Yeni Bir Dönem (I)

Bu haber 29 Ağustos 2014 - 0:20 'de eklendi ve 1.058 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz Çarşamba günü gerçekleştirilen Ak Parti Olağan Kongresinde Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve 62.başbakanı olarak seçilen Ahmet Davutoğlu’nun altını çizdikleri önemli bir ayrıntı vardı.

Her ikisi de Yeni Türkiye’den dem vurdular.

O zaman ister istemez zihinlerde bir takım sorular oluşuyor.

Erdoğan ve Davutoğlu’nun vurguladığı yeni Türkiye’den amaç neydi?

Her şey sil baştan mı olacaktı?

Yoksa, mevcut sisteme yeni eklemeler mi yapılacaktı?

Gerek Cumhurbaşkanı gerekse başbakanın açıklamalarından anlaşılan, AK Parti Hükümetlerinin aradan geçen 13 yıllık süreçte Türkiye için attığı adımlara yenilerinin eklenmesi.

Böylelikle ortaya yeni bir Türkiye çıkacaktı.

***

Bunun ilk açıklaması yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu.

Konuşmasını, bugün Türkiye’nin doğum günüdür diyerek sözlerine başlayan Erdoğan, ardından bir ekleme yapıyor.

Cumhurbaşkanlığına seçilmem bir veda değil, milattır.

Değişen sadece şekildir. Öz değişmiyor.

Her halde bunun bir tek açıklaması olabilir.

Ben her ne kadar Cumhurbaşkanı seçilsem de köşemde oturacak değilim.

Oturamazdı.

Bir kere kendi elleriyle kurduğu partinin, başbakan dahil diğer yöneticileri için ne halleri varsa görsünler diyemezdi.

Üstelik ufukta yarı başkanlık sistemi göründüğüne göre.

Kısaca Erdoğan, kendisinden önce görev üstlenen cumhurbaşkanları gibi olmayacaktı.

O yine Ak Partinin iç işlerine gerektiğinde müdahale edecek.

Yine, hükümetin nasıl bir politika izlemesi gerektiği bağlamında her zaman yol gösterecekti.

***

Türkiye’nin 12.Cumhurbaşkanı olarak yemin töreninden sonra fiilen görevine başlayacak olan Recep Tayyip Erdoğan, bu defa genel konulara yöneliyor.

Ülkemizde kaos ortamı yaratma girişimlerinde bulunanların ortaya çıkardığı paralel yapı, siyaseten mahkum olmuştur.

Cumhurbaşkanlığı makamı olarak, bundan sonra da kararlı bir şekilde mücadele edeceğiz.

Terör meselesi eski Türkiye’nin meselesidir.

Belli ki bu açıklamasıyla, terörün önünün alındığını belirtiyordu.

Ne var ki son günlerde, aynı terör örgütü yine çirkin eylemlere yönelmişti.

Özellikle emniyet güçlerine yönelik eylemler, yeniden kuşkuların oluşmasına neden olmaktadır.

Konuşmasının sonuna doğru sözü, yeni Başbakan Ahmet Davutoğlu’na yapılan yakıştırmalara getiriyor.

Davutoğlu, asla emanetçi değildir.

Erdoğan, konuşmasının sonunda duygulanıyor.

Zira, cumhurbaşkanı olsa da kendi eliyle kurduğu partinin genel başkanlığını bırakıyordu.

Duygu dolu sözlerle veda ederken, kongre salonunda bulunan çok sayıda partili de aynı duygular içerisindeydi.

Bazıları da gözyaşlarına hakim olamıyordu.

Bunun anlamı, Erdoğan’ın yeri geldiğinde dilinden düşürmediği “beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısında karşılığını bulan ayrıntıydı.

Onlar aynı süre içerisinde geleceğe doğru yol alırken kimi zaman üzülmüşler, çoğunlukla da mutlu olmuşlardı.

Şimdi, yine aynı yolda yürüyeceklerdi ama bu defa kader birliği ettikleri başbakanları, konumu gereği biraz uzağında olacaktı.

Bunun için üzülmüş ve ağlamışlardı.

***

Bu defa sahneyi, çiçeği burnunda başbakan Ahmet Davutoğlu alıyor.

Çiçeği burnunda diyorum. Kongreye katılan delegelerin tamamına yakının oylarıyla başbakanlığı ancak tescil edilmişti.

Selam olsun diyerek sözlerine başlayan Davutoğlu;

Hacı Bayram Veli Hazretlerine, Yunus Emre’ye, Hacı Bektaşı Veliye, Mevlana’ya, Merhum Adnan Menderes’e, Gazi Mustafa Kemal’e.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, AK Parti bünyesinde çok önemli görevler üstlenen bakan arkadaşlarıma, milletvekillerine ve partimize gönül veren herkese selam olsun diyordu.

Devamla, Ak Parti dönemsel parti değildir.

Kutlu bir yürüyüşün ve de milletin ta kendisidir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bize bıraktığı miras, en iyi şekilde sonuna kadar devam ettirilecektir.

12 yıllık birikimimizi en iyi şekilde değerlendirecek, zamanı geldiğinde görevi yeni nesillere devredeceğiz.

Bu vesileyle milletimiz adına Recep Tayyip Erdoğan’a minnettarız.

Anlaşılan o ki, ülke adına yürüttüğü hizmetler nedeniyle Ak parti bünyesinde yer alan herkesle birlikte bizatihi kendisinin Erdoğan’a minnet borcu vardı.

Ne de olsa kader birliği etmişlerdi.

Konuşmasını sürdüren Davutoğlu;

Partimiz bünyesindeki kadrolar, cumhurbaşkanımızla birlikte yürüyecektir.

Asla aramıza fitne sokulmayacaktır.

Bu yaklaşımını, yeni Türkiye için söylüyordu.

Ardından 12 yılda ülkemiz adına restorasyon yaptık diyerek, çok gerilere gidiyor.

1402 yılında Osmanlı zaaf içindeydi. Ne yazık ki bu süreç 50 yıl devam etti.

Ne zaman 1453 de İstanbul fethedildi. Fetret devri sona ermiş oldu.

Geçmişle bugünü mukayese ederek sözlerini sürdüren Ahmet Davutoğlu, bu defa geleceğe yöneliyor.

Ak Parti, yeni bir medeniyet inşası için harekete geçti.

Zira yeni Türkiye’nin psikolojik altyapısı özgüvendir.

Hiç kimse güvenimizi asla zedeleyemeyecektir.

Bizden sonra gelen nesiller devam ettirecektir.

Devam etmelidir. Devlet ve milletler aidiyet bilinciyle hareket ederler.

Belli ki Davutoğlu için, mensubu olduğu AK partinin 12 yıllık süreçte ülke adına yaptıkları övünç vesilesiydi. Bunun devamını sağlamakta kendilerinden sonra gelen nesillere düşüyordu.

Peki, Davutoğlu’nun hedefinde gelecek adına neler vardı?

(Devamı Var)

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.