Yerel Yönetimin Yeniden Yapılandırılması

Bu haber 11 Nisan 2016 - 1:41 'de eklendi ve 882 kez görüntülendi.
Ünal Bozyerunalbozyer@hamlegazetesi.com.tr
Sosyolojik Bakış

Türkiye 2000 yıllara ekonomik, mali, hukuki ve siyasal birçok sorunla birlikte girdi. Dünyayı küreselleşme olgusunun kuşattığı, yerel ve bölgesel yeni birlikteliklerin oluşturulduğu bir dönemde yaşamaktayız. Aynı zamanda teknoloji, ulaşım ve iletişim alanında yaşanan gelişmeler dünyamızı Mc Luhan’ın deyimiyle küresel bir köye dönüştürmektedir.

Sırf bu gelişmeler bile ülkemizin yeni bir kamu ve yerel yönetim anlayışı ve hizmeti sunmasının gerekliliğini anlatmaya yetebilir. Öncelikle darbe ortamlarında hazırlanan anayasa metinlerinin yerine geniş katılımlarla, sivil inisiyatifle, yeni dönemde ülkemize ve topluma ivme kazandıracak anayasa yapılabilmelidir. Yeni anayasanın yürürlüğe girmesiyle devletin ve toplumun yeniden yapılanması gerçekleşecektir. Bu gelişmeleri de yerel yönetimlerin yeniden yapılandırılması izleyebilirdi. Anayasa değişikliği bir türlü istenen, arzulanan, olması gereken sürece giremedi. Ama yerel yönetimlerde yeniden yapılandırma gerçekleşti. İlimizin de içinde olduğu 30 ile büyükşehir statüsü verildi ve ilin yerel hizmetlerinin belediyeler aracılığıyla verilmesi hedeflendi. Bu illerin kırsal alanlarına daha önce yine Mahalli İdareler Seçimlerinde seçimle işbaşına gelen İl Genel Meclisi aracılığıyla hizmet götürülüyordu. Halen büyükşehir olmayan 51 ilimizde bu yönetim biçimi devam etmektedir. Belediyelerin yerel hizmet konusunda daha yetenekli ve daha organize olduğu ya da olması gerektiği düşünülerek, tek elden kırsal alanlara da hizmet götürülmesi planlanmış görünüyor.

İletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişme devletlerin, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının, şirketlerin ve insanların birbirlerini daha yakından tanımalarına ve izlemelerine geniş imkânlar sağlamaktadır. Ülkelerin, kurum ve kuruluşların birbirlerinden etkilendiği ya da etkilediği bu dönemde iyi yönetim uygulamalarının örnek alınabilmesi geçmişe oranla daha mümkün hale gelmiştir. Aynı zamanda ülkelerin taraf olduğu uluslararası sözleşme ve anlaşmalar kendilerini etkilediği ölçüde yerel yönetimlerin gelişim eğilimlerini belirlemektedir. Yerel yönetimlerin üyesi oldukları uluslararası yerel yönetim birlikleri vasıtasıyla ortak projeler geliştirmeleri ve daha iyi hizmet sunabilmek için yeni yöntem ve teknikler araştırmaları geleceğe ilişkin gelişim eğilimlerinin ipuçlarını vermektedir. Yerel yönetimlere ilişkin hukuki düzenlemeler yerel hizmetler ile bu hizmetlere yönelik temel esas ve usulleri belirleyerek, standartları koymaktadır. Bu durumda bireylerin devletten ve yerel yönetimlerden beklentileri yükselmiş, daha kaliteli hizmet anlayışı yönünde talepler artmıştır.

Diğer taraftan yerel demokrasinin geliştirilmesi, yerel halkın yerel nitelikteki kararların biçimlenmesine yaptığı katkının arttırılması talepleri de yükselmektedir. Yerel yönetim organlarının yapmış oldukları toplantıların halka açık olması, kent konseyi kurulması, belediye hizmetlerine gönüllü katılım, meslek kuruluşları, vakıf ve derneklerle ortak projeler gerçekleştirilmesi gibi hususlar yerel halkın katılımını artırıcı niteliklerdir. Şeffaflık, hesap verebilirlik, meşruiyet ve adalet gibi ilkelere dayanan yönetişim yaklaşımı kamu yönetimi literatürüne önemli katkılar sağlamıştır. Kamu yönetimi içerisinde stratejik anlamda gizliliği olmayan bütün karar ve işlemlerin yurttaşlara, özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarına ve ilgili paydaşlara açık hale getirilmesi gerekmektedir. Böylece kurumsal denetimi de kolaylaştıracak olan kamuoyu denetimi öne çıkmaktadır.

Bu gelişmelerin ilimizde hangi aşamada olduğu ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte ülkemizin birçok yerel yönetimlerinde iyi yönetim modelleri sergilenmektedir. Hatta mevcut iktidar partisinin daha kurulduğu yıl halkın güvenini kazanarak tek başına iktidar olmasında 1989 seçimlerinde iş başına gelen Refah Partili belediye başkanlarının hizmet anlayışının etkili olduğu bilinen bir gerçektir. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapan bugünün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başarısında da yerel yönetimde gösterdiği performans önemli rol oynamıştır. Yukarıda değindiğim konular yanında ilimizin 1980 sonrası aldığı önemli göç sonucu kozmopolitleşen nüfus yapısı yeniden yapılanmayı ve yeni hizmet anlayışını talep etmektedir. Sahil ilçelerimizin gelişmesi, merkez ilçenin gelişmelere ayak uydurmaya çalışması, kırsal alanların ise şiddetle hizmete ihtiyaç duyması ilimizin yönetilmesini güçleştirse de atılacak stratejik adımlarla yeni yönetim anlayışını halkımıza sunmakta tereddüt göstermemeliyiz

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.