Sırada Hangi CHP’li Belediye Var?

Bu haber 09 Ocak 2018 - 11:38 'de eklendi ve 1.116 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

İstanbul’da önce CHP’li Ataşehir Belediyesi, sonra yine CHP’li Beşiktaş Belediyesi

Sırada hangi CHP’li belediye var?

Herkesin sorduğu soru bu…

CHP Genel Başkanı Kılıçtaroğlu doğal olarak belediye başkanlarına sahip çıkıyor. AK Parti iktidarı tarafından CHP’li belediye başkanlarına kumpas kurulduğunu öne sürerek, öküzün altında buzağı aramaktan vazgeçip, artık öküzün altına buzağı koyduklarını söylüyor…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Sana belediye başkanlarımı yedirmem” diyor.

Peki, belediye başkanları suç işlemezler mi?

İşler… Elbette işler, ama “AK Partililer işler, CHP’liler işlemez” diyemezsiniz.

Belediyeler suç işlemeye uygun kurumlardır ve elbette fıtrat meselesi…

Belediyeyi yönetenler hangi partiden, ideolojiden, dinden olurlarsa olsunlar, fıtratları, meşrepleri uygunsa görevlerini kötüye kullanabilirler, usulsüzlük, yolsuzluk yapabilirler…

 

xx            xx            xx

Ülke nüfusunun neredeyse yarısı Büyükşehirlerde yaşıyor.

İstanbul, Ankara Belediye Başkanlarının istifaları ile 86 HDP’li belediyeye kayyum atandığı göz önüne alınırsa, şu anda ülkenin yüzde 50’sinden fazlasında seçmen iradesinin ortadan kalktığı öne sürülebilir.

Yani başkanları görevden alınan, büyük bölümüne kayyum atanan illerin “idarenin vesayeti” altında olmalarından dolayı “demokrasi mağduriyetinin” ortaya çıktığı söylenebilir.

Şunu söylemeye çalışıyorum, seçimle gelen seçimle gitmelidir.

Ama bunlar suç işlemişler…!

HDP’li başkanların durumunu biliyoruz. Ya bölücülük yaptıkları veya bölücülere yardım ve yataklık yaptıkları iddia ediliyor. Çoğunun hakkında açılmış davalar var. Görevden alınmaları kaçınılmaz. Belediye Meclisi kendi içinden yeni başkan seçse sonuç değişmiyor. 86 belediye için erken seçime de gidilemeyeceğine göre, o belediyeler için seçim yapılabilir miydi?

Bir iki belediye değil bu. 86 belediye… Yeni başkan seçimleri yapılmalıydı…

Kayyumlu demokrasi olur mu?

 

xx            xx            xx

HDP’li 86 belediye başkanının neden alındığını biliyoruz. Haklı bulan var, haksız bulan var. Ben haklı bulanlardanım… Peki başta İstanbul ve Ankara olmak üzere AK Partili Belediye Başkanlarının neden istifa ettirildiklerini bilen var mı?

Ağlaya ağlaya istifa edenlerde oldu… “İstifa ettiriliyoruz” dediler. Seçmene sığınmaya çalıştılar…

Nedense direnip, yargıya sığınan olmadı!

CHP’li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon tutuklandığında Bodrum’da kıyametler kopmuştu. Günlerce, haftalarca, aylarca protestolar yapılmıştı.

AK Partili Belediye Başkanları istifa ettiler veya ettirildiler kıyamet kopmadı!

Neden? Ben hala merak ediyorum; neydi AK Partili Başkanların suçları, günahları? Siz merak etmiyor musunuz?

Bildiğimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Genel Başkan sıfatı ile verdiği talimat ile görevden ayrıldıklar… Ne oluyor? Demokrasiden uzaklaşıyor muyuz?

 

xx            xx            xx

Elbette seçimle gelen seçimle gitmeli, ama…

Bununla ilgili olarak da “Onlar parti sayesinde seçildiler. Seçilebiliyorlarsa çıkıp kendileri seçilsinler. Parti onları seçtirdi ise, uzaklaştırırda.” diyenler oldu.

O zaman seçmene ne gerek var değil mi?

İstediğinizi göreve getirirsiniz, istemediğinizi görevden alırsınız!

Ancak bunun adı adayınızı veya adamınızı seçmene seçtirip, istediğinizde görevden aldığınızda da “demokrasi” olmaz.

Bu bir “vesayet” olur.

Ha askeri vesayet olmuş, ha sivil vesayet olmuş, ha parti vesayeti olmuş, ha şahıs vesayeti, fark eder mi?

Hangisi olursa olsun, vesayet odaklarının hiçbirisi kabul edilemez…

 

xx            xx            xx

Hesap sorma hakkı” seçmenin elinden alınıyor, diyenlerde oldu.

Bir bakıma bu da doğru ama…

Bir belediye başkanı partisine karşı bile sorumlu değildir. Tüzüğe aykırı davranamaz o kadar… Seçildikten sonra seçildiği şehre karşı yükümlülükleri vardır ve o şehirde yaşayanlara karşı sorumludurlar.

