Yeni Bir Yıla Girerken…

Bu haber 31 Aralık 2014 - 0:21 'de eklendi ve 745 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bugün koca bir yılın son günü.

Bu demektir ki, acısıyla tatlısıyla 2014 yılını geride bırakıp, 2015 yılına ayak basmak üzereyiz.

Dolayısıyla bir gün sonra tüm dünya gibi Türkiye olarak yeni bir yıla yelken açacağız.

Hem de yeni umutlar ve beklentiler içerisinde.

***

İstiyoruz ki, 2015 yılı yeni umutlar ve başarıların başlangıcı olsun.

76 milyonluk ülkemiz, yeni bir yılın getirdiği iyilik ve güzelliklerle geleceğe daha emin adımlarla yol alsın.

Hem de hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın.

Ve de tereddüt etmeden.

Ancak o zaman beklentiler karşılık bulur.

Ülkemizin her ferdi gelecek adına kuşku duymaz.

Bunun anlamı, Yeni Türkiye’nin dünya ülkeleri arasında saygın yerini almasıdır.

***

Peki, yeni bir yıldan ne istiyoruz?

Beklentilerimiz ne?

Asıl olan bu.

Değil mi ki, hedef büyülten bir ülkeyiz.

O halde, tüm beklentiler karşılık bulsun.

76 milyonluk bir ülkenin ferdi olarak en temel isteğimiz, ülkemizin her bir köşesinde “huzurun sağlanması.”

Geçmiş yıllarda, özellikle terör nedeniyle yaşadığımız endişenin yerini güven duygusunun egemen olması.

Ancak o zaman geleceğe daha bir umutla bakarız.

Tüm vatandaşlarımız yarınlarından emin bir şekilde yoluna devam eder.

Bu nedenle, biz kez daha altını çizmek gerekirse yeni bir yıldan en temel beklentimiz, huzurun tesis edilmesidir.

***

Huzurun sağlanması kadar önemli bir başka beklenti, güven duygusu.

Başta ülke yönetiminde görev üstlenen hükümet olmak üzere herkes birbirine öylesine güven duymalı ki, “işte bizim ülkemiz, işte bizim insanımız” diyebilelim.

Güven duygusunun sekte vurduğu bir süreçte, hiç kimse geleceğe emin adımlarla ilerlemeyeceğine göre, yönetim kademeleri olmak üzere diğer söz ve yetki sahipleri, üzerine düşen görev ve sorumluluğu eksiksiz yerine getirmelidirler.

Karşılıklı güvenin tesis edildiği bir ülkede yaşam koşulları öyle bir hal alır ki, şüpheye yer kalmaz.

Daha bir önemlisi ne biliyor musunuz?

Eğer siz ülkenizde huzuru tesis ettiniz.

Yıllardır ülkenin kamburu olan terör belasından kurtuldunuz.

Bunun sonucunda, dünya nezdinde mutlu bireylerden oluşan bir ülke olarak yerinizi aldınız demektir.

İşte o zaman her kim olursa olsun, “bu benim ülkem” diyerek daha bir gururlanır.

Başkaları da size gıptayla bakar.

Bu nedenle bugünden tezi yok, her kim olursa olsun “armudun sapı üzümün çöpü” demeden, ülkesi adına üzerine düşen görevi eksiksiz yerine getirmek durumundadır.

Kaldı ki bu tür bir eğilim, geleceğimiz adına da olmazsa olmaz koşuldur.

Ülkemizin geleceğinde sorumluluk üstlenecek çocuklarımıza rehberdir.

***

Gelecek adına huzur ve güven tesis edildikten sonra geriye kalan bir başka beklenti, ekonomik koşullar.

Siz Türkiye olarak öylesine bir ekonomik politika izlemelisiniz ki, iktisadi şartlar vatandaş için altından kalkamayacağı kambur olmasın.

Nasıl ki, bundan önceki yıllarda halkımızın, yeni bir yıldan beklentileri arasında terörün ortadan kalkması ve yerine huzurun sağlanması vardı.

Bu defa, aynı soruya karşılık olarak, ekonomiyi öne sürecektir.

Kimseye muhtaç olmadan yeterli işim ve aşım olsun diyecektir.

Ailemin rızkını sağlayabileyim diyecektir.

Ülkemizin ekonomik yapısı her bir aileyi yakından ilgilendirdiğine göre, iş başındaki hükümetin önümüzdeki yıl ve sonraki süreçte üstesinden gelmek zorunda olduğu temel girişim, ekonominin reel değerler içermesini sağlamasıdır.

Sağlanmalı ki Türkiye, mutlu bireylerden oluşan bir ülke olarak yerini alabilsin.

Halk, gönül rahatlığı içerisinde göğsünü gere gere işte benim ülkem diyebilsin.

Aksi takdirde unutulmamalı ki, ekonomik zorluklar ister istemez her kesimi etkiler.

Akabinde, hiçte istenmeyen olaylar kendini gösterir.

Her halde değil hiç kimse bu tür bir ortamın olmasını istemez.

***

Türkiye’nin yeni bir yılda, ülkeler arasında hak ettiği yerde olmasının bir başka koşulu, ilişkilerdir.

Siz Türkiye olarak, siyasi, sosyo-ekonomik ve kültürel bazda öylesine tutarlı dış politika izlemelisiniz ki, hiç kimse sizin üzerinizde spekülasyon yapamasın.

***

Yeni bir yıla adım atmak üzere olduğumuz süreçte yaşadığımız kent Muğla’yı baktığımızda iyimser olduğumuz kadar tereddüt içeren gelişmeler karşımıza çıkıyor.

Şüphe yok ki, her birimizi mutlu kılan en önemli ayrıntı, huzur ve güven bağlamında istisna illerden olduğumuz.

Özellikle, yıllardır istenmeyen olayların başlangıcı olarak gözlenen yükseköğretim kurumları yanında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinin ayrıcalık göstermesi, en büyük sevinç ve mutluluğumuz.

Buna karşın, her geçen gün daha reel değerler içeren turizm gelirlerinden Muğla’nın yeterince pay alamaması, sıkıntıları beraberinde getiriyor.

Kaldı ki Muğla’nın devlete olan yükümlülüğü sadece turizm gelirleriyle sınırlı değil.

Devlete daha nice katkılar sağlıyor ki il, sevinmekle üzülmek arasında kalmaktadır.

Sonuçta ülkemiz ve de yaşadığımız kent adına yeni bir yıldan beklentimiz, halkın daha bir huzur ve güven duygusu içerisinde olması kadar ekonomik şartların iyileştirilmesidir.

Aynı beklentiler içerisinde 2015 yılının ülkemiz, Muğla’mız ve tüm dünyaya huzur ve barış getirmesi en büyük dileğimizdir.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.