Yerel Yönetim Seçimleri ve Muğla

Bu haber 18 Aralık 2018 - 1:56 'de eklendi ve 1.570 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

Dostlarım yerel seçimlerle ilgili görüş belirtmediğimi söylüyorlar. Mesele nerede kimin kazanacağı merkezli geliştikçe pek bir şey söylemeye niyetli değilim. Benim için 31 Mart Yerel Yönetim Seçimlerinin tek önemi, bu seçimin “uzlaşma kültürü” içim ciddi bir adım olduğudur.

Türkiye 2014 Ağustosundan beri fiilî bir değişiklik yaşıyor ve merkezî yönetim sistemi kökten değişiyor. Başkanlık sistemi ve “başkanlık hükûmet sistemi”, Türkiye’nin yeni sistemi olurken, bu değişiklik yerel yönetimlerde hiç yansımadı. Yani yerel yönetimlerde sistem eski tas eski hamam ama yerel yönetim sistemi üzerinden merkezî sitemi zorlama stratejisi, muhalefeti bir araya getirdi. Tabii buna bağlı olarak iktidar da ittifak sistemine sarıldı. Yoksa başlarda iktidarın pek ittifak sevdası yoktu. Kısacası, 31 Mart Yerel Yönetim Seçimlerine iktidar da muhalefet de ittifakla girme stratejileri geliştirdi ve her parti ittifak yaparak seçim ipini göğüslemeye çalışıyor.

Ayrıntılara girmeyelim… Ak Parti ile MHP bir yanda “cumhur ittifakı” adı altında, diğer muhaliflerden CHP ile İYİP “millet ittifakı” adı altında bir uzlaşma kültürü geliştirdiler. Beni doğrudan ilgilendiren seçimin işleyişi, nerede kimin kazanacağı, hangi partinin en yüksek oyu alacağı değil, bir uzlaşma kültürü temelinin atılmış olmasıdır.

Ak Parti ile MHP’nin ilkesel listesi birbirine yakındır ve bir uzlaşma yoluna girmesi, toplumsal elektriklenmeyi ve gerilimi azaltır.

Öte yandan, ilkesel listeleri biraz farklı olan CHP ile İYİ Parti’nin ittifak içinde olmaları da “uzlaşma kültürü” için güzel bir örnektir. Bir CHP yetkilisinin “İçimize sinmiyor ama uzlaşmak için bu şart. İYİ Partili arkadaşların da içine sinmeyen durumlar vardır” cümleleri, uzlaşma kültürü için doğru bir tespittir. Cumhur ittifakında da Ak Parti’nin de MHP’nin de içine sinmeyen şeyler mutlaka vardır ama başarı için uzlaşmayı tercih ettiler.

HDP ve diğer partiler de resmen açıklamasalar da, sahada iki ittifaktan birini destekleyeceğe benziyor. Bu da uzlaşmanın bir başka boyutudur.

İşte bu “uzlaşma kültürü” bile “Yeni Türkiye”nin güzel bir işaretidir.

Uzlaşma kültürünün Muğla’ya yansıması nasıl olacak?

CHP Büyük Şehir Belediyesinde kendinden emin olduğu için uzlaşma ve dolayısıyla ittifak arayışına girmedi. Yekten Dr. Osman Gürün ile girdi oyuna. Her ne kadar Sayın Gürün’ün adaylığından memnun olmayan CHP’liler, “Osman Gürün, oy ver sürün” diyerek memnuniyetsizliklerini belirtseler de “Hem ağlarım, hem giderim” diyen gelin hesabı, seçim günü Sayın Gürün’e oy verecekler gibi görünüyor.

Ak Parti ve MHP’nin Muğla’da ittifak yapıp yapmayacakları belli olmadığı için uzlaşma kültürüne katkılarının Muğla özelinde nasıl olacağı belli değil. Önce MHP adayında bir ittifak sinyali geldiyse de son haberler Ak Parti adayında olacağı yönünde.

Muğla seçimlerinde sonuçlar üç aşağı beş yukarı geçen seçimlerdeki gibi olur. En büyük sürpriz Muğla Büyük Şehir’in CHP’nin elinden kaçmasıdır.

Muğla için özel bir durum da Fethiye Belediye Başkanı Sayın Behçet Saatçi’dir. Behçet bey sayısal gücü az gibi görünse de neredeyse Muğla seçimlerinin belirleyici fenomenidir. Şu andaki vaziyete göre Muğla seçimlerinin sonucunu Sayın Saatçi belirleyecek gibi görünmektedir. Aynı fenomen özelliği Bodrum Belediye Başkanı Sayın Mehmet Kocadon için de geçerlidir ama o Sayın Saatçi kadar etkili olamıyor gibi.

Bu seçim döneminin en rahat siyasetçisi Menteşe Belediye Başkanı Sayın Bahattin Gümüş. Sayın Gümüş’ten partililer memnun; şehirde de pek tepki yok.

1 Nisan sabahı ülkenin huzura uyanması dileklerimle Yerel Yönetim seçimlerinin barış ve huzur içinde geçmesini ve ülkeye hayırlı olmasını diliyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.