Yerinde Yönetim

Bu haber 18 Kasım 2016 - 0:00 'de eklendi ve 718 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

Biliyoruz ki, yıllar öncesinde bir yasanın meclisten geçip, yürürlüğe konacağı dillendirildi.

Hem de uzunca bir süre.

Buna karşın bir türlü gerçekleştirilemedi.

Oysa, bilinçli uygulandığı takdirde yerinde yönetim yasası, her bakımdan sayısız faydalar sağlardı.

En azından ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetlerin, her geçen gün büyüyen ülkenin sorunlarını gidermede zorlandığı düşünülürse.

Dolayısıyla çoğu yerleşim merkezleri şikâyet ettiğine göre bir çare bulunmalıydı.

Değil mi ki merkezi yönetim tüm illere ulaşmakta zorlanır hale gelmişti.

Öyleyse, yerinde yönetimi esas alan bir uygulamanın yürürlüğe konması, en akılcı yöntemdi.

Böylelikle Ankara’nın yükü büyük oranda hafiflerdi.

***

Bu durumda tek çıkar yol, yeni bir yasanın TBMM’den geçip yürürlüğe konmasıydı.

Derken, bakıp görüldü başka çare yok.

Gerçekten merkezi hükümet ülkenin her bir köşesine yetişmekte zorlanıyor.

Söz konusu yasa mutlak surette çıkarılmalıydı.

Bunun üzerine “Yerel Yönetimler Yasası” yöre halkının ihtiyaçlarını etkin bir şekilde gidermek için 3 Temmuz 2005 tarihinde TBMM tarafından kabul edilerek yürürlüğe kondu.

Dolayısıyla o gün bugün aynı yasa doğrultusunda çalışmalar sürdürülüyor.

***

Tamam da söz konusu yasa ihtiyacı karşıladı mı?

En azından ortaya çıkan sorunlar, aynı yasanın kazandırdığı ivme üzerine tez elden çözüme kavuşuyor mu?

Yoksa değişen bir şey olmadı mı?

Üstelik beraberinde bir takım sıkıntılar mı doğurdu?

Ve daha cevap arayan pek çok soru.

***

Bu ve benzer sorulara asıl cevap vermesi gereken uygulamanın başı belediye başkanları olduğuna göre onlar ne diyordu?

Özellikle yasanın meclisten geçip yürürlüğe girdiği ilk yıllarda, nasıl bir durumla karşılaşılmıştı?

Aradan epey süre geçtiği için şimdi durum neydi?

Gözlediğimiz kadarıyla büyükşehir belediye başkanı Op. Dr. Osman Gürün hariç diğer belediye başkanlarından serzenişte bulunmayan yok.

O gün bugün Muğla’ya bağlı ilçe merkezlerinden Marmaris, Fethiye, Bodrum olmak üzere her merkez sıkıntılı.

Aynı belediyelerin başkanları Behçet Saatçı, Mehmet Kocadon ve Ali Acar, her vesileyle serzenişte bulunduklarına göre, söz konusu yasanın tümüyle iyileştirmeler getirdiğini söylemek olası değil.

Belki zamanla diyeceğim ama yasanın yürürlüğe konduğu tarihten itibaren geçen süre az değil. Buna karşın hala şikâyet edildiğine göre sorun devam ediyor demektir.

Bu arada diğer ilçe belediye başkanlarının halinden memnun oldukları sanılmasın. Onlarda kendi çapında bir takım sıkıntılar içerisinde oldukları ortada.

***

Aynı yasa üzerine Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Op. Dr. Osman Gürün’le yaptığımız söyleşilerde başkan;

Bizim şikâyet etmeye hakkımız yok.

Değil mi ki yasa meclisten geçerek yürürlüğe girdi.

Bir şekilde uygulamaya koymak bizim görevimizdir demişti.

Ona bakılırsa başkan Gürün, bu ve benzer konularda hiçbir zaman serzenişte bulunmadı.

Her platformda, madem ki bu göreve talip olduk.

Şikâyet etmeye hakkımız yok.

***

Peki, aynı yasanın getirdiği kriterler doğrultusunda nasıl bir çalışma sergilenmektedir?

Bunun üzerine açıklamalarda bulunan başkan Gürün;

Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak ilimizin her köşesine hizmet götürme gayesiyle çalışmalarımız devam ediyor.

Tüm ilçelerde kurduğumuz birimlerimizin bulundukları bölgenin eksikleri hakkında sundukları raporlar doğrultusunda, yatırım programlarımız tek tek hayata geçiyor.

Tüm daire başkanlıklarımız ve MUSKİ genel müdürlüğümüz çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak tüm birimlerimizle 7 gün 24 saat çalışarak Muğla’mızı kış aylarına hazırlıyoruz.

Dedim ya başkan Gürün hiçbir zaman, görevin yerine getirilmesi bağlamında şikâyetçi olmadı.

O, madem ki bu göreve talip olduk.

Bizim dün olduğu gibi bugünde şikâyet etmeye hakkımız yok demekten kendini alamıyor.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.