Yeniden Demokrasi

Bu haber 05 Eylül 2016 - 0:30 'de eklendi ve 2.038 kez görüntülendi.
Ünal Bozyerunalbozyer@hamlegazetesi.com.tr
Sosyolojik Bakış

Geçen hafta ülkemizde yaşadığımız askeri darbelerin toplumsal ve siyasi etkilerini özetlemeye çalıştım. Aslında her darbe bilimsel açıdan iyi analiz edilmeli, darbeyi hazırlayan ortamlar, darbe dönemleri ve darbe sonrası yaşanan toplumsal dönüşümler, bu analizin bölüm başlıklarını oluşturmalıdır. Konuyla ilgili lisanüstü tez ve araştırma sayısı oldukça yetersizdir. Konu siyaset sosyoloji açısından iyi analiz edilirse bu ortamlardan kurtulmamız belki mümkün olur ya da bu alanda neler yapılabileceği konusunda toplumsal duyarlılık artar, güncel siyaset de buna uygun şekillenebilir.

15 Temmuz sonrası yaşanan en güzel tablo hiç kuşkusuz milli birlik ve beraberlik ortamının yaşanmasıydı. Ne yazık ki bu dönemi kısa sürede tüketmeye başladık. Demokrasiye sahip çıkan vatandaşlarımız, bu uğurda verilen şehitler ve yeniden toparlanmaya çalışan sivil iktidar diğer darbe dönemlerinden pek çok bakımdan ayrışan yönlerdi. Nedense kısa bir süre sonra yeniden eski formata dönülmeye başlandı. Askeri darbe ortamlarında sık rastlanan ihbarcılık, iftira, karalama furyası topluma hakim olmaya başladı.

Bu tehlikeye daha darbe girişiminin hemen sonrasında dikkat çeken sivil toplum örgütlerinin açıklamalarını dikkatle okumak gerekiyor. Darbe sonrasında ilan edilen OHAL yasasına ilişkin endişelerini ve tepkilerini basın toplantısıyla açıklamak üzere bir araya gelen KESK-DİSK-TMMOB-TTB’in başını çektiği sivil toplum örgütleri, 15 Temmuz darbe girişimi ile ülkenin büyük bir kaos ve yıkıma sürüklenmek istediğine işaret ederek darbe girişimini lanetlemişlerdir. Açıklamanın devamında ise “ülkemizin geleceğinin darbeyle belirlenmeye çalışılmasını kabul etmedik, etmiyoruz. Her türlü darbe, darbe girişimi ve antidemokratik uygulamaların karşısındayız. Darbelerin, demokrasiye, işçilerin emekçilerin haklarına ne kadar büyük zararlar verdiği tarihimizde defalarca kez görülmüştür. Demokrasiye ve özgürlüklere kast ederken yüzlerce yurttaşımızın ölümüne, binlercesinin yaralanmasına yol açan bu darbe girişimini bir kez daha lanetliyoruz” diyerek net tavır sergileyen bu örgütler aynı zamanda bu süreçte yaşanabilecek mağduriyetlere ve travmalara da dikkat çekerek acil demokrasi talep etmektedirler.

Bu basın toplantısında yapılan açıklamaların yukarıdaki kısmına demokrat her kişi katılır ve altına imza atar. Elbette açıklamaların tamamı ilgili kuruluşları bağlar ama yargılamalarda, soruşturmalarda, kovuşturmalarda hukuki normlara işaret etmeleri, linç girişimlerine izin verilmemesi gerektiği, hukuksuz görevden almaların yaşanmaması gerektiği mutlaka dikkate alınmalıdır.

Öte yandan devlet içine yıllardır yerleşmiş ve örgütün talimatları doğrultusunda hareket eden kişilerin nasıl tespit edileceği, bu sürecin en büyük zorluğu olarak öne çıkmaktadır. Darbe girişiminde etkin rol alan, emir veren, vatandaşlarımıza ve kamu kurumlarımıza ateş eden kişilerin yine hukuk içinde yargılanmaları ve cezalarını en ağır şekilde çekmeleri hususunda toplumda geniş uzlaşı mevcuttur.

Darbe girişimini demokrasiye bağlı vatandaşlarımızla birlikte geri püskürten siyasi iktidarı da ilk kez yaşıyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde siyasi iktidar darbe karşısında “şapkasını alıp gitmemiş” darbecileri başarısız kılmayı başarmıştır. Demokrasimiz açısından pek çok açıdan olumlu sonuçlar çıkarmamız gereken bu süreci iyi değerlendirmeliyiz. Demokrasinin yanında yer almayıp, darbecilerin başarılı olmasını bekleyen veya isteyen kesimleri iyi tespit etmeli, demokrasinin erdemleri konusunda toplumsal bilinci arttırmalıyız. Yoksa geçen hafta da değindiğim gibi her darbe sonrası yaşanan toplumsal mağduriyetler ve travmalar bu dönemde de yaşanır. Bu dönemin askeri darbe mantığıyla değil daha fazla demokrasi taleplerine kulak verilerek aşılabileceğine inanıyorum. Sonuç olarak demokrasimizin yaşanan bu süreçlerden daha deneyimli ve olgun döneme geçiş için fırsat olmasını ve bir daha darbe ortamlarının, dönemlerinin yaşanmamasını diliyorum.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.