Yazmak yürek ister…

Bu haber 08 Ocak 2010 - 0:00 'de eklendi ve 753 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Yazmak!
Hele ki, his varsa yürekte; koparak akar gelir, satırlara…
Alıcı anten misali, hep içselleştirir, doğru ve güzel olanları… Bazen çoşkuyu; bazen buruklukları; bazen de hüzünleri depolar..
İnsansın elbette; acıda, tasada, kaygıda duyarsız kalamıyor sun… İnsan olmanın gereği, tepkiler veriyorsun.. İnsan olmanın anlamı da zaten o tepkilerdedir, diyorum.. İnsan düşünen, hisseden ve tepkiler veren, yüce, yani en değerli varlıktır…
Yazmak!
Değişik duygularla içselleştirdiğiniz her şeyi yazarak aktarmak istersiniz…
Yazmak!
Bazen size öyle bir sancı yükler ki sorma gitsin.. Hayattaki koşuşturmacalar, zamansızlıklar ve iş yükü içindeki karmaşalar, daha yazı yazmam da gerekli dedirtir..
Bazen, işitsel algınıza takılan bir haber..
Bazen, görsel algınıza takılan bir uyaran..
Bazen, hayatın tam içindeki bir gerçek..
Bazen, hisleriniz..
Bazen, farkındalıklarınız..
Bazen, yüreğinizin sesi..
Bazen, pozitif enerjiniz..
Bazen, insan ve toplum sevginiz..
Bazen, ülkeniz için değer yaratma çabanız; size kağıt ve kalemi aldırtır elinize ve döktürür gidersiniz.. Kafanızdaki düşünceleri, konuştuklarınızı satırlara aktarmış olursunuz…
Bazen de iç benliğinizle konuşurken, nice satırlara dökülmemiş yazılar ve söylenmemiş sözler, düşünceden yazıya geçip yerini alır da kimselerin haberleri olmaz…
Yazmak!
Yani yazmak, süreklilik ister.. Süreklilik ister de, yüreklilik istemez mi?..
Elbette her ikisini de ister… Arada kıvranırsınız, ne yazsam diye… Bazen gündeme kilitlenirsiniz de diliniz döndüğünce, duygularınızı, düşüncelerinizi, öngörülerinizi ifade etmeye çalışırsınız..
Eğer ki her ne iş yaparsanız, yapınız; sürekliliği olmalıdır.. Kesintiye uğradı mı da işin büyüsü biter.. Yazmak için süreklilik şart mı derseniz de, evet… Bir bağ gelişmiştir ya; etkileşim içinde olduğunuz, sizi okuyan ve size değer veren, size yürekten bağlı okurlarınızı, habersiz bırakmak istemezsiniz…
Onlar sizi merak ederler ya, onlara nefesinizin devam ettiğini hissettirmek istersiniz…
Yazmak!
Süreklilik ister, yürek ister demiştim ya; aynı zaman da insan ve toplum sevdalılığı ister…
Bu sevdadır, içinizde kamçı etkisi yapan.. İnanılmaz boyutta, insan sevgisini, dostluğu ve vefayı, erdemliliği taçlaştırmak istersiniz.. İnsanı, insan yapan en önemli değerlerden değilmidir ki bunlar..
Yazmak!
Yazmak, vefa ister. Vefa ise, insanı insan yapan duyguların başında gelir…Vefa sürekli sevgi demektir.. Yapılan bir iyiliği, bir yakınlığı, bir hizmeti, yardımı unutmamaktır…Vefa uzaklarda olsan da sevdiklerine ve dostlarına bir selamla bir satırla iyi ki varsın demektir..
Yazmak!
Yazmak, gayreti ister.. Her materyalden bir şeyler öğrenme gayretinde oluyorsunuz. Düşüncelerinize yeni perdeler açacak, her türlü materyalleri yani…Bilirsiniz ki düşünceleriniz olumlu ve yapıcı olmalıdır…Hep bu temellerde beyninizi inşa etme gayretinde varlık gösterirsiniz…
Ki doğru zihinsel tutum insan olmanın gereğidir.. Her durumda da bunu sergilemeye çalışırsınız, bu sizin özünüzde de vardır; ve siz umut, dürüstlük, iyimserlik, cesaret, incelik, inanç, nezaket, şükretmek, inisiyatif, hoşgörü, erdemlilik, empati, sabır gösteren, algılayan, hisseden gibi özellikleri içselleştirmiş ve içiniz de taçlaştırdığınız bu hallerle hareket edersiniz….Bunlar sizin özünüzdür…
Gelen yeni yıl, insanlar için yeni umutlar, yeni beklentiler demektir. Değerlerle güçlenmiş, yaşanılır bir Dünya için; değerler karinesini içimizde taçlaştıralım.. Yeni yıllarını kutlayamadığım, değerler karinesini içselleştirmiş tüm dostlarıma, sevdiklerime, beni tanıyan ve bana değer verenlere, okuyanlarıma, en güzel duygularla, sevgi ve saygılar gönderiyorum.. Sevgiyle kalınız..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.