi (MUSKİ yi) batırır. Bu güne kadar kimse burasını dile getirmedi. Yada getiremedi. Bodrum’un çevrecilerinin dikkatini bu tepeye ( bu tepenin adı da eski Gündoğan (Farilya) köylülerinin dilinde “Değirmen Tepe” dir.) Bu pahalı ve yanlış sistemden MUSKİ acilen vazgeçmeli. Birde bu yer konut imarlı arsaların ortasında yer alıyor. Neresinden bakarsak bakalım çarpık,çirkin ve yanlış. Bodrum’un en acil sorunu Gündoğan ve Küçükbük koylarının acilen korumaya alınması ve kurtarılmasıdır. Bu iki koy kapalı koydur. Bu koylar ölürse, Bodrum ölür.