Belediye Başkanı partisine karşı sorumlu olduğunda bu “parti devletine” de yol açabilir!

Peki bu durumda, yolsuzluk, usulsüzlük yapmış bir belediye başkanından hesap sorulması için seçimi mi, bekleyeceğiz?

Hayır, öyle şey olmaz. Olmamalı… Ki AK Partili Belediye Başkanlarından hesap da sorulmadı. Sorulsaydı CHP’li Başkanların açığa alınması bu kadar gürültü koparmazdı.

Yasalar izin verse bile doğrudan İçişleri Bakanlığı açığa almamalıydı. İçişleri Bakanlığı’nın kararı “siyasi” bir karar olarak değerlendirilecektir. Ki öyle değerlendiriliyor. Hele İçişleri Bakanı Sen bittin Kılıçdaroğlu” dedikten sonra…

Her zaman hepimizin güveneceği makam “Yargıdır”… Eğer biz bir “demokratik hukuk devleti” isek bu böyle…

Varsa şikayet savcılıkça soruşturulur ve gerekiyorsa seçilmiş başkan hakkında İçişleri Bakanı’nın izni ile dava açılır… Ve yargı soruşturmanın selameti için başkanın açığa alınmasını ister veya istemez…

 

xx            xx            xx

Demokrasinin zedelenmesine izin vermemeliyiz.

Demokrasi ve hukuktan ayrılmamalıyız.

Ama bu FETÖ’cüymüş de…

Ortada bir şüpheli varsa ve o FETÖ’cü olsa da bu bizim demokrasiden, hukuktan ayrılmamızı gerektirmez…

Hem bu defada Bülent Arınç’ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında ortaya attığı iddialar anımsatılır, bunlar ne olacak diye de sorulur.

Ki anımsatılıyor da, soruluyor da…

Ayrıca “Ben belediye başkanlarını görevden aldım, sende almalısın” anlayışı ile de hareket etmemek lazım. Parti genel başkanları elbette gerektiğinde bir belediye başkanını partiden atabilir… Ama görevden alamaz… Bu demokrasiyi ve hukuku yaralar…

 

xx            xx            xx

Benim anlayamadığım CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun partili belediye başkanlarını savunma şekli… “Sende varsa bizde de olacak diye bir şey yok. Bizde olmaz. Biz hesap vermekten kaçmayız.” ne demek?

Ya olursa? Ya varsa?

Nitekim sen CHP’li belediye başkanlarının sütten çıkmış ak kaşık olduklarını söylerken, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon hakkında verilmiş yerel mahkeme kararları, benim bildiğim 3 dosya Yargıtay’da onay veya ret için bekliyor. Ya şu aralar Kocadon’un aleyhinde bir karar çıkarsa…

Ne diyeceksiniz? Bu siyasi bir karar mı diyeceksiniz?

Bilemiyorum, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu partili belediye başkanlarını körü körüne hem de toptan savunmak yerine, “demokrasi” ve “hukuku” savunsa daha mı doğru yapmış olurdu.

 

xx            xx            xx

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Beşiktaş Belediyesi önündeki konuşmasında geçen “… bu Belediyeden, bizim Belediye Başkanımızdan bırak öyle 1 milyon 100 bin lira, bin lira, 1 kuruş FETÖ’ye para aktarıldıysa Belediye Başkanını gelin önce ben görevden alırım.” ifadesi manidar oldu. İnsan nasıl bu kadar emin olabilir ki?

Kılıçdaroğlu, hükümetin Murat Hazinedar’ın “FETÖ’ye para aktardığı” iddialarına karşılık verirken bu ifadelerde bulundu. Bu ifade üzerine Muğla’da sosyal medya sallandı.

Paylaşımlarda “Muğla’ya da bekleriz Sayın Genel Başkanım…” ifadeleri yer aldı.

Çünkü Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün‘ün FETÖ’nün Zaman Gazetesi‘ne; Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat‘ın FETÖ İçişleri Bakanlığı İmamı olduğu söylenen Erkan Karaaslan‘a ödeme yaptığı iddiaları hala güncel…

Yarın devam edelim…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
salihdemir 09 Ocak 2018 / 21:10

Özcan Bey 21 Ekim 2017 tarihli köşe yazınızda şu yorumu yapmıştım. ” 20 Ekim 2017 Tarihinde Halk TV’de canlı yayınlanan Arena programında Uğur Dündar telefonuna gelen bir mesajı okudu. Mesajda bir vatandaş 2012 yılında kutlanan 30 Ağustos zafer bayramını bir kelime bile yer vermeyen Fetonun zaman gazetesini eleştiren vatandaşa fetonun tetikçi gazetesi zaman tarafından dava açıldığını söyledi.” Fetonun tetikçi gazetesi zamana 2015 yılında bile milli ve dini bayramlarda verilen ilanların hesabını sormak CHP’lilerin hakkıdır.