Yeni Hastanenin…

Binaların güzelliği,

iç açıcılığı,

geniş ve ferah olmasının  yanında,

verilecek hizmete  yetecek kadar alan ve hacmi de işgal etmesi ve hizmet sunmaya elverişli (yani kullanışlı ) olması gerekir.

Genellikle  mimari proje hataları ülkemizde çok yaygın.

Mimar olmasam da ‘‘ayy nasıl da böyle yapmışlar’’ diyebiliyorum.Konuşmak ile, icraat arasındaki farkı da biliyorum..

Mesela girdiğim binalarda ilk gözlemlediğim ergonomi.

Özellikle apartman girişlerinde dikkatimi çeken engelliler için uygun mu ? veya sedye girebilir mi ? bunlara bakıyorum ve çok az sayıda apartman girişi yaşlı ve engelliye uygun yapılar.

Kent planlamalarında engelli ve yaşlılar düşülmeli ve mimari projelerin buna uygun olması sağlanmalıdır.

Sokaklarda uygun olmalı.

Mimarlık fakülteleri engelli ve yaşlı mimarisi için farkındalık yaratmalı,uzmanlık eğitimleri vermelidirler.

Ülkemizde genç nüfus olsa da  gelecek yıllarda yaşlı  sayısı artacaktır.Mimari projeler buna uygun olmalıdır.Ülkemiz de bazı şeyler  standartlaşamamış ama standartlaşmalıdır .

Ev mimarilerinde, apartman mimarisinde ergonomi önemli.

Evler ve apartmanların mimarisi önemli olurda hastanelerin olmaz mı?

Gelişmiş ülkelerde hastane mimarisi başlı başına bir uzmanlık haline gelmiştir.

Ülkemizde hastane mimarisi  yeterince gelişmediğinden hastane binaları  işlerlik açısından yetersiz kalmaktadır.

Hastaların her işlem için kuyrukta uzun süre beklemeleri,

Tetkikler için uzak mesafeler yürümeleri..

Her işlem için bir çok birimin dolaşılması hastanede iş akış şemalarının ergonomik düzenlenmesini mecburi           kılmaktadır.

Mevcut sistem içinde uygun olmayan hastane fiziki kullanımı, hastanelerin kuyruk ve bürokrasisi, hastaların buraya çok zorunlu olmadıkça gitmelerini engellemekte;bu da erken teşhis ve tedavilerini etkileyen bir unsur olarak karşımıza çıkabilmektedir.

Mesela hastanelerin kent dışında ve çok uzak olması, ulaşım sorunları hizmete erişimi yaşlılarda geciktirmektedir.

Sağlık Bakanlığımız Hastaneleri İnşa Ettirirken;

Yaşlı Dostu,Çevre Dostu yani vatandaşa ve çevreye dost hastane öncelikleri olmalıdır.

Hastaneler dost olmalı. Kentlerde insana dost olmalı.

Yerel yönetimler, Yaşlı Dostu Kentleri inşa etmek zorundalar.

Kent olgusunda yaşlıların topluma katılımındaki engelleri ortadan kaldırmak, aile ve toplum hayatındaki etkinliklerini arttırmak ana amacımız olmak zorunda.

Biz yani toplum olarak bu kentin;

 Yaşlı dostu kent olmasını,

Çocuk dostu kent olmasını

 Kadın dostu kent olmasını istiyoruz.

Hastanelerinde ergonomik olarak inşa edilmesini  istiyoruz.,

Yeni açılan hastanede gördüğüm kadarıyla, dik merdivenler..Asansörleri erişimin kısıtlı olması..

Uzun yürüme mesafeleri vb  durumlar mevcut.Çok şükür  Muğlalı yeni hastanesine kavuştu da, hastanelerde de ergonomi,ergonomi..

Yaptığımız her şeyde dost kavramının  hakkını vermeliyiz.

Artık çevre dostu, kadın dostu, çocuk dostu, yaşlı dostu hastane kavramları ile hastaneleri inşa etmeliyiz.

Merhum İhsan Doğramacıyı hepimiz biliyoruz. Hacettepe Tıp fakültesini bu günlere taşıyan gerçek kişidir. Ve kurduğu ilk özel üniversite olan Bilkent  üniversite ile bu ülkenin kaderini değiştiren gerçek bir kişidir. Çok yönlü düşünme ve idrak  yeteneği ile, sağduyulu ve kararlılığı birleştirince  hem fikir adamı hem de eylem adamı olduğunu  göstermiş ve bu ülkeye fark yaratmıştır.

Ben de diyorum ki Muğlamıza  fark yarattıracaksak  hem fikir hem de eylem adamlarına, kadınlarına   ihtiyaç vardır.

Ben bir şey daha söylemek istiyorum..

Muğla vatandaşı olarak 2ci basamak devlet hastanemizin tekrar ete  kemiğe bürünmüş olarak hizmet sunması arzumuzdan vazgeçmiyoruz.

Vazgeçmiyoruz.Vazgeçmiyoruz..

Okunma Sayısı:226

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.